TEMİZELLER’in 22 Nisan’da gündeme taşıdığı “CUMHURBAŞKANI MİLLET DİYOR, İL SAĞLIK MÜDÜRÜ SANSÜR DİYOR” haberinin üzerinden tam bir hafta geçti. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden ne bir ses var ne de bir nefes! Halkın sesine "dijital kilit" vuran yönetim, sessizliği bir strateji haline getiren il sağlık müdür Ayhan Kul’un bu sessizliği, suçluluğun ve kibrin en açık itirafı olarak İzmir sokaklarında yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde "milletin efendisi değil, hizmetkârıyız" şiarıyla kapı, kapı gezilen, her bir vatandaşın gönlüne dokunmak için gece gündüz mücadele edilen bir dönemden geçiyor. AK Parti İzmir Milletvekilleri ve teşkilat mensupları sahada tek tek oy toplamak, milletin derdini yerinde dinlemek için ter dökerken, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul yönetimindeki kurum, bu emekleri "çuvalla dereye dökercesine" vatandaşa kapılarını kapatıyor.
7 GÜNLÜK UTANÇ SESSİZLİĞİ!
Haberimizin yayımlandığı 22 Nisan’dan bu yana tam 8 gün geçmesine rağmen ne protokol skandalına bir açıklama yapılabildi ne de vatandaşın sesini boğan o sansür mekanizması durduruldu. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, halkın vergileriyle yönetilen bir kamu kurumu olduğunu unutmuş, eleştiriden kaçan "kapalı devre" bir yapıya dönüşmüştür.
BÜROKRASİ MİLLETİN ÜZERİNE "VESAYET" Mİ KURUYOR?
Türkiye’nin zirvesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın sosyal medya hesapları milletin sesine sonuna kadar açık tutulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu sahada her türlü eleştiriye göğüs gererek şeffaf bir yönetim sergiliyor. 20 milyonu aşkın insanın yaşadığı İstanbul başta olmak üzere; Ankara, Bursa ve Manisa gibi metropollerin tüm İl Sağlık Müdürlükleri vatandaşla dijital platformlarda kesintisiz iletişim kurarken, demokrasinin kalesi İzmir’de tablo tam tersine dönmüş durumda. İzmir’in 'sağlık patronu' Ayhan Kul Türkiye’nin dört bir yanındaki mevkidaşları ’nın aksine, halkla arasına aşılmaz dijital barikatlar kurarak milletin sesini kısıyor. Ortaya çıkan bu tablo, şeffaf yönetim anlayışının terk edildiği, İzmir’de bürokratik vesayetin yeniden hortladığının en somut ve hazin resmidir.
İZMİRLİ SORUYOR: SİZ KİMİN BÜROKRATISINIZ?
Yayınladığımız haberin ardından TEMİZELLER haber merkezini telefon yağmuruna tutan İzmirli vatandaşlar, İl Sağlık Müdürlüğü’nde hortlayan bu bürokratik kibre karşı ortak bir feryadı dile getirdiler. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın "milletin hizmetkârıyız" şiarıyla gönül köprüleri kurduğu, Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’nun her eleştiriye bizzat sahada göğüs gerdiği bir dönemde; İzmir İl Sağlık Müdürü’nün halkla arasına "dijital barikatlar" kurarak makamın itibarını ve devletin saygınlığını sarsması İzmirlileri çileden çıkardı. Vatandaşlar, "Milletvekillerimiz sahada tek tek oy toplamak için ter dökerken, atanmış bir bürokrat hangi yetkiyle bizim sesimizi kısıyor?" diye sorarken, AK Parti İzmir Milletvekillerinin, Ankara’nın halkçı vizyonunu İzmir’de baltalayan bu liyakat zafiyetine ve bürokratik vesayete karşı ne zaman müdahale edeceğini merakla bekliyor.
Öte yandan İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nde yaşanan ve TEMİZELLER tarafından belgeleriyle gün yüzüne çıkarılan skandallar zinciri, kamuoyu vicdanını yaralamaya devam ederken, iddiaların odağındaki isimlerin sessizliği tepkileri daha da alevlendiriyor. Kurum bünyesinde çalınan 241 adet bilgisayar harddiski, Destek Hizmetleri Başkanı Yenal Duğral döneminde oluştuğu iddia edilen milyonluk kamu zararları, devletin hizmet binasında düzenlenen ve ciddiyetten uzak görüntülere sahne olan "maskeli yılbaşı baloları" ile kamunun haklarını savunmakla görevli devlet avukatlarının davaları takip etmemesi gibi vahim başlıklar, yönetim zafiyetini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Tüm bu ağır dosyalara ve belgelere rağmen İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul’un bugüne kadar tek bir açıklama dahi yapamaması, "Sükut ikrardan mı gelir?" sorusunu gündeme taşırken, İzmir halkı artık devletin menfaatlerini korumayan ve şeffaflıktan kaçan bu yönetim anlayışına karşı somut bir adım bekliyor.




