ÇAĞLAYAN BİLGEN "GEÇMİŞ DÖNEM CHP İLÇE BAŞKANI, ŞU AN GÜZELBAHÇE CHP GRUBU BELEDİYE MECLİS ÜYESİ, HEM DE GAZETECİLER CEMİYETİ, MESLEK İLKELERİNİ İZLEME VE DİSİPLİN KURULU BAŞKANI"

Gazetecilik, gücünü dernek antetlerinden, vapur davetlerinden, siyasi gölgelerden veya kamu şirketlerinin ikram masalarından değil; halkın haber alma hakkından, belgeye dayalı kamu denetiminden ve hiçbir odağa boyun eğmeme iradesinden alır. Ancak İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetiminin Temizeller Gazetesi’ne karşı sergilediği son tavır, meslek etiği adına tam anlamıyla ibretlik bir tablo ortaya koymuştur. Bir yanda geçmişte Güzelbahçe CHP ilçe başkanlığı yapmış, bugün yine aynı partiden belediye meclis üyesi olan Çağlayan Bilgen’in “Meslek İlkelerini İzleme ve Disiplin Kurulu Başkanı” sıfatıyla bağımsız bir gazeteciden adeta savcılık makamıymış gibi belge ve açıklama istemesi; diğer yanda ise aynı süreçte, Temizeller’ in yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını belgeleriyle gündeme taşıdığı İZDENİZ dosyalarının muhataplarıyla Bergama Vapuru’nda “dostluk ve dayanışma” görüntüsü altında eğlencenin dibine vurulması … Bu artık sıradan bir etik tartışması değil, gazetecilik adına utanç tablosudur ve açık bir tarafsızlık iflasıdır.

İGC, 9 Haziran 2026 tarihli yazısıyla cemiyet ile hiçbir bağı olmayan ve üyesi dahi olmayan Temizeller’e antetli kağıt üzerinden ayar vermeye kalkarken, 24 saat sonra şikayetçi konumdaki İZDENİZ ’in ev sahipliğinde gerçekleşen vapur buluşmasını kendi yayınında “özel teşekkür” diliyle kamuoyuna duyurmuştur.

Şimdi soruyoruz! İhale, doğrudan temin, çevre tahribatı ve Sayıştay denetimine konu olmuş dosyaları belgeleriyle yazan Temizeller mi meslek etiğini ihlal ediyor; yoksa şikayetçi kamu şirketi İZDENİZ ‘in ev sahipliğinde, iddiaların odağındaki yöneticilerle aynı vapurda “dostluk ve dayanışma” pozu verip hemen ardından bağımsız gazeteciden hesap sormaya kalkışan cemiyet yönetimi mi? Bu tablo artık basit bir usul tartışması değildir. Bu, gazetecilik mesleğinin tarafsızlık, bağımsızlık ve kamu yararı ilkeleri açısından açık bir meşruiyet krizidir.

İzmir basını bu fotoğrafı unutmayacak!

720874112 1688668215675467 3818251114521833450 N

İGC yöneticisi Çağlayan Bilgen imzasıyla 9 Haziran 2026 tarihinde gazetemizden adeta bir savcılık makamıymış gibi hadsizce "belge talep eden" cemiyet iradesi, ne acıdandır ki bu resmi yazıdan sadece 24 saat sonra, yani 10 Haziran 2026’da, iddiaların odağındaki İZDENİZ’e ait vapurda eğlencenin dibine vururken kameralara yakalanmıştır. Yolsuzluk iddialarını soruşturmak yerine, iddiaların merkezindeki kurumun imkanlarıyla sefa süren Çağlayan Bilgen ve cemiyet yönetimi, bağımsız basının kalbine saplanan bu kurumsal hançeri, bu açık çıkar çatışmasını kamuoyuna ve kalemi satılık olmayan dürüst gazetecilere nasıl izah edecektir?

Şimdilik sadece gönderdiğiniz yazınıza cevap veriyoruz!!

İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ BAŞKANLIĞINA

Konu: 09.06.2026 tarihli ve 28 sayılı “Belge Talebi ve/veya Toplantı Katılım Çağrısı” başlıklı, yasal mesnedi bulunmayan meslek ilkelerini izleme ve disiplin kurulu başkanı ve aynı zamanda Güzelbahçe belediyesi CHP’li meclis üyesi Çağlayan Bilgen’in tarafımıza gönderdiği hukuksuz yazınıza HUKUKİ REST beyanımızdır.

Sayın Yönetim,

Bu yazıyı, koltuklarını kamusal kalkan olarak kullanan “meslek ilkelerini izleme ve disiplin kurulu başkanı” olan Güzelbahçe belediyesi CHP’li meclis üyesi Çağlayan Bilgen’i muhatap alarak değil, yalnızca İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin tarihsel kurumsal kimliğine duyduğumuz mesleki saygı nedeniyle kaleme alıyoruz.

Bunun da ötesinde, adeta bir icazet mercii gibi konumlandırmaya çalıştığınız derneğinizin idari tasarrufları da bağımsız medyaya nizamat vermeye yeltenen, aktif siyasi kimliği ve belediye meclis üyeliği sıfatı nedeniyle nesnel tarafsızlığını tamamen yitirmiş Çağlayan Bilgen gibi kurumsal figürlerinizin varlığı da müstakil bir gazeteci olarak şahsımı ve yayın organımı hukuken ve mesleken hiçbir şekilde bağlamamakta, muhataplık alanımıza girmemektedir.

Mütevazılığımızı acizlik, mesleki nezaketimizi ise bir zafiyet olarak yorumlama hatasına düşen bu idari ve siyasi ortaklığa karşı kurumsal duruşumuz nettir. Bağımsız bir yayın organına yasal mesnetten yoksun idari yazılar gönderdikten sadece 24 saat sonra; adı ağır usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarıyla çalkalanan büyükşehir belediyesi iştiraki İZDENİZ A.Ş.’ye ait Bergama Vapuru’nda ağırlanarak ‘dayanışma masası’ kuran Cemiyet Meslek İlkelerini İzleme ve Disiplin Kurulunun Başkanı Çağlayan Bilgen’e, yasal sınırlarını ve mesleki haddini hukuki vesikalarla hatırlatmak artık kaçınılmaz bir kamusal zorunluluk haline gelmiştir.

MAHKEMEDEN ÇAĞLAYAN BİLGEN'E TOKAT GİBİ CEVAP: TEMİZELLER HAKLI
MAHKEMEDEN ÇAĞLAYAN BİLGEN'E TOKAT GİBİ CEVAP: TEMİZELLER HAKLI
İçeriği Görüntüle

PARALEL MAHKEMECİLİK OYNAYAN DİSİPLİN KURULUNA HUKUK DERSİ!

İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC), Anayasa ve Dernekler Kanunu’na göre kurulmuş bir ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİSİDİR (DERNEKTİR).

Şahsımın veya genel yayın yönetmeni olduğum temizellergazetesi.com’un Cemiyetinizle doğrudan veya dolaylı hiçbir üyelik, paydaşlık, temsil, organik bağ veya disiplin ilişkisi BULUNMAMAKTADIR!

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 33. maddesi (Dernek Kurma Hürriyeti) açıkça hükmeder ki, hiç kimse bir derneğin iç disiplin düzenine tabi olmaya zorlanamaz.

Üyesi dahi olmadığımız bir derneğin adeta bir mahkeme veya savcılık makamı gibi bağımsız bir gazeteciye muhtıra kesip "Gel bize yazılı/sözlü hesap ver, belge sun" demesi hukuken açık bir YETKİ GASBIDIR.

Cemiyetiniz bizim açımızdan bir mahkeme, savcılık, kolluk veya idari denetim mercii değildir! Kendinizi yargı organı yerine koyup "paralel mahkemecilik" oynama cüretinizi reddediyoruz. Tarafımızdan verilebilecek herhangi bir “savunma” yoktur, çünkü bizim sizin gibi yapılara verecek hesabımız yoktur!

