GÜNDEM

AHMET TÜBCEL'DEN İGC BAŞKANI DİLEK GAPPİ'YE MANİFESTO!

"İGC’nin üyesi olmayan Temizeller’e hukuksuz kınama cezası vermesi, belediyeye bağımlı ve fonlu siyasallaşma kanıtıdır."

Saygıdeğer Okuyucularım…

Öncelikle, İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimi dışında kalan; mesleğini son derece güç şartlar altında icra etmeye çalışan cemiyet üyesi olan ve olmayan meslektaşlarımı, genç kardeşlerimi ve hepsinden öte, bu mesleği alın teriyle, yüz akıyla tamamlamış elleri öpülesi saygıdeğer büyüklerimi bu yazımdan tamamen ayrı tuttuğumu, onların başımın üstünde yeri olduğunu önemle belirterek sözlerime başlamak isterim.

Otuz yılı aşkın meslek hayatım boyunca akla, mantığa ve hukuka sığmayan pek çok olaya şahit oldum; ancak garabetin böylesini inanınız hiç yaşamadım. Demokrasinin sigortası olan bağımsız ve tarafsız medya kuruluşları ile gazetecilerin haklarını savunduğunu iddia eden, mesleğin etik değerlerine sözde sahip çıkan İzmir Gazeteciler Cemiyetinin (İGC) düştüğü içler acısı durumu ortaya koyan bu son gelişmeyi, "Ele verir talkını, kendi yutar salkımı" deyimi bile açıklamaya yetmez. Karşımızda boğazına kadar siyasete bulanmış, yurt dışı projeleriyle fonlanan ve jakoben bir seçkincilikle yönetilen bir cemiyet yapısı durmaktadır.

Cemiyet yönetimi, içinde bulunduğu bu derin garabete bakmadan, siyasi görüşü ne olursa olsun gerek iktidarın yönettiği kurumlar gerekse muhalefetin idaresindeki belediyelerde meydana gelen yolsuzlukları belgeleriyle ortaya koyan, fikri takip yaparak faillerin adalet önünde hesap vermesini sağlayan Temizeller Gazetesi’ne sözde kınama cezası vermiş ve bunu da utanmadan kamuoyuna duyurmuştur. Üstelik bu disiplin cezasını, kendisiyle hiçbir organik bağı, üyeliği veya bağlantısı bulunmayan bağımsız bir medya kuruluşuna kesme cüretini göstermiştir.

Cemiyet yönetimi, Temizeller Gazetesi hakkında kendilerine yapılan üç farklı şikayeti incelemiş ve neticede şu ithamlarda bulunmuş:

  1. Kesin hüküm ve suçlama içeren manşetlerle gazetecilik temel ilkelerini çiğnediğimiz,
  2. Doğrulanmamış iddiaları gerçekmiş gibi sunduğumuz,
  3. Cevap ve düzeltme hakkına saygı göstermediğimiz,
  4. Kurumları sistematik olarak hedef aldığımız iddia edilerek bu yönde hüküm kurulmuş!

Altına da bir not ekleyip akıl vermişler!

TEMİZELLER’DEN İGC YÖNETİCİSİ ÇAĞLAYAN BİLGEN İMZALI SANSÜR YAZISINA SERT CEVAP: “HADDİNİZİ BİLİN!"
TEMİZELLER’DEN İGC YÖNETİCİSİ ÇAĞLAYAN BİLGEN İMZALI SANSÜR YAZISINA SERT CEVAP: “HADDİNİZİ BİLİN!"
İçeriği Görüntüle

"TEMİZELLER’e Basın Meslek İlkeleri kapsamında hareket etmesini hatırlatır, mücadelemizin kararlılıkla süreceğini belirtiriz…"

Şimdi bu zihniyete cevap versem mesleğime saygısızlık olacak, cevap vermesem kendime ve bunca yıllık emeğime haksızlık...

Yıllarca cemiyetin yönetici kademelerinde görev yapan birçok kişiye bu gerçekleri defalarca anlattım ama anlamamakta direniyorlar. Bu yüzden, bir kez daha madde madde, adeta bir ilkokul çocuğunun anlayabileceği netlikte anlatacağım. Eğer yine anlamazsanız, ya diplomalarınızda ciddi bir sorun vardır ya da gerçekleri bilerek çarpıtıyorsunuz demektir.

