Ege Bölgesi’nde CHP’li belediyelerden yükselen "bankamatik memuru" ve "kişiye özel kadro" iddiaları kamuoyunda infial yaratırken, siyasetin gündemi yolsuzluk ve liyakat tartışmalarıyla sarsılıyor. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın ardından, benzer bir skandalın adresi bu kez Gaziemir oldu. Gaziemir AK Parti Grup Başkanvekili Uğur İnan Atmaca’nın titiz takibi ve ısrarlı sorularıyla gün yüzüne çıkan "Özel Kalem" operasyonu, yerel yönetimlerdeki usulsüzlük iddialarını bir üst perdeye taşıdı. Atmaca'nın meclis kürsüsünden sunduğu somut veriler; Belediye Başkanı Ünal Işık’ın, işe uğramadığı iddia edilen bir ismi istisnai kadrodan sınavsız memur yaptığı ve bu isme astronomik maaşlar bağladığı gerçeğini Türkiye gündemine taşıdı.

Ugur Inan Atmaca 4

GAZİEMİR’DE "BANKAMATİK" SESLERİ

Gaziemir AK Parti Grup Başkanvekili Uğur İnan Atmaca’nın meclis gündemine taşıdığı iddia yenilir yutulur cinsten değil. Özel Kalem Müdürü olarak atanan Yalçın Barkın Ulutaş, belediyeye uğramadan her ay düzenli olarak maaş alıyor. Üstelik bu maaş, sıradan bir memurun çok ötesinde 100 bin 276 TL!

Gazeteci Barkin Ulutas Konak Belediyesi Ozel Kalem Mudurlugune Atandi 11571

"VELİ AĞBABA’NIN YAKINI" İDDİASI

Skandalın siyasi boyutu ise daha derin. İşe gelmediği söylenen Ulutaş’ın, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağababa’nın yakını olduğu ileri sürülüyor. Belediye Başkanı Ünal Işık’ın, meclisten gelen "Bu kişi neden işe gelmiyor?" sorularına "Bu benim tasarrufumdadır" şeklinde cevap vermesi, kamu kaynaklarının şahsi tasarruf olarak görülüp görülmediği tartışmasını başlattı.

UŞAK VE GAZİEMİR AYNI YOLUN YOLCULARI MI?

Hatırlanacağı üzere Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım da benzer atama ve "bankamatik" iddialarıyla gündeme gelmişti. Her iki belediyede de yaşanan bu "sınavsız memuriyet" ve "istisnai kadro" operasyonları, liyakat bekleyen binlerce genci hayal kırıklığına uğratırken, "Ege’de belediyeler liyakat merkezi mi, yoksa siyasi yakını ödüllendirme kapısı mı?" sorusunu sordurtuyor.

HUKUK NE DİYECEK?

Hukukçular Uyarıyor. "Tasarruf Değil, TCK Kapsamında Suç!"

Görüşlerine başvurduğumuz ceza hukuku uzmanları, Gaziemir ve Uşak belediyelerindeki iddiaların "başkanın takdir yetkisi" sınırlarını çoktan aştığını vurguluyor. Uzmanlar, işe gelmeden maaş almanın Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenen “Görevi Kötüye Kullanma” suçunun en çıplak hali olduğunu belirterek; Eğer bir kamu görevlisi, mesaisine uğramadığı halde kamu bütçesinden ödeme alıyorsa, burada sadece idari bir kusur değil, kamu kaynağının bir şahsa usulsüz aktarımı söz konusudur. Bu durum, yargı pratiklerinde 'Nitelikli Zimmet' suçuna kadar uzanabilecek bir ceza yargılamasının kapısını aralar," değerlendirmesinde bulunuyorlar.

Danıştay ve Sayıştay Kıskacı: "Hülleli Atama ve Kamu Zararı"

İdari hukuk cephesinde ise tablo daha net. Danıştay’ın yerleşik içtihatları, Özel Kalem Müdürlüğü gibi istisnai kadroların "memuriyete sınavsız giriş bileti" olarak kullanılmasını kesin bir dille reddediyor. Hukukçular, "Danıştay, hizmet gereklerine dayanmayan ve sadece memuriyet statüsü kazandırmaya yönelik atamaları 'maksat yönünden hukuka aykırı' bularak iptal etmektedir. Öte yandan Sayıştay, fiilen çalışılmayan sürenin ücretini 'Kamu Zararı' olarak tescil eder. Bu durumda, Özel Kalem Müdürü'nün cebine giren her bir kuruşun, faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilmesi kaçınılmazdır. Hukuk devletinde hiçbir 'tasarruf', kamu maliyesini zarara uğratma imtiyazı vermez," diyerek sürecin hukuki faturasının ağır olacağına dikkat çekiyorlar.

WHATSAPP İHBAR HATTI: 0533 263 43 68

Mail İletişim: [email protected]

İŞTE O KONUŞMA!