ÇAĞLAYAN BİLGEN; ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜ...
ÇAĞLAYAN BİLGEN; ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜ...
İçeriği Görüntüle

İZMİR YAĞMALANIRKEN SİZ NEREDEYDİNİZ?

Bu süreçte asıl sorgulanması ve üzerinde durulması gereken husus, Temizeller Gazetesi’nin kamusal denetim görevini ifa ederek neden haber yaptığı değil, İzmir’de gazetecilik mesleğinin onurunu ve ilkelerini temsil ettiğini iddia eden bir tüzel kişiliğin, kurumsal usulsüzlükler ve kamu zararları karşısında bugüne kadar neden mutlak bir eylemsizliği tercih ettiğidir. Şimdi, o seçici geçirgenlik ve kendi mahallenizden olmayanları ötekileştirdiğiniz idari tasarrufla sevk ve idare ettiğiniz cemiyetinizin aynasını tarihsel sorumluluğunuzun önüne koyuyor ve açıkça soruyoruz!

Kutsal Değerler Çiğnenirken…

Bu memleketin ve milletin kutsal değerlerine hakaret edildiğinde, tüm ülkeden, koca koca STK’lardan kınama sesleri yükselirken, bizim sözde meslek örgütümüzden neden tek bir ses çıkmadı? Neden sustunuz? Sustunuz çünkü sizin mahalleden değiliz!

Cumhurbaşkanına Hakaret Edilirken…

Komşu ülkenin Yunan gazetecileri bu ülkenin Cumhurbaşkanına en ağır hakaretleri savururken, İzmir Gazeteciler Cemiyeti nasıl sessiz kalabildi? Neden tek bir bildiri yayınlayıp mesleki haysiyet göstermediniz? Göstermediniz çünkü sizin mahalleden değiliz!

İzmir Halkının Sağlık Verileri Çalınırken…

İl Sağlık Müdürlüğü’nde İzmir halkının can damarı olan 241 tane bilgisayar hard diskinin çalındığını, milyonlarca İzmirli ’nin kişisel ve sağlık verilerinin ulu orta ifşa edildiğini tüm Türkiye bizden öğrendi! Siz neredeydiniz, neden tek bir açıklama yapmadınız? yapmazsınız çünkü sizin mahalleden değiliz!

İzmir sağlıkta tarihinin en büyük ihalesi olan 6 Milyarlık yemek İhalesi İptal Edilirken….

İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki 6 milyarlık devasa yemek ihalesindeki usulsüzlük zincirini tek tek deşifre edip o ihaleyi iptal ettiren Temizeller, İzmir halkının ve devletin milyarlarını korurken siz Bergama vapurunda eğlencenin dibine vuruyordunuz!

İzmir sağlık bürokrasisinde adeta bir ur gibi kök salan, milyarlık bütçeleri yönetirken Urla Kekliktepe ’deki muhteşem malikanesindeki lüks yaşamı dillerden düşmeyen pratisyen hekim Yenal Duğral, bizim ısrarlı fikri takibimiz ve haberlerimiz sonucunda o koltuğu bırakıp istifa etmek zorunda kaldı. Bu kişinin apar topar Urla Devlet Hastanesi’ne Başhekim Yardımcısı olarak gönderilmesini meslek örgütü olarak neden ağzınıza dahi alamıyorsunuz? Kamusal denetim görevini tek başına üstlenen bir yayın organının bu tescilli habercilik zaferini alkışlamak yerine, neden sessizlik zırhının arkasına sığınıyorsunuz? Çünkü sizin mahalleden değiliz!

