Sulh ceza mahkemelerinden tam bir değil iki kez red kararı ve 24. Asliye hukuk Mahkemesi’nin dikkat çekici ara kararı.
Gaziemir Nevvar Salih İşgören Anadolu Lisesi’nde proje okul müdürlüğü görevini yürütürken, Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan ve yaklaşık 5,5 milyon nüfusu, 900 bin öğrencisi, 60 bin öğretmeni ve 4 bin 500 okulu kapsayan İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde yüzlerce o koltuğu liyakatiyle hak edecek insan varken temel eğitim ve proje okullarından sorumlu il müdür yardımcılığı görevine adeta paraşütle atanan Hasan Vermez, 2023 yılından bu yana kamu adına yaptığı iş ve işlemler Temizeller Gazetesi’nin merceği altına girdi. Eğitim sisteminin en geniş ve en kritik alanını yöneten bu makamda alınan kararlar ve yürütülen idari işlemler, kamu yararı kapsamında Temizeller tarafından belgeleriyle birlikte incelendi; usule ilişkin tartışmalar ve yönetim tarzına yönelik eleştiriler kamuoyunun gündemine taşındı.
Ancak bu eleştiriler karşısında tercih edilen yol, cevap ve şeffaflık değil; yargı üzerinden yayınları durdurma girişimi oldu. Hasan Vermez önce erişim engeli talebiyle Sulh Ceza Hakimliklerine başvurdu. İki ayrı hakimlik, 5651 kapsamında yaptığı inceleme sonucunda erişim engeli talebini RED etti.
Bunun ardından Sulh Ceza Mahkemelerinden istediğini alamayan Hasan Vermez bu kez de 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ihtiyati tedbir ve tazminat talebiyle dava açtı.
Ortaya çıkan tablo ise üç ayrı yargı aşamasında yapılan değerlendirmelerde, eleştirel haberciliği durdurmaya yönelik talepler hukuki karşılık bulmadı. Yargı, erişim engeli ve tedbir mekanizmasının bir susturma aracına dönüşmesine izin vermedi.
1. AŞAMA: SULH CEZA MAHKEMESİNDEN RET
Hasan Vermez, Temizeller’de yayımlanan haberler için 5651 sayılı Kanun kapsamında İzmir Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurarak yayınlanan haberlere erişim engeli talebinde bulundu. Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda erişim engeli talebini RED etti.
2. AŞAMA: BİR ÜST SULH CEZA MAHKEMESİNDEN DE KESİN RET
Ret kararına yapılan itiraz üzerine dosya bir üst mahkeme olan bir başka Sulh Ceza Hakimliği’nin önüne geldi. İtiraz reddedildi ve karar kesinleşti. Böylece iki ayrı hakimlikce, yayımlanan haberlere erişim engeli talebi RED edildi.
3. AŞAMA: 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN DİKKAT ÇEKEN ARA KARAR
Süreç bununla da sınırlı kalmadı. Sulh ceza mahkemesinden isteği kararları çıkaramayan Hasan Vermez bu kez de 24. Asliye Hukuk Mahkemesine ihtiyati tedbir ve tazminat talebi davası açtı. 24. Asliye hukuk mahkemesi hakimliğinin verdiği ara kararında yer alan ifadeler, hukuki tabloyu daha da netleştirdi. Mahkeme şikayet dilekçesini ve dosya kapsamını detaylı inceleyerek ihtiyati tedbir talebini değerlendirirken dosyada Hasan Vermez ’in “YAKLAŞIK İSPAT ŞARTININ DAHİ YERİNE GETİRMEDİĞİNİ” vurguladı. Ayrıca talebin, “yargılama sonunda elde edilmek istenen sonucun peşinen sağlanmasına yönelik” olduğuna dikkat çekti.
Bu tespit, hukuk yargılamasında son derece ağır bir değerlendirme niteliği taşıyor. Zira ihtiyati tedbir, ancak güçlü ve ilk bakışta ikna edici bir ispat zemini varsa uygulanabilir. Mahkeme, bu zeminin oluşmadığı kanaatine varmıştır.
AYM ÇERÇEVESİ VE 5651 GERÇEĞİ
Anayasa Mahkemesi’nin 10 Ocak 2024 tarihli kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine ilişkin önemli hükümler iptal edilmiş; süresiz ve geniş kapsamlı erişim engellemelerinin ifade ve basın özgürlüğüne ağır müdahale oluşturduğu açıkça ortaya konmuştu.
