İzmir’de anaokulları ve ilkokullar bünyesinde açılan çocuk kulüpleri, velilerin ödediği ücretlerle yürüyen hem çocuk güvenliği hem de mali disiplin açısından en hassas uygulamalardan biri. Bu nedenle denetim, sadece “yazıda var” diye geçiştirilecek bir başlık değil; sahada, kayıtla, raporla, takip mekanizmasıyla yürütülmesi gereken bir kamu görevi. Ancak son dönemde İzmir eğitim kamuoyunda büyüyen tartışma şu soruda düğümleniyor: Denetim işi mevzuata göre müfettişin asli görevi iken, rutin denetim düzeni neden “denetim yetkilisi listeleri” ve “denetim payı” üzerinden yöneticiler ekseninde kuruluyor?

Bu tartışmanın odağında, temel eğitimden sorumlu İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hasan Vermez de bulunuyor. Çünkü çocuk kulüpleri yönergesinde “denetim yetkilileri” tanımında, temel eğitimden sorumlu il müdür yardımcısına açık rol veriliyor ve büyükşehirlerde denetim yetkilisi sayısının 15 kişiye kadar belirlenebileceği düzenleniyor.

İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ, DENETİM PAYI SKANDALINA KARŞI SESSİZLİĞİNİ KORUYOR!
İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ, DENETİM PAYI SKANDALINA KARŞI SESSİZLİĞİNİ KORUYOR!
İçeriği Görüntüle

Mevzuatın emrediyor! “DENETİM MÜFETTİŞİN İŞİ”

Kamuoyuna yansıyan Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği’nin 53/1. maddesinde, eğitim müfettişlerinin rehberlik, iş başında yetiştirme, denetim, izleme ve değerlendirme, araştırma, inceleme, soruşturma ve ön inceleme çalışmalarını yapmakla görevli olduğu açıkça belirtiliyor. Yani sistem, riskli bir durum oluştuğunda refleks olarak müfettişi işaret ediyor. Şikayet varsa müfettiş, usulsüzlük iddiası varsa müfettiş, soruşturma gerekiyorsa yine müfettiş.

İşte tam bu noktada eğitim camiasının sorusu daha da sertleşiyor: Madem yük, sorumluluk ve hukuki risk müfettişte; rutin denetim kapasitesi neden müfettişlerin etkinliğiyle güçlendirilmiyor?

Çocuk Kulüpleri Yönergesi, “Aylık denetim” ve denetim payı sistemi

Çocuk Kulüpleri Yönergesi, denetimi “aylık” bir zorunluluk olarak tarif ediyor ve denetim sonucunda düzenlenen “Çocuk Kulübü Denetim Formu (EK-6)”nın kulüp denetim dosyasında saklanacağını belirtiyor. Ayrıca denetim yetkililerinin kimler olacağına dair kapsam da çiziliyor: il/ilçe milli eğitim müdürü, temel eğitimden sorumlu il milli eğitim müdür yardımcısı, il/ilçe temel eğitim şube müdürü, ihtiyaç halinde diğer yöneticiler ile eğitim müfettişleri. Yönerge, büyükşehir il müdürlüklerinde denetim yetkililerinin 15 kişiye kadar belirlenebileceğini de ifade ediyor.

Ancak tartışmayı büyüten asıl düzenleme, kulüp gelirlerinden yüzde 1 oranında “denetim payı” ayrılması. Yönerge, bu payın il milli eğitim müdürlüğü adına açılacak hesapta toplanması ve denetim yetkililerine dağıtılmasına ilişkin bir mekanizma da kuruyor.

Denetim “aylık” deniyor, peki rapor nerede?

Eğer denetim aylık yapılıyorsa, İzmir’de kamuoyunun cevap beklediği sorular nettir:

İzmir genelinde kaç çocuk kulübü aktif olarak faaliyet gösteriyor?

Her kulüp için aylık denetim planı var mı, yoksa denetim düzensiz mi yürütülüyor?

EK-6 denetim formları her ay nasıl düzenleniyor? Düzenleniyorsa kaç kulüp için kaç form var?