Ege Üniversitesi Usulsüzlüklerinde…

Ege Üniversitesi’nde yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlüklerin üzerine tam 16 ay boyunca tek başımıza, fikri takip yaparak gittik, belgeleri adli mercilere taşıdık! Bağımsız kalem Temizeller savaşırken adliye koridorlarında adalet arıyorken siz neden yanımızda değildiniz? Yanımızda yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Menemen Belediyesi Yağmalanırken…

Menemen Belediyesi’nde yaşanan o büyük yolsuzlukları ilk çıkarıp kamuoyuna deşifre eden ve üzerine korkusuzca giden Temizeller’di. Biz o dönem gerçekleri belgeleyip yazdığımız için organize linç kampanyalarıyla boğuşurken siz neredeydiniz? Yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Bornova MESEM ’de Sahte Belgeler Basılırken…

Bornova Mesleki Eğitim Merkezi’nde müdür yardımcısı bir kişinin (MESEM) para karşılığı verilen binlerce sahte kurs bitirme belgesini kamuoyuna deşifre ettiğimizde fütursuzca üstümüze gelindi. O günlerde gazetecinin soru sorma hakkı konusunda sesiniz neden çıkmadı? Çıkmaz çünkü sizin mahalleden değildik!

Devletin İş Makinaları Çalınıp Satılırken…

Aynı Bornova MESEM okulunda devletin demirbaşı olan 4038 adet el aleti ve iş makinesi buharlaştı! Temizeller bir dedektif gibi il, il şehir, şehir iz sürdü, devletin çalınan o makinelerini İstanbul’da bulup ortaya çıkardı! Kamu malı yağmalanırken siz neredeydiniz? Yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Çocuklara Miadı Geçmiş İlaç Verilirken…

Ege Bölgesi’nin en büyük çocuk hastanesi olan Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde, miadı geçmiş ilaçların masum çocuklara verildiğini ve müfettiş raporunda “maalesef çocuklar bir denek olarak kullanılmıştır” dediğini ve bunun resmi raporlara yansıdığını ortaya çıkardık! Temizeller mahkeme kapılarında süründürülmeye çalışılırken siz neredeydiniz? Yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Siyasi Güç Karşısında Ezilirken…

Dönemin en kudretli ismi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ı ilkeli ve sert bir şekilde eleştirdiğimiz için dünya kadar baskıya, sıkıntıya maruz kaldık. Siyasi güç karşısında bağımsız gazeteci ezilmeye çalışılırken siz neredeydiniz? Yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Güzelbahçe Belediyesi Vurgunlarında…

Güzelbahçe Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Olan Disiplin kurulu başkanınız olan Çağlayan Bilgen’in CHP ilçe başkanlığı yaptığı dönemde yolsuzluklar ve usulsüzlük iddialarının tavan yaptığı dönem olan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce ve yardımcısı Mustafa Günay’ın yolsuzluklarını, usulsüzlüklerini ve rüşvet iddialarını belgeleri ve tanıklarıyla haber yaptık. O yerel yöneticiler, gazeteciler için hakarete varan cümleler kurup baskı iklimi yarattığında, neden çıkıp da tek bir kelime cevap vermediniz? Vermediniz çünkü sizin mahalleden değildik!

Teftiş Kurulundaki Dolaplarda,

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda dönen kirli dolapları, tezgahları tek tek belgeleyip yayınladığımızda siz neredeydiniz? Yoktunuz çünkü sizin mahalleden değildik!

Meslektaşınız Linç Edilirken…

İzmir medyasında büyük başarılara imza atmış, bu şehrin 100 yıllık gazetesinin genel yayın yönetmenliğini yapmış İzmir Milletvekili meslektaşımız Şebnem Bursalı, bir yemek fotoğrafı üzerinden ideolojik ve siyasi rakipleri tarafından acımasızca linç edilirken siz neredeydiniz? Bu şehre yıllarca hizmet etmiş meslektaşınıza neden sahip çıkmadınız? Çıkmadınız çünkü sizin mahalleden değildi!

