TEMİZELLER'DEN İGC BAŞKANI DİLEK GAPPİ VE YENİ PARTİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ AYNI ZAMANDA İGC DİSİPLİN KURULU BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN'E
SATIR, SATIR, BELGE, BELGE TOKAT GİBİ CEVAP!
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ AŞ’deki milyonlarca liralık doğrudan temin işlemlerini, kamuoyunda tartışma yaratan kedi kumu (bentonit) alımlarını, ihale parçalama ve “limit mühendisliği” iddialarını belgelerle gündeme taşıyan TEMİZELLER, kamu adına hesap sorarken, İZDENİZ yöneticileri bu ciddi iddialara ilişkin sorularımızı yanıtsız bırakmayı tercih etmişiti.
Asıl düşündürü olan ise hakkındaki iddialara açıklık getirmesi beklenen kamu şirketi suskunluğunu sürdürürken, İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimi bu iddiaları araştıran belgeleriyle ortaya koyan bağımsız gazeteci hakkında “KINAMA” kararı yayımladı!
"ŞİMDİ SORUYORUZ: GAZETECİLER CEMİYETİ, KAMU KAYNAKLARINI SORGULAYAN GAZETECİNİN VE MESLEKTAŞLARININ MI, YOKSA HAKKINDA CİDDİ USULSÜZLÜK İDDİALARI BULUNAN KAMU ŞİRKETİNİN Mİ YANINDA?"
"BU SORUYU SORMAMIZA NEDEN OLAN, BİZZAT İGC YÖNETİMİNİN KENDİ TUTUMU VE KARARLARIDIR!"
İzmir kamuoyunun yakından takip ettiği üzere, İZDENİZ Başkanı Işıkhan Güler ile Genel Müdür Gökhan Marım gazetelerimizde yayınlanan belgelere tek bir gerçekçi yanıt dahi veremezken, İGC yönetimi Cemiyetle direkt veya endirekt hiç bir bağımız olmamasına rağmen 9 Haziran 2026’da Temizeller Gazetesi’ne adeta savcılık makamıymış gibi hadsizce bir sansür muhtırası göndererek "bilgi ve belge" talep etmişti.
Ancak asıl düşündürücü gelişme, 9 Haziran da yazılan bu yazının üzerinden henüz 24 saat bile geçmeden, 10 Haziran 2026 tarihinde yaşandı! İGC yönetimi, TEMİZELLER’in hakkında ciddi yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını belgelerle gündeme taşıdığı, aynı zamanda gazetemizden şikayetçi olan İZDENİZ'e ait tarihi Bergama Vapuru'nda, şirketin üst düzey yöneticileri haberlerimize direkt muhatap olan İZDENİZ yönetim kurulu başkanı Işıkhan GÜLER ve genel müdürü Gökhan MARIM’IN ’da katıldığı, şarap kadehlerinin kalktığı, ikramların ve canlı müziğin eşlik ettiği bir Körfez eğlencesinde buluştu!
Bir gün önce bağımsız gazeteciden hesap sorarcasına belge isteyenlerin, ertesi gün o gazetecinin YOLSUZLUK VE USUSÜZLÜK İDDİLARINI BELGELERLE sorguladığı kamu şirketinin vapurunda ağırlanması nasıl bir gazetecilik etiğidir? Üstelik bu buluşmanın ardından, üyesi olmadığımız halde önünden dahi geçmediğimiz İzmir Gazeteciler cemiyeti 29 Haziran 2026 tarihinde Temizeller hakkında kınama kararı kamuoyuna duyuruldu!
Bu çarpıcı zamanlamayı ve ortaya çıkan tarafsızlık tartışmasını bütün gazeteci meslektaşlarımızın vicdanına bırakıyoruz!
Bağımsız basına parmak sallayan İGC yönetimi, üzerinden henüz 24 saat bile geçmeden, hakkında ciddi yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını belgelerle gündeme taşıdığımız İZDENİZ'e ait tarihi Bergama Vapuru'nda, aynı kamu şirketinin üst düzey yöneticileriyle eğlence programında buluştu! Canlı müziğin, ikramların ve kadehlerin eşlik ettiği bu gecenin fotoğraf ve görüntülerini de kendi internet sitelerinde büyük bir gururla, çarşaf çarşaf yayımladılar!
BİR YANDA BAĞIMSIZ GAZETECİDEN HESAP SORANLAR, DİĞER YANDA O GAZETECİNİN SORGULADIĞI KAMU ŞİRKETİNİN YÖNETİCİLERİYLE AYNI VAPURDA EĞLENENLER!
TEMİZELLER ise tüm bu gelişmelere rağmen geri adım atmadı! İZDENİZ'deki milyonlarca liralık ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin usulsüzlük iddialarını belgelerle gündemde tutarak, kamu kaynaklarının hesabının sorulması ve iddiaların yetkili makamlarca araştırılması için gazetecilik görevini kararlılıkla sürdürdü!
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm bu belgeler ışığında İZDENİZ dosyası için adli soruşturmayı resmen başlattı ve tüm ihale evraklarını ve hem İZDENİZ ‘de çalışan, hem dalgıç amiri olan Burak ERDOST’un kendi çalıştığı kurumdan nasıl ve hangi ihaleleri hangi şartlarda almış olduğu dosyalarını resmen talep etti!
NOTER İHTARNAMESİNDEKİ "İTHAM 1 / GERÇEK 1" BEYANINA
TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi’in İzmir 11. Noterliği kanalıyla (12.10.2026 tarih ve 07465 Yevmiye No ile) gazetemiz TEMİZELLER’e gönderdiği 7 sayfalık "Cevap ve Düzeltme İhtarnamesinde yer alan "İTHAM 1" ve "GERÇEK 1" başlıklı metni tek bir kelimesine dahi dokunmadan yayınlıyoruz.

TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Kendinizi savunmak gayesiyle noter onaylı resmi kağıda döktüğünüz bu savunma metni, aklanmanın değil, tarafsızlığınızı nasıl kaybettiğinizin, kamuoyunu nasıl yanıltmaya çalıştığınızın ve tescillenen çelişkilerinizin açık bir İTİRAF VESİKASIDIR!
24 SAATTEKİ SKANDAL ZAMANLAMA VE ETİK ÇÖKÜŞ.
9 Haziran 2026 tarihinde, üyeniz dahi olmayan bağımsız Temizeller Gazetesi’ne adeta bir yargı makamıymış gibi sansür kokan bir yazıyla bilgi ve belge talep ettiniz. Hangi hukuki yetkiyle bu cüreti gösterdiğiniz henüz hafızalarda tazeliğini korurken, yalnızca 24 saat sonra, yani 10 Haziran’da, hakkında milyarlık usulsüzlük iddiaları, limit mühendisliğini ve kedi kumu skandallarını belgeleriyle kaleme aldığımız şikayetçi kurum İZDENİZ’e ait Bergama Vapuru’nda ağırlanırken ve eğlenirken kare, kare fotoğraflar ve videoları hem kendi sitenizde hem de haber sitelerine servis ettiniz!
Sizce hakkında inanılmaz yolsuzluk, usulsüzlük, kamu zararları gibi ağır iddialar bulunan bir kamu şirketine karşı gazetecinin belgeli haberler yapması ve kamu zararlarını sorgulaması ne zamandan beridir suç oldu!
İzmir gazeteciler cemiyeti başkanına soruyoruz! Ertesi gün o şirketin ev sahipliğinde alkollü müzikli vapur sefasına çıkmak, gazetecilik bağımsızlığıyla, meslek etiğiyle ve tarafsızlıkla bağdaşır mı? Bu skandal zamanlamanın diyetini o masalarda mı ödendi? Yoksa haberi yapan gazeteciye mesaj mı vermek istediniz? Cevabınız her ne olursa olsun bu bir skandaldır!
NOTER KAĞIDINDAKİ "İBB KENT ORKESTRASI" BEYANINIZ GERÇEĞİ YANSITMIYOR!
Noter onaylı resmi yazınızda kamuoyuna aynen şu beyanda bulundunuz,
"İBB kent orkestrasından gelen 3 kişilik grupla yaşlı üyeler eğlenmiştir..."
Oysa kendi resmi haber sitenizde yayınladığınız fotoğraflarda firmanın tanıtım flamasını gözümüze sokarcasına sizin arkanızda duruyor! O gece canlı müzik yapan ekibin tam önünde ve sahnenin göbeğinde dev gibi ne yazmaktadır?


"BAY ORGANİZASYON"
Hani bu grup İBB Kent Orkestrası’ndan ücretsiz gelmişti? Özel bir şirket olan "BAY ORGANİZASYON" firmasının, sahne kurulumunun ve canlı müzik organizasyonunun ve müzisyenlerin ücretini kim ödedi Dilek Hanım? Bu masraflar tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan İZDENİZ bütçesinden mi çıktı? Görevlendirme yazılarını, faturaları ve ödeme belgelerini derhal kamuoyuna açıklayın! Noter belgesine "İBB Kent Orkestrası" yazarak resmi evrak üzerinden gerçeğe aykırı beyanda neden bulunuyorsunuz?
3. MÜZİĞİN FOTOĞRAFI VAR, EĞLENCENİN GÖRÜNTÜSÜ VAR... PEKİ İZDENİZ'İN VERDİĞİ BİLGİLERİN HABERİ NEREDE?

