SİYASET

İZMİR’DE UTANÇ TABLOSU: BAŞKAN NÖBETTE, SORUMLULAR TATİLDE!

İzmir’de Meslek Fabrikası krizi büyürken Başkan Cemil Tugay sahada direnişini sürdürdü; yönetici ve siyasi aktörlerin yokluğu ise tartışma yarattı.

İzmir’de Meslek Fabrikası üzerinden patlak veren kriz, yalnızca bir tahliye tartışmasının çok ötesine geçerek kamu yönetimi anlayışını tartışmaya açan çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. TEMİZELLER Genel Yayın Yönetmeni usta gazeteci Ahmet Tübcel’in saha araştırmalarıyla gün yüzüne çıkan gelişmeler, bir yanda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın tarihi yapının önünde gece gündüz demeden sürdürdüğü fiili direnişi, diğer yanda ise aynı kurumun idari ve siyasi sorumlularının kriz anındaki yokluğunu gözler önüne serdi.

Tahliye baskısının arttığı, Başkan Tugay’ın kamuoyuna ve sivil toplum kuruluşlarına açık destekleyin çağrısı bu süreçte Tugay’ın “buradan gitmeyeceğim” diyerek sahada pozisyon alması dikkat çekerken, Meslek Fabrikası’nın başındaki isim olan Zeki Kapı’nın yurtdışında tatilde bulunması ve CHP İl Başkanı Çağatay Güç’ün sahada ve ortalıklarda görünmemesi, yönetim refleksi açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.

Öte yandan yalnızca bu krizle sınırlı kalmayan bir tablo giderek daha net şekilde ortaya çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın, kenti ilgilendiren birçok kritik başlıkta sahada tek başına bırakıldığı yönündeki eleştiriler artık açıkça dile getiriliyor. Toplumsal refleks gerektiren süreçlerde il başkanlığı ve milletvekilleri düzeyinde güçlü, görünür ve kararlı bir siyasi duruş beklenirken, bu desteğin sahaya yansımaması kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.

Özellikle kriz anlarında omuz omuza verilmesi gerekirken, Tugay’ın yalnız bırakılması; “siyasi sahiplenme mi var, yoksa sorumluluktan kaçış mı?” sorusunu beraberinde getiriyor. Bu durum artık basit bir koordinasyon eksikliği olarak değil, doğrudan bir siyasi yalnızlaştırma ve destek zafiyeti olarak değerlendiriliyor; eleştirilerin hedefinde ise açık şekilde il başkanlığı ve milletvekilleri yer alıyor.

Halkapınar’daki tarihi Meslek Fabrikası binasına yönelik tahliye sürecinin başlatılmasıyla birlikte İzmir’de tansiyon hızla yükselirken, sürecin en kritik anlarında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay geri adım atmayan bir tavır sergiledi.

MESLEK FABRİKASI MÜDÜRÜ AMERİKADA TATİLDE

Meslek Fabrikası’nın başındaki isim Zeki Kapı ’ya ilişkin ortaya çıkan bilgiler, krizin en tartışmalı başlıklarından birini oluşturdu. Kurumun tahliye riskiyle karşı karşıya olduğu, büyükşehir belediye başkanının bina önünde fiili nöbet tuttuğu ve İzmir kamuoyunun geniş kesimlerinin sürece dahil olduğu bir dönemde, fabrika müdürü Zeki Kapı’nın yurtdışında bulunması dikkat çekti. Daha da çarpıcı olan ise Amerika’nın Brooklyn bölgesinden sosyal medya üzerinden konum paylaşarak poz vermesi ve gelen tepkilerin ardından bu paylaşımı kısa süre içinde kaldırması oldu. Belediyeye yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Meslek Fabrikası’na ilişkin tahliye sürecinin başlamasının ardından Zeki Kapı’nın durumu yakından takip ederek ilk uçakla İzmir’e hareket ettiği öğrenildi. Kapı’nın kısa süre içinde kente ulaştığı ve sürece dahil olduğu belirtiliyor. Bu gelişme, yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, kriz anlarında kurum yöneticilerinin nerede durduğu ve nasıl bir sorumluluk refleksi gösterdiği açısından kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaya başlandı. Meslek Fabrikası gibi istihdam ve eğitim odaklı stratejik bir yapının geleceğinin tartışıldığı bir süreçte, kurumun en üst düzey yöneticisinin sahaya son anda yetişmesi “yönetim kriz anında nasıl pozisyon almalı?” sorusunu yeniden gündeme taşırken, yaşananlar birçok kesim tarafından ciddi bir yönetim zafiyeti ve görev sorumluluğundan uzaklaşma olarak değerlendiriliyor.

CHP İZMİR İL BAŞKANI ÇAĞATAY GÜÇ ANTALYA’DA TATİLDE!

Meslek Fabrikası krizi yalnızca idari kadrolarla sınırlı kalmazken, siyasi sorumluluk hattında da dikkat çekici bir boşluk tartışması doğurdu. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün, krizin en kritik günlerinde sahada görünmemesi ve Antalya’da tatil ’de bulunduğuna ilişkin bilgiler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İzmir’de tahliye tartışmaları sürerken, Büyükşehir belediye başkanının bina önünde nöbet tuttuğu, sivil toplum kuruluşlarının destek açıklamaları yaptığı ve kamuoyunun süreci yakından takip ettiği bir atmosferde, il başkanlığı makamının sahada aktif bir rol üstlenmemesi üstüne üstlük tatilde eğlenmesi parti tabanında ve kent kamuoyunda “temsil” ve “sahiplenme” kavramları üzerinden sorgulanmaya başlandı. Bu durum, yalnızca bireysel bir tercih olarak değil, kriz anlarında siyasi aktörlerin nasıl bir refleks göstermesi gerektiği tartışmasını da beraberinde getirdi.

Ortaya çıkan tablo ise İzmir’de uzun süre hafızalardan silinmeyecek nitelikte. Bir tarafta bina önünde fiilen nöbet tutan bir belediye başkanı, diğer tarafta yurtdışında bulunan bir kurum müdürü ve sahada görünmeyen aksine Antalya’da tatilde eğlenen bir il başkanı…

Bu çelişki, kamu yönetimi ve siyasi sorumluluk açısından adeta bir “karakter ve duruş testi” olarak değerlendiriliyor. TEMİZELLER’in ulaştığı bilgiler ve saha gözlemleri, kriz anlarında koltukların yalnızca unvan değil, aynı zamanda ağır bir sorumluluk taşıdığını bir kez daha ortaya koyarken, yaşananlar İzmir kamuoyunda “kim sorumluluk aldı, kim geri çekildi” sorusunu net biçimde gündeme taşıdı. Ve görünen o ki, bu süreçte sergilenen tutumlar kentin hafızasına kalıcı şekilde kaydedildi.