İzmir’de Kanser Çetesi Dosyasında…

Türkiye İstanbul merkezli "yenidoğan çetesi" travmasını atlatmamışken; İzmir’de sağlık sistemi içinde dönen organizasyon yapısını “İzmir’de kanser çetesi” başlığıyla onlarca tehditlere rağmen cesurca araştıran, tanıklar ve belgelerle ortaya koyan yine Temizeller oldu. İzmir basını adına bu devasa araştırmacı gazetecilik örneği sergilenirken siz neredeydiniz?

TEMİZELLER’DEN SAVUNMA İSTEDİKTEN 24 SAAT SONRA ŞİKAYETÇİ ŞİRKET “İZDENİZ” İLE BERGAMA VAPURUNDA EĞLENCENİN DİBİNE VURULMASI HİÇ DE ETİK OLMADI!

Bunca belgeli haberde, kamu zararı iddiasında kafasını kuma gömen sözde disiplin kurulunuz, ucu belediye iştiraki İZDENİZ ‘in milyarlık doğrudan temin usulsüzlüklerine dokununca aslan kesiliyor!

Daha da utanç verici olan zamanlamayı İzmir halkının huzurunda ifşa ediyoruz!

09.06.2026: Temizeller'e "hesap soracağız" cüretiyle o hukuksuz muhtıra yazılıyor.

İŞTE O SKANDAL YAZI İÇERİĞİ

Whatsapp Image 2026 06 22 At 12.18.59

10.06.2026: Bu sansür yazısından hemen 24 saat sonra, İZDENİZ ’in ve halkın malı olan tarihi Bergama Vapuru’nda lüks bir körfez sefası gezisinde kadehler tokuşturuluyor!

Ekran Görüntüsü 2026 06 22 122117

Ekran Görüntüsü 2026 06 22 122147

Ekran Görüntüsü 2026 06 22 122202

Ekran Görüntüsü 2026 06 22 122217

İZDENİZ, İzmir Körfezi'ne kedi kumu üreten firmadan alınan killeri döküp göz göre göre çevre katliamı yaparken, Körfez pislikten kokarken; sizin o gemide ne işiniz var?

Hakkında Sayıştay raporlarında tespitli kamu zararları havada uçuşan şikayetçi İZDENİZ yönetim kurulu başkanı Dr. Işıkhan Güler ve şirketin genel müdürü Gökhan Marım ile yan yana kadeh kaldırıp, arkada "Organizasyon Firmasının" sahnelerinde eller havaya eğlenmenin diyetini, Temizeller’e sansür yazısı yazarak mı ödüyorsunuz?

Şimdi soruyoruz! O organizasyon firmasının parasını kim ödedi? Eğer ki İZDENİZ eğlencenin faturasını ödediyse, tüyü bitmemiş yetimin hakkı ile ödenmiş olmuyor mu?

Bu kurumsal yakınlık rezaleti, objektif tarafsızlığınızın tamamen iflas ettiğinin en somut vesikası olduğunu göstermiyor mu?

Cesur gazetecilerin kamu zararlarını resmi belgelerle deşifre ettiği İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ A.Ş.’nin, bu usulsüzlük iddialarının gölgesinde basın cemiyetine kapılarını açması manidardır.

Kamusal denetim görevini yürüten medyayı susturma veya idari ilişkileri yumuşatma çabası olarak yorumlanan bir takvimde, milletin parasıyla tarihi Bergama Vapuru’nda lüks bir eğlence ve körfez turu organize edilmesi düşündürücüdür.

CHP GÜZELBAHÇE İLÇE BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN DUT YEMİŞ BÜLBÜLE DÖNDÜ
CHP GÜZELBAHÇE İLÇE BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN DUT YEMİŞ BÜLBÜLE DÖNDÜ
İçeriği Görüntüle

UNUTULMAMALIDIR Kİ BU CEMİYET, SADECE MEVCUT YÖNETİMDEN İBARET DEĞİLDİR…

Bünyesinde şahsen tanıdığımız, meslek onuruna sadık, nesnel, tarafsız ve dürüst gazetecileri de barındıran İzmir Gazeteciler Cemiyeti gibi köklü bir kurumun, tam da bu süreçte şikayetçi kamu şirketinin ağırlama masalarında boy göstermesi meslek etiğine ne kadar yakışmıştır? Ve bu sefa turundan Bunun takdirini ve vicdani muhasebesini kamuoyuna ve cemiyetin namuslu üyelerine bırakıyoruz.