Noter kağıdınızda "İZDENİZ yetkilileri körfezdeki çalışmalara yönelik gazetecilere bilgi verdi" diyerek sığınak aramışsınız.
Buradan soruyoruz, yukarıda fotoğraf karesini hem kendiniz çektiniz , hem de kendi sitenizde yayınladınız ve aklımızla alay eder gibi “"İZDENİZ yetkilileri körfezdeki çalışmalara yönelik gazetecilere bilgi verdi" demişsiniz. Hiç mi gazetecilik yapmadınız! veya nasıl bir gazetecilik yaptınız dilek hanım size soruyorum! O gece sizin davetinizle oraya gelen birbirinden değerli meslek büyüklerime ve kardeşlerime asla, asla bir lafım yoktur! Onlarında eğlenmeye hakkı herkesten fazla olduğunu düşünüyorum. Ancak onları “bu kamu kurumu hakkında ağır yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları vardır ama biz yine gidip bu kamu kurumuna ait Bergama vapurunda eğlenelim” diye bir konuşma yaptınız mı?
Noter kağıdınızda "İZDENİZ yetkilileri körfezdeki çalışmalara yönelik gazetecilere bilgi verdi" diyerek cümle kurmuşsunuz!
Peki şimdi yine soruyorum size, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli soruşturma başlattığı, Sayıştay raporlarında kamu zararları tespit edilen ve hakkında çarşaf, çarşaf belgeler yayınlanan bir şirket, basına bilgilendirmeyi alkollü, müzikli, eğlenceli ve ikramlı vapur gezisinde mi yapar?
Peki bu konularda herhangi bir soru yöneltip cevap aldınız mı? çıkın samimi olarak cevaplayın!
Şeffaf ve dürüst bir kamu kurumu bilgilendirmeyi nerede yapar? Şehrin tüm gazetecilerini davet ettiği resmi bir BASIN TOPLANTISINDA yapar!
Vapurda verildiği iddia edilen o bilgilendirmeye dair sunumlar, bilgi notları, kamera kayıtları ve fotoğraflar nerede peki ?
O geceden sonra hangi gazetede veya internet sitesinde İZDENİZ ‘in 10 Haziran’da yaptığı bilgilendirmesine dair tek bir haber yayımlandı?
Hakkında ağır yolsuzluk iddiaları bulunan bürokratlarla 9 haziranda Temizeller gazetesine muhtıra verdiğini zanneden siz ve eski partisi CHP yi satıp Yeni partiye geçen hala belediye meclis üyesi olan disiplin kurulu başkanınızın vapurda Alkol müzikli eğlencede ikram eşliğinde "bilgi alışverişi" yapmak gazeteciliğin hangi ahlakına, hangi etiğine, hangi objektifliğine, hangi tarafsızlığa sığar!
Bu Temizellere gönderdiğiniz muhtıradan davet ettiğiniz gazeteci meslektaşlarımızı bilgilendirdiniz mi?
SİZ VAPURDA DAĞITTIĞINIZ MAKARNAYI ANLATIYORSUNUZ, BİZ İZMİR'DE GAZETECİLERİN EKMEK MÜCADELESİNİ SORUYORUZ!
Noter ihtarında "İGC davetlilere sadece makarna dağıtmıştır" diyerek savunmanızı bir tabak makarna üzerinden kurgulamanız, düştüğünüz basiretsizliğin trajik komikliliğinizin resmidir! Yıllarını fikir işçiliğine vermiş meslek duayenlerine kamu şirketinin vapurunda bir tabak makarnayı noter onaylı belgeye yazmak bu mesleğe ve meslek büyüklerine saygısızlıktır!
İzmir’de otobüse binecek yol parası bulamayan, parasızlıktan öğle yemeği yiyemeyip sadece eve gidince karnını doyurabilen, güvencesiz ve işsiz gencecik basın emekçileri sefaletle boğuşurken, siz önceliğinizi neye verdiniz?
Şimdi size samimi olarak bir soru soralım!
Sizin üyeniz olmayan kaç işsiz gazetecinin kapısını çalıp halini sordunuz? Sizin üyeniz olmayan kaç mağdur basın emekçisinin derdine somut merhem oldunuz? Bırakın üye olanların hangi sorunlarını dertlerini çözdünüz çıkın açıklayın!
Sizin uzun yıllardır üyeniz olan meslektaşlarımızın hastanede yatıp bypass ameliyatı olup ölümlerden döndüğünden haberiniz var mı? geçmiş olsun telefonu açtınız mı? hastaneye bir tane çiçek götürdünüz mü? Hastane başhekimine telefon açıp hastalığı hakkında bilgi aldınız mı? hayır,hayır,hayır! siz bize neden bahsediyorsunuz Allah aşkına! size böyle onlarca meslek büyüğümüzü gösterebilirim.
Peki soruyorum size, sizin üyeniz olmayan bağımsız gazetecilik yapan bir gazeteciden nasıl olurda bilgi belge istersiniz? bu hakkı nasıl bulursunuz kendinizde aklım almıyor. Eski CHP’li şimdide partisini satıp giden yeni partili belediye meclis üyesi Çağlayan Bilgen adlı kişi nasıl olurda disiplin kurulu başkanı olur gazeteciler cemiyetinde!
Siz vapurda dağıttığınız makarnayı noter kağıdına yazarken biz bu kentteki gazetecilerin onur ve ekmek mücadelesini soruyoruz!
5. MESELE ŞAHSİ DEĞİL, MESELE GAZETECİLİK BAĞIMSIZLIĞI VE KAMUOYUNA HESAP VEREBİLMEKTİR!
Tekrar açıkça ilan ediyoruz: Eleştirimizin muhatabı İGC’nin onurlu üyeleri veya vapur gezisine katılan meslek büyüklerimiz asla değildir. Eleştirimizin tek muhatabı, kamu şirketi hakkında haber yapan bağımsız gazeteciye sansür mekanizması işletip, aynı şirketin yöneticileriyle Alkollü müzikli programda buluşup eğlencenin dibine vuran Gappi ve Bilgen yönetiminin ikiyüzlü tutumudur!
Mesele makarna değildir Sayın Gappi! Mesele gazetecilik bağımsızlığı, meslek etiği ve kamuoyuna hesap verebilmektir!

NOTER SAVUNMASINA TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!


Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Biz size Çağlayan Bilgen’in kaç yıllık gazeteci olduğunu sormadık, noter ihtarında "40 yıllık gazetecidir" masallarının arkasına sığınarak bu açık çelişkiyi örtemezsiniz! Mesele onun mesleki kıdemi değil, kınama kararının alındığı tarihteki somut siyasi konumu ve tarafsızlığıdır! Belgeleri incelediğimizde skandalın boyutu çok daha net ortaya çıkmaktadır. Gazetemiz hakkındaki kınama kararının alındığı 29 Haziran 2026 tarihinde Çağlayan Bilgen, sadece CHP’li Belediye Meclis Üyesi değil, aynı zamanda aktif olarak CHP Grup Başkanlığı görevini yürütüyordu! CHP’den istifasını ise bu karardan günler sonra, 7 Temmuz’da açıkladı. Yani hakkında milyarlık usulsüzlük iddialarını yazdığımız İZDENİZ ‘in bağlı olduğu yerel iktidar partisinin Meclis Grup Başkanı, aynı zamanda İGC Disiplin Kurulu koltuğuna oturup bağımsız gazeteciyi "yargılamaya" kalktı! Tescilli bir parti grup başkanını basının ahlak ve etik hakemi yapıp, kendi partinizin belediye şirketine siper olurken hangi "siyasallaşmama" ve "tarafsızlık" yalanına sığınıyorsunuz?
TEMİZELLER’DEN KENDİ TÜZÜĞÜNÜ DAHİ OKUMAKTAN ACİZ İGC BAŞKANI DİLEK GAPPİ VE YENİ PARTİLİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ AYNI ZAMANDA İGC DİSİPLİN KURULU BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN'E TÜZÜK VE HUKUK DERSİ!
Sayın Dilek Gappi ve Çağlayan Bilgen! Altına imza attığınız kendi İGC Tüzüğü’nü dahi okumadığınız veya okuyupta anlamadığız, noter ihtarnamenizdeki vahim tablo ortaya çıkarmıştır.
Tüzüğünüzün 27. maddesinde yer alan "Kınama" dahil tüm disiplin cezaları yalnızca cemiyet ÜYELERİ için tanımlanmıştır. Tüzüğünüzün 25. maddesinin (f) bendi ise üye olmayan gazeteciler hakkında Disiplin Kurulu’na SADECE VE SADECE "Yasal girişimde bulunulması için Yönetim Kurulu’na tavsiyede bulunma" yetkisi verir! Üyeniz dahi olmayan bağımsız TEMİZELLER Gazetesi’ne disiplin yargılaması yapıp "Kınama" kararı çıkartmak, hem kendi tüzüğünüzü alenen ayaklar altına almak hem de Türk mahkemelerinin yerine soyunarak açıkça YETKİ GASBI yapmaktır!
Kaldı ki 29 Haziran 2026 tarihinde TEMİZELLER hakkında kınama kararı alınırken, İGC Meslek İlkelerini İzleme ve Disiplin Kurulu Başkanı Çağlayan Bilgen, CHP'li Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı sıfatıyla aktif siyaset yapıyordu!
Yani İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ'deki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını belgelerle sorgulayan bağımsız gazeteci hakkında etik inceleme yürütülürken, o incelemenin başında, aynı siyasi partinin belediye meclisinde grup başkanlığı görevini üstlenen bir isim bulunuyordu!
SAYIN GAPPİ! SİYASİ PARTİDE GRUP BAŞKANLIĞI YAPAN BİR İSMİ CEMİYETİN DİSİPLİN KURULUNUN BAŞINA GETİRİP, ARDINDAN O PARTİNİN YÖNETİMİNDEKİ KAMU ŞİRKETİNİ SORGULAYAN BAĞIMSIZ GAZETECİ HAKKINDA KINAMA KARARI YAYIMLAMANIZI MESLEKİ TARAFSIZLIKLA NASIL BAĞDAŞTIRIYORSUNUZ?
ÜSTELİK BİZ CEMİYETİNİZİN ÜYESİ BİLE DEĞİLİZ! HANGİ TÜZÜK HÜKMÜNE DAYANARAK BİZİ DİSİPLİN CEZASIYLA MUHATAP EDİYORSUNUZ?
SİYASİ GÖREVLERİNİZLE MESLEKİ TARAFSIZLIĞINIZ ARASINDAKİ BU ÇELİŞKİYİ AÇIKLAMADAN, BAĞIMSIZ BASINA PARMAK SALLAMAK SİZİN HADDİNİZE DEĞİLDİR!

Sayın Gappi ve Bilgen bu haber içeriği 08.09.2022 yılında değerli meslektaşım Mithat Umutoğulları tarafından yayımlanan haber içeriğinden alınmıştır. Bakın Mithat arkadaşım sizin için neler söylemiş.




Yine de cevap verelim size!
NOTER SAVUNMASINA TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Noter cevabınızda "İşlem yapıp yapmamak olayın özelliğine bağlıdır" diyerek seçici adalet anlayışınızı ve çifte standardınızı bizzat tescillediniz! Kendi mahallenize yakın isimler söz konusu olduğunda "Konu yargının alanındadır" diye topu taca atarken, işinize gelmeyince jet hızıyla kınama kararları çıkarıp kurulları giyotin gibi işletiyorsunuz. Üstelik bize "Yargısız infaz yapıyorsunuz" suçlaması yöneltirken, aynı noter kağıdında başka bir gazeteci hakkında kesinleşmiş hiçbir yargı kararı bulunmaksızın "Not kağıdıyla belediyeyi tehdit etmiştir" şeklinde kesin hüküm kurma pervasızlığını gösteriyor, Nedim Atilla olayında ise iki kişi arasındaki özel yazışmaların hangi hukuki gerekçeyle disiplin masalarına meze yapıldığını hala açıklayamıyorsunuz!
Asıl hukuki skandala ve kendi itirafınıza gelince, Noter beyanınızda özellikle "Her iki basın mensubu da cemiyet üyesidir" diyerek disiplin yetkinizin yalnızca cemiyet üyeleriyle sınırlı olduğunu kendiniz tescil ediyorsunuz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz: PEKİ BİZ SİZİN ÜYENİZ MİYİZ? HAYIR! İGC Tüzüğü’nün 25/f maddesi üye olmayan gazeteciler için sadece "Yasal girişimde bulunulması amacıyla Yönetim Kurulu’na tavsiyede bulunma" yetkisi verirken, Tüzüğün 27. maddesi "Kınama" cezasının yalnızca ve ancak üyelere verileceğini emreder. Üyeniz dahi olmayan bağımsız TEMİZELLER’e disiplin cezası uygulayıp "Kınama" ilan etmek, hem kendi tüzüğünüzü alenen çiğnemek hem de Türk mahkemelerinin yerine soyunarak açıkça YETKİ GASBI yapmaktır!
Kendi üyelerinizin olaylarında adalet dağıtıcısı rolüne soyunup işinize gelmeyince yargıya havale eden, üyeniz olmayan bağımsız basına ise açıkça Tüzük ihlali ve yetki gaspı yaparak parmak sallayan bu ikiyüzlü anlayış, cemiyetin adalet terazisini tamamen bozmuştur!

Bakınız yine bu konuda meslektaşım Mithat Umutoğulları ne yazmış hatırlayalım bakalım!

TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Noter ihtarında karakola gittiğinizi, ifade sürecini takip ettiğinizi ve ekranlarda açıklama yaptığınızı söyleyerek kendinizi aklamaya çalışmışsınız, gazetecilere yönelik şiddete karşı atılan her adımı not eder, elbette destekleriz. Ancak gazeteciye sahip çıkmak bir lütuf veya kahramanlık hikayesi değil, cemiyetin en asli görevidir! Biz size sadece karakola gidip gitmediğinizi sormuyoruz, darp edilen İHA muhabirlerinin uğradığı bu vahşi saldırının ardından hangi hukuki yardımları ve takipleri yaptınız? Sorumluların hak ettiği cezayı alması için hangi somut adımları attınız ve sürecin hukuki sonucunu kamuoyuna açıkladınız mı?
Gazeteciye sahip çıkmak karakolda fotoğraf vermekle, basma kalıp kınama metinleri yayımlamakla sınırlı kalamaz, adalet sağlanana kadar süren kesintisiz bir mesleki dayanışmaya dönüşmelidir! Sizin asıl çifte standardınız tam da burada ortaya çıkmaktadır. Kendi siyasi mahallenizdeki isimler en ufak bir baskıyla karşılaşınca kitleleri toplayıp gürleyen yönetiminiz, darp edilen gazetecilerin çalıştığı kuruma ve ideolojik kimliğine bakarak reaksiyon vermektedir! Bir gazetecinin hakkını savunmak için onun siyasi görüşüne veya sizinle aynı çizgide olup olmadığına bakılamaz. Bizim itirazımız İGC’nin emektar üyelerine değil, yönetimin mesleki dayanışmadaki seçici ve tutarsız tavrınadır. Biz sizden hikaye değil, her gazeteciye eşit mesafede duran ilkeli, kararlı ve tarafsız bir dik duruşlu meslek örgütü yönetimi bekliyoruz! Gazetecilik dayanışması siyasi kimliğe göre değişmez!

NOTER SAVUNMASINA TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
SAYIN GAPPİ, KENDİ BELGELERİNİZİ DE Mİ İNKAR EDİYORSUNUZ? ...SORU SORMAK SUÇ MU?
Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Noter ihtarnamenizde “İddia edilen proje bir LGBT projesi değildir” diyorsunuz. İfade ve basın özgürlüğünü savunduğunu söyleyen bir gazeteciler cemiyeti yönetiminin, kendi yürüttüğü projelere ilişkin sorularımızı “iftira ve ağır itham” olarak nitelendirmesi gerçekten düşündürücüdür ve cemiyet yönetiminin ne hale geldiğinin açık bir fotoğrafıdır.
PEKİ SİZİN KENDİ İNTERNET SİTENİZDE NE YAZIYOR SAYIN GAPPİ?
TEMİZELLER’in hazırladığı bir belge değil! İGC'nin kendi resmi internet sitesinde, NAR proje sayfalarında, 2021 tarihli tanıtımlarda ve DHA'nın 9 Mart 2022 tarihli haberinde projenin adı açıkça yazıyor.
“KADIN VE LGBTİ+ ODAKLI ŞİDDETE KARŞI İLETİŞİM PROJESİ- NAR”
Üstelik resmi proje sayfalarınızda İzmir Gazeteciler Cemiyeti ile Hollanda Krallığı'nın amblemleri yan yana bulunuyor! Fon programının tanıtımında LGBTİ+ hakları da desteklenebilecek konular arasında sayılıyor.

BU BELGELERİ TEMİZELLER Mİ HAZIRLADI, YOKSA SİZ Mİ HAZIRLAYIP YAYIMLADINIZ?
Kadınlara veya LGBTİ+ bireylere yönelik şiddetle mücadele edilmesini eleştirmiyoruz. Eleştirdiğimiz, kendi yayınlarınızda LGBTİ+ odaklı olarak tanıttığınız NAR-1 projesini noter ihtarnamesinde neden farklı tanımladığınız ve inkar ettiğinizdir!

Sonraki NAR-2 tanıtımlarında daha genel bir şiddetle mücadele dili kullanılmıştır. İki projenin amaçları ve kapsamları farklıysa açıklayın! Bu değişiklik yalnızca yeni proje kapsamından mı kaynaklanıyor, yoksa toplumsal tepkiler de tanıtım dilinizi etkiledi mi?
BUNU SORMAK DA MI İFTİRA SAYIN GAPPİ?
GELELİM HOLLANDA FONLARINA VE GAZETECİLERE ÖDENEN TELİFLERE!
İGC'nin kendi proje açıklamasında 45 gazeteciye eğitim verildiği ve hazırlanan çalışmalar için telif desteği sağlandığı belirtiliyor.
Dahası, 3 Haziran 2024 tarihli kendi duyurunuzda NAR-2 kapsamında eser başına brüt 80 avro telif desteği verildiğini siz açıklıyorsunuz!
O halde soruyoruz:
NAR-1 ve NAR-2 için Hollanda Krallığı'ndan ayrı ayrı ne kadar fon aldınız? Projelerin toplam bütçeleri nedir? Hangi görevler için kimlere, ne kadar ödeme yapıldı? Kaç gazeteci telif desteğinden yararlandı? Kaç esere ödeme yapıldı? Seçim ölçütleri, kriterleri, faaliyet raporları ve kalem, kalem mali sonuç belgeleri nerede?
Noter cevabınızda “Dilek Gappi kişisel gelir elde etmemiştir” diyorsunuz. Bu beyanınızı not ediyoruz. Ancak başkanın kişisel gelir elde etmediğini açıklamak, iki ayrı projenin bütün gelir ve giderlerinin hesabını vermek değildir!
Yabancı kaynaklı fon almak veya gazetecilere telif ödemek tek başına usulsüzlük değildir. Fakat gazetecilik etiği ve şeffaflık konusunda başkalarına hesap soran bir cemiyet yönetiminin, kendi projelerine ilişkin meşru soruları da açıkça yanıtlaması beklenir. Öğle değil midir sayın Gappi?
SAYIN GAPPİ!
PROJENİN ADI SİZİN SİTENİZDE! HOLLANDA DESTEĞİ SİZİN AÇIKLAMANIZDA! TELİF ÖDEMELERİ SİZİN DUYURULARINIZDA!
Bütün bunları biz uydurmadık. Sizin yayımladığınız belgelerden hareketle soru soruyoruz!
Elinizde bütçe, faaliyet ve ödeme kayıtları varsa kişisel verileri koruyarak kamuoyuyla paylaşın. Noter ihtarnamesinde kullandığınız ifadelerle kendi proje tanıtımlarınız arasındaki farklılığı açıklayın.
SAYIN GAPPİ, “ŞİDDETE HAYIR” DEDİĞİNİZ JÜRİDE KONAK BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI SİMGE ELDENİZ'LE BİRLİKTEYDİNİZ! PEKİ BELGELİ ŞİDDET İDDİASI KARŞISINDA NE YAPTINIZ?
Sayın Dilek Gappi!
Hollanda Krallığı desteğiyle NAR projesini yürütüyor, kadına yönelik şiddetle mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz. Peki İzmir'in merkez ilçesi Konak'ta, belediye başkan yardımcısı Simge Eldeniz ‘in darp edildiği ve hastaneden darp raporu aldığı yönündeki belgeli iddialar kamuoyuna yansırken siz ne yaptınız?
TEMİZELLER BU OLAYI 2 EKİM 2024'TEN İTİBAREN HABERLEŞTİRDİ, MAYIS 2025'TE YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI!

