İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nde yaşanan skandal iddialar ve uygulamaları mercek altına alan TEMİZELLER, bu kez kamuoyunu dehşete düşürecek bir sağlık skandalını daha gün yüzüne çıkardı. Aylar süren saha çalışmaları, belge incelemeleri ve tanık anlatımlarıyla hazırlanan dosya, İzmir’de bazı sağlık kuruluşlarında yaşananların modern tıpla değil, orta çağ görüntüleriyle anılacak nitelikte olduğunu ortaya koydu.
İzmir’de ‘tıp merkezi’ adı altında faaliyet gösteren bazı özel sağlık kuruluşlarında, mevzuata göre kesinlikle yapılmaması gereken yasaklı ameliyatların gerçekleştirildiği; hastaların adeta denek gibi kullanıldığı ve insan hayatının para uğruna hiçe sayıldığı iddiaları, TEMİZELLER’e ulaşan belge, bilgi ve mağdur ifadeleriyle somut hale geldi.

HASTANEDE YAPILMASI GEREKEN AMELİYATLAR, TIP MERKEZLERİNDE!
TEMİZELLER’in elde ettiği epikrizler, faturalama dökümleri, anestezi kayıtları ve tanıtım afişleri; yalnızca hastanelerde yapılabilecek büyük cerrahi ameliyatların, tıp merkezlerinde gerçekleştirildiğini gösterdi. Genel anestezi gerektiren işlemlerden, hayati risk barındıran cerrahilere kadar uzanan bu uygulamaların, yataklı tedavi ve yoğun bakım altyapısı bulunmayan merkezlerde yapıldığı öne gözler önüne serildi.
Belgeler, bu merkezlerin kendilerini hastane gibi pazarladığını, “ameliyathane”, “doğumhane”, “cerrahi” ve “estetik ameliyat” başlıklarıyla kamuoyunu yanıltan tanıtımlar yaptığını gözler önüne serdi.
SÖZLEŞMESİ OLMAYAN DOKTORLAR, KAÇAK AMELİYATLAR
İzmir’in sağlığında yaşanan skandallar bununla da sınırlı kalmadı. TEMİZELLER’in ulaştığı bilgiler, bazı ameliyatların tıp merkezleriyle hiçbir sözleşmesi bulunmayan doktorlar tarafından yapıldığını ortaya koydu. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarında merkez adına tanımlı olmayan bu hekimlerin, para karşılığı kaçak ameliyatlar yaptığı iddia ediliyor. Sağlık hukukuna göre açıkça yasak olan bu durum, yalnızca mevzuat ihlali değil; aynı zamanda kamu sağlığını doğrudan tehlikeye atan bir tabloyu işaret ediyor.
ŞİKAYETLER PARAYLA MI KAPATILDI?
TEMİZELLER, İzmir’de tıp merkezi adı altındaki bu gibi yerlerde bıçak altına yatmış ancak yanlış ve yetersiz tıbbi müdahalelere maruz kalmış hastalara da ulaştı. TEMİZELLER’in incelediği protokoller ve yazışmalar, hastalarda ameliyatlar sonrası yaşanan komplikasyonlar ve hasta memnuniyetsizliklerinin yüksek meblağlı ödemelerle susturulmaya çalışıldığı iddialarını gündeme getiriyor. Bazı dosyalarda, hastaların savcılık, CİMER ve İl Sağlık Müdürlüğü başvurularından vazgeçmesi karşılığında yapılan ödemeler, “sus payı” tartışmalarını beraberinde getiriyor.
Hukukçulara göre, kamu düzenini ilgilendiren bu tür fiillerde tarafların uzlaşması, idari ve cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.
İZMİR’DE SAĞLIKTA DEPREM YARATACAK BELGELER
Yılların haber programı TEMİZELLER Genel Yayın Yönetmeni Usta Gazeteci Ahmet TÜBCEL ve ekibinin titiz çalışmasıyla hazırlanan bu dosyanın, yalnızca bir sağlık skandalı değil; denetimsizlik, ihmal ve göz yummanın nelere yol açabileceğinin acı bir göstergesi olduğunu ortaya koyuyor.
Eldeki bilgi ve belgeler, İzmir’de sağlık alanında acil ve kapsamlı bir denetim ihtiyacını gözler önüne sererken, yetkililere de şu soruyu sorduruyor:
İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?
Tıp merkezi adı altında yürütülen bu uygulamalara kim, neden göz yumdu?
TEMİZELLER, kamu adına sormaya ve belgelemeye devam ediyor.
Whatsapp ihbar hattı: 0533 263 43 78
Mail İletişim: [email protected]