Denetimlerde hangi eksikler tespit edildi, hangi düzeltmeler istendi, hangileri takip edildi?

Çünkü denetim, “denetledik” demekle değil; form, tespit, düzeltme ve takip zinciriyle anlam kazanır. Bu zincirin kopması, denetim payını da tartışmalı hale getirir.

İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ'İN DOSYASINI AÇIYORUZ!
İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ'İN DOSYASINI AÇIYORUZ!
İçeriği Görüntüle

Hayme Hatun örneği: Denetim varsa bu tablo nasıl oluştu?

Buca’daki Hayme Hatun Anaokulu üzerinden gündeme gelen iddialar, denetim mekanizmasının gücünü test eden somut bir örnek haline geldi. İddialar doğruysa, denetim sistemi niçin önleyici çalışmadı? Denetim yapıldıysa, risk ve uygunsuzluklar neden zamanında tespit edilip giderilmedi? Denetim yapılmadıysa, denetim payı hangi gerekçeyle dağıtıldı?

Kamu vicdanını yaralayan çelişki tam da burada büyüyor: Sorun çıkınca müfettiş çağrılıyor; ancak “rutin denetim” ve “denetim payı” tartışmasında yöneticiler öne çıkıyor.

Müfettişe dosya, yöneticiye pay algısı nasıl oluşuyor?

Eğitim camiasında giderek güçlenen algı şudur: Müfettiş, kriz çıkınca devreye sokuluyor; rapor yazıyor, inceleme yapıyor, soruşturma yürütüyor. Yani işi de riski de taşıyor. Buna karşın denetim payı dağıtımı konuşulduğunda, sahaya inen denetim emeği değil; liste ve dağıtım mekanizması konuşuluyor.

Bu noktada idarenin yapması gereken şey, tartışmayı duygu düzeyinden çıkarıp belgeye indirmektir.

Hasan VERMEZ’e ve İzmir İl MEM’e yöneltilmesi gereken sorular

Temel eğitimden sorumlu il müdür yardımcısına ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne kamuoyu adına sorulması gereken sorular şunlardır:

Denetim yetkilisi listeleri hangi kriterlerle hazırlanıyor?

Denetim yetkilisi olarak görevlendirilenlerin sahada yaptığı denetimler, hangi kayıtlarla ispatlanıyor?

Denetim payı dağıtımında, denetim formları ve denetim kayıtlarıyla bire bir eşleştirme yapılıyor mu?

Denetim yapılmadıysa ödeme yapılmıyor mu, yoksa ödeme rutin mi ilerliyor?

Hayme Hatun Anaokulu iddialarıyla ilgili denetim kayıtları ve tespitler var mı?

Bu sorulara verilecek en güçlü cevap, tartışma değil; denetim takvimi, denetim formu sayıları, tespit ve düzeltme istatistikleri, denetim payı toplamları ve unvan bazında dağıtım verileridir.

İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ’İN SORUMLULUK ALANINDA NELER OLUYOR?
İZMİR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZ’İN SORUMLULUK ALANINDA NELER OLUYOR?
İçeriği Görüntüle

TEMİZELLER’in çağrısı: Şeffaflık ve hakkaniyet!

Denetim bir ünvan işi değil, icra işidir. Denetim payı da ancak icranın kayıtla ispatlandığı yerde meşruiyet kazanır. Eğitim müfettişleri mevzuat gereği denetim, inceleme ve soruşturma yükünü taşıyorsa; rutin denetimde de etkin, görünür ve belirleyici olmalıdır. Aksi halde “müfettişe çay kaşığı, yöneticilere kepçeyle” benzetmesi, sadece bir eleştiri değil, kurumun itibarını yaralayan kalıcı bir algıya dönüşür.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, bu tartışmayı bitirecek anahtarı elinde tutuyor. Denetim kayıtlarını ve denetim payı verilerini şeffaf biçimde kamuoyuna açıklamak gerekiyor.

Whatsapp İhbar Hattı: 0533 263 43 78

Mail İletişim: [email protected]