Üstelik çok daha dikkat çekici bir resmi belge var!
Konak Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin birlikte düzenlediği 2024 yılındaki karikatür yarışmasının konusu “SUSMAYACAĞIZ / ŞİDDETE HAYIR” idi!
30.12.2024 Cumhuriyet gazetesine bu röportajı veren siz değil misiniz?

...ve bu yarışmanın resmi jüri listesinde Dilek Gappi ile Simge Eldeniz ‘in isimleri yan yana yer alıyordu!
SAYIN GAPPİ, “ŞİDDETE HAYIR” DEDİĞİNİZ BİR ORGANİZASYONDA AYNI JÜRİYİ PAYLAŞTIĞINIZ KADIN YÖNETİCİ HAKKINDAKİ DARP İDDİASI KARŞISINDA NASIL BİR TUTUM ALDINIZ?

Kendisiyle görüştünüz mü? Dayanışma veya destek girişiminde bulundunuz mu? Konunun sebebini öğrenebildiniz mi? kadın belediye başkan yardımcısı neden darp edilmiş sordunuz mu? Kamuoyuna herhangi bir açıklama yaptınız mı? Yaptıysanız neden bu açıklamayı göremiyoruz?
Biz sizden mağdurun özel hayatını açıklamanızı istemiyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi meslek örgütünün temel çalışmalarından biri olarak sunan yönetiminizin, İzmir'deki bu somut iddia karşısında hangi duyarlılığı gösterdiğini soruyoruz!
BİR YANDA “SUSMAYACAĞIZ / ŞİDDETE HAYIR” SLOGANI, DİĞER YANDA CEVAP BEKLEYEN BELGELİ BİR ŞİDDET İDDİASI!
SAYIN GAPPİ, KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE YALNIZCA PROJE BAŞLIKLARINDA VE PANELLERDE Mİ KALACAK, YOKSA SOMUT OLAYLARDA DA AYNI KARARLILIK GÖSTERİLECEK Mİ? ÇIKIN, KAMUOYUNA AÇIKLAYIN!

TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!
SAYIN GAPPİ, 9 EYLÜL'ÜN EMEKÇİLERİNİ DEĞİL, SİZİN YÖNETİMİNİZİ SORGULUYORUZ!
Sayın Dilek Gappi ve Güzelbahçe CHP ilçe bakanı aynı zamanda CHP grup başkan vekili şimdiki YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ aynı zamanda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Disiplin Kurulu Başkanı ÇAĞLAYAN BİLGEN!
Noter ihtarnamenizde “14 yıldır yayın yapıyoruz, 25 gazeteciye istihdam sağlıyoruz” diyerek asıl sorularımızı yanıtsız bırakıyorsunuz.
Önce şu gerçeği açıkça ortaya koyalım.
9 EYLÜL GAZETESİ'NDE ÇALIŞAN EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN, GAZETECİ MESLEKTAŞLARIMIZIN ALIN TERİNE SAYGI DUYUYOR, EMEKLERİ ÖNÜNDE ŞAPKA ÇIKARIYORUZ!
Gazeteciliğin hangi ekonomik güçlükler, hangi fedakarlıklar ve ne kadar ağır çalışma koşulları altında sürdürüldüğünü biz sizden çok iyi biliyoruz. Meslektaşlarımızın hayatlarını idame ettirmek, ailelerini geçindirmek ve kamuoyunu bilgilendirmek için verdikleri mücadele bizim için son derece kıymetli ve değerlidir.
Ne 9 Eylül Gazetesi'nin çalışanlarına ne de İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin üyelerine yönelik herhangi bir kişisel suçlamamız kesinlikle yoktur.
Onların emeğini, mesleki saygınlığını veya kişiliklerini tartışmaya açmıyoruz.
BİZİM SORULARIMIZ SİZE, SAYIN GAPPİ! VE GAZETECİLİK ETİĞİ KONUSUNDA BİZİ KINAMAYA KALKIŞAN YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ ( KENDİ BELEDİYESİNDEKİ PEŞKEŞ VE YOLSUZLUK İDDİLARINA TEK KELİME ETMEYEN) MECLİS ÜYESİ ÇAĞLAYAN BİLGEN'E!
Biz 25 gazetecinin emeğini değil, 9 Eylül Gazetesi'nin idari ve mali işlemlerinden sorumlu yönetimin 2022 yılındaki Basın İlan Kurumu denetimlerine ilişkin açıklamalarını sorguluyoruz.
O dönemde ulusal ve yerel basında, 9 Eylül ve A Gazete hakkında yaklaşık 1 milyon TL'lik mahsup işlemi uygulandığı yönünde haberler yayımlandı. Biz ise henüz hukuki sonuçları açıklığa kavuşmamış bu iddiaları, İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin kurumsal itibarını gözeterek o tarihte haberleştirmedik.