Show TV’de 1990’lı yıllarda yayınlanan efsane "Temizeller" programında birlikte çalıştığım ustam ve meslek büyüğüm Rahmetli Yıldırım Çavlı, çizgisi net bir sosyal demokrattı. Onun bana miras bıraktığı, kulağıma küpe olan altın değerindeki şu dört öğüdü hiç unutmadım;

"Hukuksuz iş yapma. Yaptığın iş hukuka uygun olsa bile eğer adalete ve vicdana uygun değilse, sen yine de yapma!"

"Gazetecinin siyasetle işi olmaz; olursa objektifliğini kaybeder."

"Para alan, emir alır."

"Hırsızın partisi olmaz!"

DOMATESLER KIZARDI ÇAĞLAYAN BİLGEN'İN YÜZÜ KIZARMADI!
DOMATESLER KIZARDI ÇAĞLAYAN BİLGEN'İN YÜZÜ KIZARMADI!
İçeriği Görüntüle

Şimdi bu ilkeler ışığında soruyorum:

1- Koskoca cemiyetin hiç mi hukuk danışmanı yok? Hadi diyelim ki yok; hukuktan biraz olsun anlayan tek bir gazeteci de mi kalmadı aranızda? Dernek statüsünde olan bir cemiyetin, kendisine üye dahi olmayan bir gazeteci ve yayın kuruluşu hakkında disiplin soruşturması yürütmesi, yargılama yapması ve ceza hükmü vermesi hangi yasal mevzuata, hangi kanuna dayanmaktadır? Yasal dayanağı olmayan bir idari işlemi hangi hakla gerçekleştiriyorsunuz? Yoksa siz, "Biz hukuk mukuk tanımayız, yasa da kural da biziz, canımızın istediğine ceza keseriz, istemediğimizi görmezden geliriz" mi diyorsunuz?

Nerede kaldı demokrasi, nerede kaldı hukuk ve adalet? Yapmayın; yasal sınırlarınızı aşarak gazetecilik mesleğine ve meslektaşlarımıza olan toplumsal güveni sarsmayın, bu mesleğin onurunu ayağa düşürmeyin.

2- Bundan 80 yıl önce kurulan ve ulu bir çınar gibi tüm gazetecileri tarafsızca gölgesinde toplaması gereken Gazeteciler Cemiyetinin, bir siyasi partinin arka bahçesi haline getirilmesine asla sessiz kalamayız. Cemiyetin yönetim organlarını siyasette yer edinmek için bir atlama taşı olarak kullanan mevcut yönetimi ve özellikle Cemiyet Başkanı Dilek Gappi’yi, "siyasi tetikçilik" yapmamaları konusunda açıkça uyarmayı bir borç biliyorum.

Bugün gücü arkasına alarak tarafsız bir gazeteciyi hukuksuz şekilde yargıladığını zanneden, yaftaladığını zanneden ve itibar suikastı düzenleyenlerin, yarın toplumun vicdanında yargılanıp mahküm olacağını tarihe bir not olarak düşüyorum.

Tamam, anladık; hukuk bilmiyorsunuz ya da işinize gelmediği için bilmek istemiyorsunuz. Peki, mesleki usul, adap ve ahlak da mı bilmiyorsunuz?

Temizeller Gazetesi’ni gayrihukuki bir biçimde yargılamaya kalkan Cemiyetin Disiplin Kurulu Başkanlığını Çağlayan Bilgen yürütüyor.

MAHKEMEDEN ÇAĞLAYAN BİLGEN'E TOKAT GİBİ CEVAP: TEMİZELLER HAKLI
MAHKEMEDEN ÇAĞLAYAN BİLGEN'E TOKAT GİBİ CEVAP: TEMİZELLER HAKLI
İçeriği Görüntüle

Kimdir bu şahıs? Önce CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı, ardından CHP’den Güzelbahçe Belediyesi Meclis Üyesi olan bir siyasetçi.

Peki, bizim usulsüzlüklerini yazdığımız İZDENİZ kime bağlı? CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesine. Tabloya bakın: Şikayet eden CHP’li, iddianameyi hazırlayan CHP’li, yargılayan CHP’li! Koskoca ana muhalefet partisinin bu tarz ilişkilerle ne hale geldiğini millet zaten görüyor; ancak İzmir Gazeteciler Cemiyetinin içine düştüğü bu ibretlik hali henüz kimse tam olarak bilmiyor!