SİYASİ TETİKÇİLİK VE ÇAĞLAYAN BİLGEN’İN KUYRUK ACISI!

Yazınızın altında imzası bulunan Sayın Çağlayan Bilgen, tarafsız bir meslek hakemi değil, aktif CHP Güzelbahçe Belediyesi Meclis Üyesidir!

Şikayetçi olan İZDENİZ ise yine aynı partinin yönetimindeki büyükşehir belediyesinin bir şirketidir. Bir siyasetçinin, kendi partisinin yönetimindeki kamu kurumunun pisliklerini örtbas etmek için "gazeteci" şapkasını takıp tetikçiliğe soyunması tam bir skandaldır!

Dahası, Çağlayan Bilgen’in tarafımıza ve şahsıma karşı 2023 yılından kalma derin bir kişisel husumeti ve kuyruk acısı mevcuttur!

Temizeller, 2023 yılı Temmuz ayında Çağlayan Bilgen’in CHP İlçe Başkanı olduğu dönemde, piyasa değeri 141.662 TL olan bir midibüsü, yerel bir iş insanından rüşvet gibi, devleti aldatarak sadece KDV dahil 10.000 TL’ye nasıl aldığını noter belgeleriyle deşifre etmiş ve siyasi uygulamaları , aldığı kararlar ve halkla ilişkileri bakımından değişik haberlerde sert bir şekilde eleştirilmiştir!

Yaptığı uygulamalarda adeta suçüstü yakalanan Bilgen, haberlerimizi engellemek için İzmir bayraklı adliyesinden istediği sonuçları çıkartamayınca Torbalı ve Çeşme Sulh Ceza Mahkemelerine koşmuş, ancak Türk yargısından "tokat gibi" ret cevapları yiyerek rezil rüsva olmuştu! Sıkışınca da "Aday olmayacağım" diyerek ilçe başkanlığını bırakmıştı.

Evrensel hukukun en temel ilkesi "Hiç kimse kendi davasının yargıcı olamaz!" Geçmişte hukuk önünde bükemediğin bileği, bugün belediye meclis üyesi kimliğinin arkasına saklanıp gazeteciler cemiyeti derneğinin antetli kağıtlarıyla mı bükmeye çalışıyorsun? Haddini bil Çağlayan Bilgen!

YAR SAÇLARIN LÜLE LÜLE ÇAĞLAYAN BİLGEN SANA GÜLE GÜLE
YAR SAÇLARIN LÜLE LÜLE ÇAĞLAYAN BİLGEN SANA GÜLE GÜLE
İçeriği Görüntüle

GAZETECİLİK BU İKİYÜZLÜLÜĞÜ ASLA AFFETMEZ!

İzmir medyasının cesur kalemi Mithat Umutoğulları’nın o tarihi tespitiyle size aynen cevap veriyoruz,

"Dayak yiyen sizin mahalleden değilse susuyorsunuz... Sadece belli gazetecilerin cemiyeti olarak hatırlanırsınız! Gazetecilik bu ikiyüzlülüğü asla affetmez!"

Haber kaynaklarımızı, ham çalışma notlarımızı, yayın hazırlık belgelerimizi veya arşivimizi bağımsız mahkeme kararı olmaksızın hiçbir dernek yapısına sunma yükümlülüğümüz yoktur! Temizeller Gazetesi’nin hesap vereceği tek merci YÜCE TÜRK YARGISI VE İZMİR HALKIDIR.