"BİZ O GÜN CEMİYETİN KURUMSAL SAYGINLIĞINI GÖZETEREK BU KONUYLA İLGİLİ HABERLERE YAYINLARIMIZDA YER VERMEZKEN; SİZ BUGÜN, BELEDİYE ŞİRKETİ İZDENİZ’E AİT YOLSUZLUK VE USULSÜZLÜK İDDİALARINI SORGULADIĞIMIZ İÇİN BİZİ KARALAMAKLA SUÇLUYORSUNUZ!"
Üstelik noter cevabınızda bizzat “geçmişte yaşanan idari ve mevzuata ilişkin bir süreçten” söz ediyorsunuz.
Öyleyse açıklayın, 2022 YILINDA BİK DENETİMLERİNDE NE YAŞANDI?
9 Eylül Gazetesi hakkında herhangi bir mahsup kararı verildi mi? Verildiyse tutarı neydi? İtiraz edildi mi? Süreç hangi kararla sonuçlandı?
DENETİM RAPORLARINI, İDARİ KARARLARI VE VARSA İTİRAZ SONUÇLARINI KAMUOYUNA AÇIKLAYIN!
YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ ( KENDİ BELEDİYESİNDEKİ PEŞKEŞ VE YOLSUZLUK İDDİLARINA TEK KELİME ETMEYEN) MECLİS ÜYESİ ÇAĞLAYAN BİLGEN, size de soruyoruz: Daha önce Türkiye basınında haberleştirilmiş bu iddiaları araştırmamızın hangi somut yönünü meslek ilkelerine aykırı buluyorsunuz? Bu araştırmayı hangi gerekçeyle karalama olarak değerlendiriyorsunuz?
SAYIN GAPPİ! 9 EYLÜL'ÜN 25 EMEKÇİSİNİN ALIN TERİNİ, ŞAHSINIZA YÖNELTİLEN SORULARIN KARŞISINA KOYMAYIN!
Bizim için o gazeteciler tartışmanın tarafı değil, aynı mesleğin onurlu emekçileridir.
BİZİM MESELEMİZ GAZETECİLERLE DEĞİL, GAZETECİLERİN ADINA KONUŞAN YÖNETİMİN HESAP VEREBİLİRLİĞİYLEDİR!
BİZ SİZE “KAÇ GAZETECİ ÇALIŞTIRIYORSUNUZ?” DİYE SORMADIK. “2022 YILINDA BİK DENETİMLERİNDE NE YAŞANDI?” DİYE SORDUK!
CEVABI MESLEKTAŞLARIMIZIN EMEĞİNDE DEĞİL, RESMİ BELGELERDE ARIYORUZ!

NOTER SAVUNMASINA TEMİZELLER’DEN BELGELİ SERT YANIT!


SAYIN GAPPİ, BİZ SİZİ SORUŞTURMANIN TARAFI DEĞİL, İZDENİZ'LE KURDUĞUNUZ İLİŞKİNİN ETİK SORUMLUSU OLARAK SORGULUYORUZ!
Sayın Dilek Gappi ve YENİ PARTİ GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ ( KENDİ BELEDİYESİNDEKİ PEŞKEŞ VE YOLSUZLUK İDDİLARINA TEK KELİME ETMEYEN) MECLİS ÜYESİ ÇAĞLAYAN BİLGEN !
Haberimizin başlığını bağlamından kopararak asıl sorularımızı yine cevapsız bırakıyorsunuz!
9 HAZİRAN 2026: Üyeniz dahi olmayan Temizeller'e, bir disiplin makamı edasıyla bilgi ve belge talep eden yazı gönderiyorsunuz.
10 HAZİRAN 2026: Yalnızca 24 saat sonra, TEMİZELLER’in milyarlarca liralık ihale ve doğrudan temin işlemlerini sorguladığı İZDENİZ'e ait Bergama Vapuru'nda, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler ve Genel Müdürü Gökhan Marım'ın da katıldığı, canlı müzikli ve şarap kadehlerin bulunduğu eğlence programında bir araya geliyorsunuz!

BU ZAMANLAMA NE KADAR AHLAKİ, NE KADAR ETİK, NE KADAR TARAFSIZ SAYIN GAPPİ?
Üstelik 11 Haziran'da cemiyetinizin resmi sitesinde yayımlanan haberde, bu özel geceyi yaşamanızı sağladıkları gerekçesiyle katkı sağlayan Işıkhan Güler ve Gökhan Marım'a açıkça teşekkür ediyorsunuz!