Bu anayasal çerçeve ışığında verilen ret kararları, erişim engelinin otomatik bir sansür mekanizması olmadığını bir kez daha göstermiş oldu.
Üç ayrı yargısal değerlendirmede de bu şartların oluşmadığı sonucuna varıldığı değerlendirildi
İLETİŞİM UZMANI ERHAN ÇALIŞKAN: “BU HABERLER BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDADIR”
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan İletişim uzmanı Erhan Çalışkan, Temizeller Gazetesi’nde yayımlanan içeriklerin basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Çalışkan, yapılan haberlerin, kamu yararı taşıyan konulara ilişkin olduğunu, kamusal görev üstlenen bir yönetici hakkında denetim ve sorgulama niteliği taşıdığını, belge ve resmi süreçlere dayandığını, hakaret ya da kesinleşmiş suç isnadı dili içermediğini vurguladı.
İletişim uzmanı Erhan Çalışkan, “Gazetecilik faaliyeti kamu adına soru sormaktır. Şeffaflık talep etmektir. Kamusal gücü kullananları denetlemektir. Bu faaliyet, Anayasa’nın 26 ve 28. maddeleri kapsamında açık biçimde koruma altındadır. Eleştiri ile hakaret birbirinden ayrıdır. Somut olayda erişim engelini gerektirecek açık ve ağır bir kişilik hakkı ihlali bulunmadığı yargı kararlarıyla da ortaya konmuştur” ifadelerini kullandı.
GENEL YAYIN YÖNETMENİ AHMET TÜBCEL’DEN AÇIKLAMA
Temizeller Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Tübcel, okul müdürü iken kamuoyuna açıklama yapılmadan hangi kriterlerine ve özelliklerine göre il müdür yardımcısı yapıldığı bilinmeyen Hasan Vermez ’in Temizelleri şikayet ettiği konularda üç ayrı yargı aşamasında verilen kararların basın özgürlüğü ve hukuk devleti ilkesi açısından önemli bir eşik oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Üç ayrı yargı merciinde yapılan incelemeler sonucunda erişim engeli ve tedbir taleplerinin karşılık bulmaması, eleştirel haberciliğin ortadan kaldırılmasına yönelik girişimlerin hukuk zemininde kabul görmediğini açık biçimde ortaya koymuştur.
İzmir il milli eğitim müdür yardımcısı Hasan Vermez ‘in şikayet dilekçesini ve dosya kapsamını inceleyen 24. Asliye Hukuk Mahkemesi verdiği ara kararında yer alan” YAKLAŞIK İSPAT ŞARTININ DAHİ YERİNE GETİRİLMEDİĞİ” yönündeki tespit son derece dikkat çekicidir. Hukukta “yaklaşık ispat”, bir iddianın tamamen kanıtlanması değil; en azından ilk bakışta güçlü ve ikna edici delillerle desteklenmiş olması anlamına gelir. Yani bir mahkeme tedbir kararı verecekse, ortada makul ve ciddi bir ispat zemini bulunmalıdır.
Mahkemenin bu ifadeyle ortaya koyduğu değerlendirme şudur: Başvuru sahibinin iddialarını destekleyecek, tedbir kararı verilmesini gerektirecek düzeyde güçlü bir kanıt zemini bu aşamada ortaya konulamamıştır. Başka bir ifadeyle mahkeme, davanın sonucunu daha baştan garanti altına alacak bir karar için gerekli asgari hukuki şartların dahi oluşmadığı kanaatine varmıştır.
Yargı üç ayrı aşamada değerlendirmesini yapmış ve kararını vermiştir.
Temizeller olarak kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz ki: Kamu adına soru sormaya, belgeye dayalı yayın yapmaya ve şeffaflık talep etmeye bundan sonra da kararlılıkla devam edeceğiz. Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 26 ve 28. maddeleriyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hakkın, erişim engeli ve ihtiyati tedbir mekanizmaları üzerinden fiili bir sansür aracına dönüştürülmesine hukuk devleti ilkesi izin vermez. Hiçbir idari makam ya da görev sahibi, eleştirel haberciliği yargı süreçleri üzerinden baskı altına alamaz. Hukukun çizdiği sınırlar açıktır; Temizeller, bu anayasal çerçeve içinde, kamu yararı odaklı yayın çizgisini sürdürmeye devam edecektir, dedi.
Whatsapp ihbar hattı:0533 263 43 78
Mail İletişim: temizelleranaliz@gmail.com