Üstelik daha tüyler ürpertici durum; Temizeller Gazetesi, Cemiyetin Disiplin Kurulu Başkanı Çağlayan Bilgen’in ilçe başkanlığı döneminde ilçe başkanlığı olarak devlete yalan beyanda bulunduğunu ve yasa dışı işlerini belgeleriyle haberleştirmiş bir gazetedir. Çağlayan Bilgen, bu haberleri engellemek için mahkeme, mahkeme koşmuş, ancak başvurduğu üç ayrı mahkemeden de tokat gibi ret cevapları almıştır.

Düşünün ki, Çiftlik Bank davasında dolandırılan binlerce mağdur var ve dolandırıcı "Tosuncuk" lakaplı Mehmet Aydın. Mağdurlar haklarını aramak için mahkemeye gidiyorlar ve bir bakıyorlar ki hakim kürsüsünde Tosuncuk oturuyor! İşte İzmir Gazeteciler Cemiyetinin pürmeali tam olarak budur. Bu absürt duruma sadece insanlar değil, kargalar bile güler.

3- İzmir Gazeteciler Cemiyetinin kullanımında şu an üç önemli tesis bulunuyor:

Basın Merkezi: İzmir Büyükşehir Belediyesince restore edilerek yenilenen Tarihi Havagazı Fabrikası yerleşkesindeki bu tesis; modern stüdyoları, konferans salonları ve çalışma alanlarıyla dijital altyapı desteği sunuyor. Yer, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilmiştir.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi: Basın tarihine ait önemli eserleri ve katledilen gazetecilerin kişisel eşyalarını barındıran bu müze, Basmane semtindeki tarihi Aziz Vukolos Kilisesi’nin bahçesinde yer alıyor. Kültür merkezi olarak hizmet veren bu kilise de tahmin edeceğiniz üzere İzmir Büyükşehir Belediyesine ait ve cemiyete tamamen ücretsiz olarak tahsis edilmiş durumda. Cemiyet buraya beş kuruş kira ödemiyor.

ÇAĞLAYAN BİLGEN; ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜ...
ÇAĞLAYAN BİLGEN; ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜ...
İçeriği Görüntüle

Özetle; Büyükşehir Belediyesi, her ay yüz binlerce lira kira geliri elde edebileceği bu devasa tesisleri İzmir Gazeteciler Cemiyetine bedelsiz veya sayıştay denetimine takılmamak için sembolik bir bedelle sunmuş. Eski bir tabirle söylemek gerekirse; "Cemiyet, Büyükşehir Belediyesine göbekten bağlıdır" ifadesi bu tabloya tam oturmaktadır.

İGC Gümüldür Konukevi ve Plajı: Menderes’in Gümüldür bölgesinde yer alan ve 12 adet yazlıktan oluşan bu tesis, gazetecilerin ve misafirlerinin tatil yapabilmesi amacıyla satın alınmıştır. Ancak yüzlerce cemiyet üyesi, bu tesislerden hayatlarında bir kez bile faydalanamadıklarından, buraları kimlerin hangi şartlarda ve ne kadar süreyle kullandığının şeffaf bir şekilde açıklanmamasından derin rahatsızlık duymaktadır.

Basın meslek örgütlerinin en temel varlık sebebi ve idari sorumluluğu; gazetecilik mesleğinin bağımsızlığını, halkın haber alma hakkını, kamu yararını ve en önemlisi mesleki tarafsızlığı her türlü güç odağının üzerinde tutarak korumaktır. Bir meslek örgütü, bağımsız gazetecilere "meslek ilkelerini" hatırlatırken, önce kendi yönetsel, mali ve sosyal faaliyetlerinde aynı hassasiyeti göstermekle yükümlüdür.

Güzel Türkçemizde "Birinin kayığına binmek" diye bir deyim vardır. İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimi de Büyükşehir Belediyesinin İZDENİZ şirketinin kayığına —pardon vapuruna— binmiştir. Şimdi birisi çıkıp; "İzmir Körfezi pislikten kokarken, İZDENİZ’in milyarlık usulsüzlükleri Sayıştay raporlarında havada uçuşurken, iddiaların odağındaki bürokratlarla vapurda sefa sürenlerin, o lüks ağırlamanın diyetini bugün Temizeller’e “Kınama” kağıdı imzalayarak ödedikleri tescillenmiştir" derse, buna karşı çıkacak yüzünüz var mı?

Belediyeye bu denli göbekten bağlı bir yapının tarafsız kalması, belediyeyi eleştirmesi ya da belediye şirketlerinin usulsüzlüklerini bizzat ortaya çıkaran bağımsız bir gazeteyi cezalandırma "ricasını" geri çevirmesi mümkün müdür?