Şimdi soruyoruz. Bir gün önce İZDENİZ'i sorgulayan gazeteciye karşı disiplin mekanizmasını harekete geçiren yönetimin, ertesi gün aynı şirketin iki üst düzey yöneticisiyle böylesine yakın bir programda buluşmasını kamuoyu adına sorgulamak ne zamandan beri karalama oldu?
Dahası, 14 Temmuz 2026 tarihinde Işıkhan Güler ve Gökhan Marım'ın İZDENİZ ‘deki görevlerinden el çektirildiler. Bu gelişme basında geniş biçimde yer aldı. El çektirilme gerekçesi ayrıca araştırılmalıdır,
Biz de 1 Eylül tarihli haberimizde, İZDENİZ ‘in ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin dosyaların İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istendiği bilgisini gündeme taşıdık.
BİZ “SAVCILIK İZDENİZ DOSYALARINI İSTEDİ” DEDİK! SİZİ İHALE SUÇLARININ ŞÜPHELİSİ OLARAK GÖSTERMEDİK!
Manşetimizdeki “Dilek Gappi ve Çağlayan Bilgen'e kötü haber” ifadesi de İZDENİZ hakkında yayımladığımız belgeler ve ardından yaşanan gelişmeler karşısında, şirket yöneticilerine yönelik tutumunuzun doğurduğu mesleki ve etik tartışmaya ilişkindir.
Gazetecilikte manşetler belli bir sınıra kadar abartılı, tahrik edici, sert, çarpıcı ve rahatsız edici olabilir. Ancak bir manşeti haberin bütününden koparıp ona farklı bir suçlama anlamı yüklemek doğru değildir.
SAYIN GAPPİ! BİZ SİZE “İZDENİZ'DE SUÇ İŞLEDİNİZ” DEMİYORUZ. “İZDENİZ'İ SORGULAYAN GAZETECİYE KARŞI KINAMA SÜRECİ YÜRÜTÜRKEN, AYNI ŞİRKETİN YÖNETİCİLERİYLE KURDUĞUNUZ BU İLİŞKİ GAZETECİLİK TARAFSIZLIĞIYLA BAĞDAŞIYOR MU?” DİYORUZ!
İGC'nin İZDENİZ adına savunma yapıyormuş görüntüsü vermesini eleştiriyoruz. Bunun nedenini açıklamanızı istiyoruz.
Savcılığın belge istemesi kimsenin suçlu olduğunu kanıtlamaz. Ancak gazetecilerin kamu şirketlerini araştırabilmesi için kesinleşmiş mahkeme kararını beklemesi de gerekmez!
İZDENİZ'İN HUKUKİ SORUMLULUĞUNU YARGI, SİZİN GAZETECİLİK ETİĞİ VE TARAFSIZLIK BAKIMINDAN TUTUMUNUZU İSE MESLEKTAŞLARIMIZ VE KAMUOYU DEĞERLENDİRECEKTİR!
BİZİM ELEŞTİRİMİZ CEMİYETİN DEĞERLİ ÜYELERİNE DEĞİL, BU KARARLARI ALAN YÖNETİMEDİR. MESELE HABERİMİZİN SERT VE ÇARPICI MANŞETİ DEĞİL, SİZİN HALA CEVAP VERMEDİĞİNİZ ETİK SORULARDIR!
Sayın Dilek Gappi, Çağlayan Bilgen!
TEMİZELLER’in mücadelesi, İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin 80 yıllık köklü kurumsal kimliğiyle, değerli üyeleriyle veya alın teriyle çalışan meslektaşlarımızla değil, sizin yönetim anlayışınız ve tarafsızlığı tartışmalı kararlarınızladır!
Biz ne CHP'nin ne YENİ Partinin nede başka bir siyasi partinin belediye meclis üyesi değiliz. Hiçbir siyasi partinin yöneticisi, temsilcisi veya sözcüsü değiliz. BİZ TAM BAĞIMSIZ GAZETECİLERİZ!
Siz Çağlayan Bilgen'i savunurken sürekli “40 yıllık gazetecidir” diyorsunuz. Öyleyse biz de soruyoruz: CHP Güzelbahçe İlçe Başkanlığı ve belediye meclis üyeliği yapmış Bilgen, o yıllarda Güzelbahçe Belediyesi'nin ihalelerini, harcamalarını ve kamu kaynaklarının kullanımını, yetimin hakkını peşkeş çekilmesini, yolsuzluk iddialarının arşa çıktığı dönemde hangi bağımsız gazetecilik çalışmalarıyla sorguladı?
Madem 40 yıllık gazeteci idi neden gık diye sesini çıkaramadı. Kamuoyuna yansıyan usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları karşısında hangi haberleri yaptı, hangi belgeleri araştırdı, hangi soruları yöneltti? Kırk yıllık gazetecilik! Allah aşkına güldürmeyin kendinize!
Üstelik biz sizin cemiyetinizin üyesi değiliz! Gazeteciler Cemiyeti mahkeme değildir, bağımsız basının üzerinde bir disiplin sopası hiç değildir! Etik değerlendirme yapma hakkınız, üyeniz olmayan gazeteciler üzerinde sınırsız ve bağlayıcı disiplin yetkisine sahip olduğunuz anlamına gelmez.
İZDENİZ hakkında belgelerle sorduğumuz soruların cevabını İZDENİZ'den, cemiyet yönetiminin etik tutumuna ilişkin sorularımızın cevabını ise sizden bekliyoruz. Ne noter ihtarları ne de kınama kararları, kamuoyunun haber alma hakkını ortadan kaldırabilir!
BİZİM SİYASİ PARTİ ROZETİMİZ YOK! TEK TARAFIMIZ HALKIN HABER ALMA HAKKI, TEK DAYANAĞIMIZ BELGELERİMİZ, TEK GÖREVİMİZ GERÇEĞİ ARAŞTIRMAKTIR!
…ve son sorumuzu bütün İzmirli gazetecilerin, özellikle de İGC'nin değerli üyelerinin vicdanına ve takdirine bırakıyoruz:
GAZETECİLER CEMİYETİ, GAZETECİLERİN ÜZERİNDE OTORİTE KURMAYA ÇALIŞAN BİR MAKAM MI, YOKSA GAZETECİLERİN HAKLARINI VE BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNAN BİR MESLEK ÖRGÜTÜ MÜ OLACAK?
SON SÖZ “GAZETECİLİK SİZİN TEKELİNİZDE DEĞİLDİR!
Sadece hatırlatmak istedim, 20. yüzyılın İngiliz edebiyatının en önemli romancısı , gazeteci ve eleştirmenlerinden biri olan George Orwell’in Meşhur Sözü geldi aklıma "Gazetecilik, birilerinin yayınlanmasını istemediği şeyi yayınlamaktır. Geri kalan her şey halkla ilişkilerdir " Eğer bir soru güç odaklarını, siyasetçileri veya belirli kurumları rahatsız ediyorsa, orada saklanmak, örtbas edilmek istenen bir gerçek veya bir hesap verebilirlik sorunu var demektir.





