DEVLET MİLLETE KAPILARI AÇIYOR, İZMİR KAPILARA KİLİT VURUYOR!

Türkiye’nin demokrasi kalesi İzmir’de, sağlık yönetiminin başında bulunanların sergilediği tavır, devletin zirvesindeki vizyonla taban tabana zıt bir noktaya ulaştı. TEMİZELLER Genel Yayın Yönetmeni usta gazeteci Ahmet Tübcel’in "Makam Var, Vakar Yok" başlığıyla gündeme getirdiği skandalın ardından, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün sosyal medya hesaplarındaki "sansür" duvarı, bardağı taşıran son damla oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 142714 Copy-3

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN "MİLLETİN YANINDA OLUN" DİYOR, İZMİR KAPI KAPATIYOR!

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta mülki idare amirlerine ve bürokratlara verdiği, "Vatandaşın yanında olun, milletin derdiyle dertlenin, gönül köprüleri kurun" talimatı, AK Parti kadrolarının kapı, kapı gezerek gönüllere girdiği bu dönemde İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nde adeta milletle kurum arasında duvar ördü..

TEMİZELLER haber merkezinin yaptığı kapsamlı inceleme, İzmir’deki yönetim zafiyetini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 140722

DEVLET MİLLETLE KONUŞUYOR, İZMİR DUVAR ÖRÜYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bakanların ve bakanlıklara ait resmi sosyal medya hesaplarının tamamında vatandaşın görüş ve eleştirilerine açık bir iletişim zemini korunurken; günün her saatinde milletin derdiyle dertlenildiği bir kamu dili inşa edilirken, İzmir’de ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir kırılmaya işaret ediyor.

Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle İstanbul, Ankara, Bursa ve Manisa başta olmak üzere tüm il sağlık müdürlüklerinin sosyal medya hesapları vatandaşın yorumlarına açık tutulurken; vatandaş doğrudan derdini yazabiliyor, eleştirisini dile getirebiliyor, talebini iletebiliyor. Bu durum, kamu yönetiminin “ulaşılabilirlik” ve “şeffaflık” ilkesinin sahadaki yansıması olarak görülüyor.

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 141157-1

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 141226-1

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 141335-1

Ekran Görüntüsü 2026 04 22 141507-1

Ancak aynı devlet yapısının bir parçası olan İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün sosyal medya hesaplarında yorumların kapalı tutulması, bu ortak iletişim anlayışından bilinçli bir kopuş olarak değerlendiriliyor. Milletin derdiyle dertlenilen bir dönemde, vatandaşın söz hakkının elinden alınması; yalnızca bir sosyal medya tercihi değil, devlet ile millet arasına çekilmiş görünmez ama çok net bir duvar anlamına geliyor.

İzmir’de kurulan bu dijital bariyer, vatandaşın sesini kısmakla kalmıyor; aynı zamanda kamu kurumunun şeffaflık, hesap verebilirlik ve erişilebilirlik sorumluluğunu da tartışmaya açıyor.

Yorum 32

İZMİR'İN DEMOKRASİ KÜLTÜRÜNE "SANSÜR" PRANGASI!

Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün başkenti İzmir’de, bir devlet kurumunun vatandaşa karşı "sağır ve dilsiz" rolü oynaması kabul edilemez. Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu’nun vizyonuna ve Cumhurbaşkanımızın halkçı yönetim anlayışına rağmen; İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün yorumları kapatarak vatandaştan adeta kaçması, "Birileri Ankara’nın vizyonunu İzmir’de baltalıyor mu?" sorusunu gündeme getirdi.

Yorum 122

SİYASİ İRADENİN ATADIĞI MAKAM, SİYASİ VİZYONA KARŞI MI?

AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘nın “milletin efendisi değil, hizmetkarıyız" şiarıyla kapı, kapı gezip oy istediği, vatandaşa dokunduğu bir dönemde, siyasi iradenin onayıyla o koltukta oturan bir bürokratın vatandaşa dijital barikat kurması, en hafif tabiriyle bir sadakat ve liyakat sorunudur.

BURADAN İZMİR İL SAĞLIK MÜDÜRÜ DOÇ. DR. AYHAN KUL’A SORUYORUZ!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milletin dertlerine sonuna kadar açık olan sosyal medya hesaplarını ve yorumlarını “hizmetkar” şiarıyla açık tuttuğu bir dönemde sizin İzmir’de yaşayan vatandaşlara devletin kurumu olan sağlık müdürlüğünün sosyal medya hesaplarında yapılacak olan yorumlara “sansür” uygulamanız ne derece doğru?

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu halkın içinde mücadele verirken, siz hangi skandalların yorumlarından kaçmak için milletin sesine “sansür” butonuna sarıldınız?

AK Parti teşkilatları sokakta vatandaşın derdini dinlerken, siz dijital kilitlerle milletin sesini kısarak kimin değirmenine su taşıyorsunuz?

Sasnur 66

İZMİR VİTRİN FOTOĞRAFI DEĞİL, ŞEFFAFLIK İSTİYOR!

Makamlar, kibirle halka yukarıdan bakma yeri değil, milletin derdine derman olma yeridir. Cumhurbaşkanımızın çizdiği yoldan sapan, Bakanlığın şeffaf iletişimine kilit vuran bu anlayışın İzmir sağlığında yeri yoktur. Sansür, bir yönetim tercihi değil, acziyetin itirafıdır.

Öte yandan İzmirli vatandaşlar, yaşanan durumu sıradan bir “sosyal medya tercihi” olarak değil; doğrudan kendilerine yönelik bir mesafe koyma ve demokratik katılım kanallarının daraltılması olarak değerlendiriyor. “Demokrasinin kalesi” olarak bilinen bir şehirde, vatandaşın vergileriyle hizmet veren bir kamu kurumunun, yine o vatandaşın sesine kapılarını kapatmasının kabul edilemez olduğu ifade ediliyor.

Sokakta dile getirilen görüşlerde, “Cumhurbaşkanımıza dahi sosyal medya üzerinden ulaşabildiğimiz bir ortamda, İzmir’de bir kamu kurumunun vatandaşla iletişimi sınırlandırması hangi anlayışla izah edilebilir?” sorusu öne çıkıyor. Vatandaşlar; randevu sorunlarından sağlık hizmetlerindeki aksaklıklara kadar birçok konuda seslerini duyurmak isterken karşılarında muhatap yerine kapalı iletişim kanalları görmelerini, kamu yönetimi anlayışı açısından ciddi bir sorun olarak nitelendiriyor.

İzmir kamuoyunda dile getirilen değerlendirmelerde, bu yaklaşımın Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça vurguladığı “milletle temas” ve “vatandaşın yanında olma” anlayışıyla örtüşmediği belirtiliyor.

Vatandaşlar, AK Parti İzmir milletvekillerinin bu tablo karşısında nasıl bir tutum alacağının dikkatle takip edildiğini ifade ederek, “Milletin hizmetkârı olma iddiasıyla görev yapanların, vatandaşa mesafe koyan uygulamalara kayıtsız kalmayacağına inanıyoruz” görüşünü paylaşıyor.

İzmirliler ayrıca, sahada vatandaşla birebir temas kuran milletvekillerinin; Ankara’da dile getirilen halkla iç içe yönetim anlayışının İzmir’de de karşılık bulması için daha net ve görünür bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguluyor. Kamu ile vatandaş arasındaki iletişimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden vatandaşlar, mevcut uygulamanın yarattığı kopukluğun giderilmesi yönünde somut adımlar beklediklerini dile getiriyor.