CHP GÜZELBAHÇE İLÇE BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN DUT YEMİŞ BÜLBÜLE DÖNDÜ
CHP GÜZELBAHÇE İLÇE BAŞKANI ÇAĞLAYAN BİLGEN DUT YEMİŞ BÜLBÜLE DÖNDÜ
İçeriği Görüntüle

4- İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığını 2021 yılından beri Dilek Gappi yürütmektedir. Basın İlan Kurumu (BİK), 2022 yılı Temmuz ayında Türkiye çapında büyük bir denetim gerçekleştirdi. Yapılan denetimlerde, cemiyetin resmi yayın organının tutulması zorunlu defterleri tutmadığı ve kadrosunda görünen fikir işçilerinin fiilen görev yapmadığı (naylon kadro kurulduğu) tespit edildi. Halkın anlayacağı dilde ifade edersek; Basın İlan Kurumundan haksız ilan parası alabilmek için kağıt üzerinde çalışan gösterilen gazetecilerin, gerçekte gazeteye uğramadıkları ortaya çıktı. Bu usulsüzlük neticesinde gazetenin haksız yere aldığı 1 Milyon Lira, mahsup yoluyla devlet tarafından geri tahsil edildiği TEMİZELLER hariç tüm basın organlarının haberlerine yansımıştı.

Temizeller Gazetesi’ne ahlak dersi vermeye kalkanların, etik değer nutukları atanların önce dönüp aynaya bakması gerekir.

Şimdi cam köşkte oturan Cemiyet Başkanı Dilek Gappi’ye soruyorum: 2022 yılındaki bu skandalı "Naylon Gazetelere Denetim" başlığıyla haberleştiren diğer gazetelere de kınama cezası gönderdiniz mi? Yoksa kendi ayıbınızı örtmek için üç maymunu mu oynadınız? Yoksa yemedi mi?

5- 2021 yılında Dilek Gappi başkan olduktan hemen sonra cemiyet, Hollanda Krallığı Büyükelçiliği İnsan Hakları Programı desteğiyle, kısa adı NAR Projesi olan "Kadın ve LGBTİ+ Odaklı Şiddete Karşı İletişim Projesi" kapsamında fonlanmaya ve faaliyet göstermeye başladı. İnsan hakları ve kadına şiddeti önleme ambalajıyla süslenen, ancak özünde LGBTİ+ yani lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks kavramlarını, cinsiyet değiştirmeyi normalleştiren bu proje kapsamında cemiyete yurt dışından ne kadar fon sağlandığını açıklayabilir misiniz?

Bu projede cemiyet adına kimler görev aldı? varsa bu isimler kimlerdir? Projede çalışan arkadaşlar başta siz olmak üzere bu proje ne katkıda bulundunuz? Hangi etkinlikleri yaptınız etkinliklerinize kimler katıldı ve proje harcamalarınızı fatura veya kanıtlayıcı belgeye bağladınız mı?

Bunları şeffafça kamuoyuna açıklamaya yüreğiniz var mı? Bugüne kadar işsiz kalan, ekonomik sıkıntı çeken, hasta olan çalışamayan günlerce evinde yatan meslektaşlarımız ya da yaşam mücadelesi veren yerel gazeteler için böyle hararetli bir destek projesi yürüttüğünüzü gören oldu mu?

İşte ustam Yıldırım Çavlı ’nın "Para alan, emir alır" sözü tam da bu dış fonlu projelere oturmaktadır.

İzmir’de hizmetlisinden imtiyaz sahibine kadar basın sektöründen ekmek yiyen yaklaşık 3000 insan bulunuyor. 80 yıllık köklü geçmişi olan Gazeteciler Cemiyetinin genel kuruluna katılıp oy kullanan üye sayısı sadece 585 kişidir. Bunun da yalnızca 374’ünün oyunu alabildiniz. Yani siz bu sektördeki basın emekçilerinin %10’unu bile temsil edemiyorken; TEMİZELLER’i ve onun temsil ettiği bağımsız, tarafsız gazeteciliği jakoben bir tavırla sözde yargılama, hakkımızda hüküm verme yetkisini kimden alıyorsunuz?

Bu cüreti kime güvenerek gösteriyorsunuz?

Büyük usta Uğur Mumcu’nun dediği gibi "Ben güce tapmam, gücün karşısında eğilmem. Kalemimi kimsenin emrine vermem." Ben de gerekirse kalemimi kendi ellerimle kırarım; ama asla kimseye satmam!

Whatsapp ihbar hattı: 0533 263 43 78

Mail İleteişim: temizelleranaliz@gmail.com