İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ ’deki milyonluk doğrudan temin vurgunları, kedi kumu skandalları ve doğrudan temin işlerde limit mühendisliği belgeleri karşısında köşe bucak kaçan İZDENİZ yönetimi sessizliğe bürünürken, kurumun adeta avukatlığını şaşırtıcı bir şekilde İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve yeni parti belediye meclis üyesi aynı zamanda cemiyetin disiplin kurulu başkanı Çağlayan Bilgen üstlenmişti!
İZDENİZ Başkanı Işıkhan Güler ile Genel Müdür Gökhan Marım TEMİZELLER Gazetesinde yayımlanan haberlere ve belgelere tek kelime bile yanıt verememiş, İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Dilek Gappi ile Disiplin Kurulu Başkanı Yeni partili, Belediye Meclis Üyesi Çağlayan Bilgen adeta kurumun koruma kalkanı gibi hareket ederek basın tarihine kara leke olarak geçen bir ibretlik yazı göndererek Temizeller Gazetesi’nden 9 Haziran 2026’da bilgi ve belge talep etmişti.
Bu skandal çıkışın diyeti ise üzerinden henüz 24 saat bile geçmeden, 10 Haziran 2026 günü İZDENİZ’e ait tarihi Bergama Vapuru’nda düzenlenen “özel Körfez turu” adı altında çalgılı çengili eğlence yapıp yiyip içenler, eğlencenin faturasını tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu şirketinin kasasına yıkıp gitmişti.
Bağımsız basına parmak sallamanın bedelini kamu malıyla vapur sefası yaparak ödeyenlerin bu derin ikiyüzlülüğü kapalı kapılar ardında kalmamış, TEMİZELLER’in ısrarlı ve belgeli haberciliği nihayet adalet mekanizmasını harekete geçirmiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm bu belgeler ışığında İZDENİZ dosyası için adli soruşturmayı resmen başlattı!
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ A.Ş. ve İZSU ’da aylardır belge, belge deşifre edip gündeme taşıdığımız iddiaları, Türkiye’yi sarsacak devasa bir talan ve kamu zararı çarkını adli mercilerin tam merkezine taşıdı.
Temizeller Gazetesi’nin ısrarlı, belgeli ve tavizsiz takibi sonucu , İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, milyonlarca liralık kamu kaynağının "limit mühendisliğiyle" nasıl buharlaştırıldığını tescil eden dosyalar için düğmeye basarak İZDENİZ ’den tüm ihale evraklarını ve tartışmaların odağındaki Burak Erdost dosyalarını resmen talep etti.
TEMİZELLER İZDENİZ şirketinde doğrudan temin limitlerinin aşılmaması için sergilenen cerrahi hassasiyet ise "limit mühendisliğinin" ders niteliğindeki örneklerini gözler önüne serdi. 2024 yılı doğrudan temin üst limiti olan 622.756 TL sınırını aşmamak adına, 2.3 milyonluk depo tadilatı ve feribot zemin onarımı gibi işler 500-600 bin TL’lik parçalara bölündü. Daha da vahimi, 30 Nisan 2026 tarihinde mesai bitimine dakikalar kala saat 14:00’te; turnike servisinden izole paspasa, ofis mobilyasından can yeleği ışığına kadar birbiriyle alakasız 10 ayrı doğrudan temin dosyasının aynı anda patlatılması, sistemin nasıl bir kurguyla yönetildiğini kanıtladı.
BURAK ERDOST VAKASI VE ROL ÇAKIŞMASI
Dosyanın en can alıcı noktalarından biri olan İZDENİZ ’de dalgıç amiri olarak görev yapan Burak Erdost skandalı, savcılığın evrak talebiyle doruğa ulaştı. İZDENİZ kendi internet sayfasında yayınladığı bilgilerde İZDENİZ bünyesinden dalgıç ekibi kurdukları ve dalgıç ekinin başına dalgıç amiri olarak Burak ERDOST’un getirdiğini duyurdu.
Erdost’un hem kurumda çalışması hem de 2026/42840 numaralı açık ihale ile 2025 yılındaki 25DT579344 numaralı "Basçın Odası ve Satıhtan İkmalli Seyyar Dalış Sistemi" doğrudan teminini aynı kurumdan yaklaşık 5 milyon liraya yaklaşan ihaleleri yüklenici sıfatıyla alması pes dedirtti. Üstelik teklif isteme formlarında firmalara "irtibat kurulacak yetkili kişi" olarak kendi telefonunun yazılması, TCK 235 (ihaleye fesat karıştırma) ve TCK 257 (görevi kötüye kullanma) maddeleri kapsamında yargının öncelikli inceleme alanına girdi.