Siyasi gücünüze ve vapur sefalarınıza güvenerek bağımsız gazeteciliğe hizalama çekmeye cüret eden GÜZELBAHÇE BELEDİYESİ CHP’Lİ MECLİS ÜYESİ Çağlayan Bilgen’in ve Cemiyetinizin bu tutumunu meslek etiği açısından ESEFLE KINADIĞIMIZI açıkça bildiririz.

Mütevazılığımızın yanlış anlaşılmasına asla izin vermeyeceğiz. Siz belediye şirketlerinin rahatsızlığını gazeteci üzerinde baskı aracına dönüştürmeye çalışırken, biz belgeyle, kamu yararıyla ve müstakil gazetecilik iradesiyle İZDENİZ şirketinin hortumları hangi usulle aldığını ve alınan hortumların nereye bağlandığını deşifre etmeye devam edeceğiz!

ÇAĞLAYAN BİLGEN’E SON SÖZ…

Buradan, şahsımın veya yayın organımın hiçbir üyelik, temsil ya da paydaşlık bağı bulunmamasına rağmen, elindeki dernek antetli kağıdını “belge talebi ve toplantı katılım çağrısı” adı altında bağımsız bir gazeteciye 9.06.2026 tarihinde yazı yazıp daha sonra sadece 24 saat sonra 10.06.2026 tarihinde BERGAMA VAPURUNDA EĞLENCENİN DİBİNE VURAN İzmir Gazeteciler Cemiyeti yöneticileri ve İZDENİZ yöneticileri Disiplin Kurulu Başkanı ve Güzelbahçe CHP Belediye Meclis Üyesi Çağlayan Bilgen’e ve katılan üyelere İZDENİZ vapurunda TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİMİN HAKKIYLA lüks ağırlama seansları düzenleyen o bürokratlara açıkça çağrıda bulunuyorum! Sizin yazınız ile bu yaptığınız işlem ne kadar ahlaki ne kadar etik! Asıl Siz buna cevap verin !

Kendinize, işgal ettiğiniz koltuklara ve arkasındaki çıkar ittifaklarına zerre kadar güveniyorsanız, meşruiyet zemini yapay dernek kurulları değil, Bayraklı Adliyesi ve bağımsız Türk Mahkemeleridir! Temizeller Gazetesi’ne karşı yasal mesnetten yoksun yazılarla paralel kurullar kurgulamak, kurumsal kimliklerin arkasına sığınarak iftira mekanizmaları işletmek ve bağımsız medyayı baskı altına almaya çalışmak sizin haddiniz değildir!

Bağımsız bir medya kuruluşunu hedef almak yerine; İzmir halkının körfezini kirletenlerden, 5,5 yılda yaklaşık 5000 adetten fazla doğrudan temin dosyasıyla kamu bütçesini buharlaştıranlardan ve Sayıştay denetçilerinin raporlarında açıkça tescillenen kamu zararlarının faillerinden, yani o vapur masalarında yan yana kahve içtiğiniz tüyü bitmemiş yetim hakkı yiyenlerden hesap sormanızı tavsiye ederim! Unutulmamalıdır ki gazetecilik; yetim hakkı yiyenlerle karşılıklı kadeh kaldırma değil, o hakkı gasp edenlerin önüne resmi belgeleri ve hukuki gerçekleri birer birer dizme mesleğidir!"

Unutmadan sormak istiyorum hepimizi temsil ettiğini söyleyen gazeteciler cemiyetinin Hollanda Krallığı himayelerinde yapılan “NAR” projesi bitti mi? projenin ana temalarından olan “ İnsan hakları aktivistlerine destek, Kurumsal sosyal sorumluluğun teşvik edilmesi, İnanç özgürlüğü, İfade özgürlüğü , Toplumsal cinsiyet eşitliği Kadın hakları ve cinsiyet ayrımcılığı ile ilgili hususlar, lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kısa adı LGBTİ+ hakları konusunda umarım başarılı olmuşuzdur!”

Sahi İzmir gazeteciler cemiyetinin son 15 -20 yılını neden tartışmaya açmıyoruz!