KÖRFEZ’DE "KEDİ KUMU" VE LİYAKATSİZLİK FACİASI
İzmir Körfezi’ni "Çin modeli modifiye kil" masalıyla temizlediklerini iddia eden İZDENİZ yönetiminin maskesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 25.02.2026 tarihli resmi yazısıyla düştü. Bakanlık, Bayraklı sahilinde dar bir alan için verilen sınırlı pilot çalışma izninin suistimal edilerek Pasaport, İnciraltı ve Liman içi dahil 7 farklı noktaya yaklaşık 500 ton sodyum bentonit (yani piyasadaki adıyla kedi kumu) döküldüğünü, ortada hiçbir akademik rapor olmadığını tescilledi ve cezai müeyyide uyarısında bulundu. Daha da trajikomik olan ise, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hüsnü Kayıkçıoğlu’nun raporunda bu işlemin körfezin dibine "beton tabut" gömmekten farksız olduğunu, algleri yok etmeyip dibe çökerek oksijeni bitirdiğini kanıtlamasına ek olarak; bu hayati teknik şartnamenin altında çevre veya kimya mühendisleri yerine Eğitim Müdürü ile Eğitim Sorumlusu olarak imza atmış olmalarıydı. 20 Ağustos 2024 balık ölümleri gerekçe gösterilmesine rağmen şartnamenin 16 ay sonra (25 Kasım 2025) revize edilmesi de sürecin acil bir ekolojik refleks değil, stok eritme operasyonu olduğunu belgeledi.
DR. IŞIKHAN GÜLER’İN AKADEMİK ÇELİŞKİSİ VE 100 MİLYONLUK "HAYALİ ADALAR" VURGUNU!
İZSU’nun 2018 yılında Dr. Işıkhan Güler’in onayıyla Gediz Deltası sulak alan koruma bölgesinde açtığı 7.950.000 TL’lik (bugünkü altın bazlı güncel değeriyle yaklaşık 100 Milyon TL) "Doğal Yaşam Adaları" projesi, planlı kamu zararının anıtı oldu. Işıkhan Güler’in 2014 yılında ODTÜ’de eş danışman olarak yönettiği tezde, körfeze çamur dökerek ada yapmanın yüksek ekolojik risk taşıdığını bilgisayar simülasyonlarıyla kanıtlamasına rağmen, 4 yıl sonra bu gerçeği unutup projeye onay vermesi akademik çelişkinin tesciliydi. Zeyilname oyunlarıyla teknik şartların esnetildiği ve ARTI Proje ’ye verilen bu hayali proje, Çevre Bakanlığı’nın 11 Aralık 2025 tarihli kararıyla "bilimsel dayanağı yok, ekolojik risk büyük" denilerek tamamen çöpe atıldı.
İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ (İGC) YÖNETİMİNİN SERGİLEDİĞİ TUTUM TARİHE KARA BİR LEKE OLARAK GEÇTİ
Tüm bu skandallar belgeleriyle havada uçuşurken, basın meslek ilkelerini koruması gereken İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) yönetiminin sergilediği tutum tarihe kara bir leke olarak geçti. Üyeleri dahi olmayan Temizeller’e 9 Haziran 2026’da adeta savcılık makamıymış gibi muhtıra verip belge isteme cüreti gösteren İGC Disiplin Kurulu Başkanı ve eski CHP li şimdi YENİ Parti Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Çağlayan Bilgen ile İGC Başkanı Dilek Gappi, bu garabetten henüz 24 saat sonra, 10 Haziran’da iddiaların odağındaki İZDENİZ yöneticileriyle birlikte tarihi Bergama Vapuru’nda lüks bir körfez sefası yapıp kadeh tokuştururken yakalandı. Halkın canını yakan çöp dağlarına, sel felaketlerine, körfezin leş gibi kokusuna en önemlisi kendi meslektaşların evine ekmek götürüp götüremediğinle ilgilenmesi gereken Dilek Gappi ve saz arkadaşları ucu belediye şirketine dokununca nasıl fedailik yaptığı gözler önüne serildi.
TEMİZELLER DİYOR Kİ!
TEMİZELLER’in ısrarlı fikri takibi sayesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın evrakları masaya yatırmasıyla birlikte maskeler düştü. İzmir halkının parasını peşkeş çekenlerden, körfezi kedi kumuyla boğanlardan ve bu düzeni korumak için sansür mekanizmaları işletenlerden yargı önünde hesap sorulana kadar kalemimiz susmayacak!