Temizeller genel yayın yönetmeni usta gazeteci Ahmet TÜBCEL’in uzun süren araştırmaları neticesinde İzmir’de bir ilçe milli eğitim müdürlüğüne ilişkin TEMİZELLER’in ulaştığı akıl almaz belgeler, yalnızca idari ve mali yönden değil, Anayasa ve Türk Ceza Kanunu açısından da ciddi soruları beraberinde getiriyor.

Dosyada, Anayasa’nın 2. ve 129. maddeleri ile TCK’nın 204 ve 257. maddelerinin ihlal edildiği iddiası özellikle dikkat çekiyor.

Anayasa’nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’ni bir hukuk devleti olarak tanımlıyor. Kamu adına kullanılan yetkinin keyfi değil, kanuna ve hukuka bağlı olması bu ilkenin temelini oluşturuyor. Anayasa’nın 129. maddesi ise çok daha açık: Memurlar ve diğer kamu görevlileri, Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyet göstermekle yükümlü.

Peki belgelerde ortaya çıkan işlemler gerçekten mevzuata aykırıysa ne olacak?

EĞİTİMDE BOMBA DOSYA, İZMİR'İN O İLÇESİNDE YER YERİNDEN OYNAYACAK!
EĞİTİMDE BOMBA DOSYA, İZMİR'İN O İLÇESİNDE YER YERİNDEN OYNAYACAK!
İçeriği Görüntüle

Disiplin yönünden de tablo hafif değil. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/C, 125/D ve olayın niteliğine göre 125/E hükümleri gündeme gelebilir. Örneğin 125/C kapsamında, verilen görevlerin kasıtlı olarak usulüne uygun yapılmaması, resmi belge ve araçların özel menfaat için kullanılması veya görevle ilgili kişilere yanlış beyanda bulunulması aylıktan kesme cezasını gerektirebilir. 125/D ise daha ağırdır; görevle ilgili herhangi bir şekilde çıkar sağlanması veya gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi, 1 ila 3 yıl arasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında açıkça sayılmıştır. Fiillerin 125/E’de sayılan niteliklere ulaşması halinde ise devlet memurluğundan çıkarma yaptırımı dahi söz konusu olabilir. Dolayısıyla belgelerdeki iddialar doğrulanırsa mesele yalnızca “idari hata” değil; aylıktan kesmeden kademe durdurmaya, şartları oluşursa memuriyetten çıkarmaya kadar uzanabilecek ağır bir disiplin soruşturmasını gerektirebilir.

ADLİ BOYUTU TCK 257

Dosyanın ceza hukuku bakımından en çarpıcı başlıklarından biri TCK 257 Görevi kötüye kullanma. Kamu görevlisinin görev gereklerine aykırı davranarak kamunun zararına neden olması veya bir kişiye haksız menfaat sağlaması halinde bu madde gündeme gelebiliyor. Aynı şekilde görevin ihmal veya geciktirilmesi sonucu kamu zararının doğması da TCK 257 kapsamında ayrıca düzenleniyor.

TCK 204

Bir başka kritik madde ise TCK 204 Resmi belgede sahtecilik. Eğer yapılmayan bir görev yapılmış gibi gösterilmiş, gerçeğe aykırı resmi evrak düzenlenmiş, imza veya kayıtlarla gerçeğe aykırı bir işlem oluşturulmuşsa, kamu görevlileri bakımından TCK 204/2 çok ağır bir ceza sorumluluğu doğurabilecek nitelikte. Madde, görev gereği düzenlemeye yetkili kamu görevlisinin gerçeğe aykırı resmi belge düzenlemesini de açıkça suç olarak düzenliyor.

Üstelik mesele yalnızca ceza hukuku değil. Dosyada 5018 sayılı Kanun’un 71. maddesi de bulunuyor. Bu hüküm, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı işlem ve eylemler sonucunda kamu kaynağında eksilmeyi “kamu zararı” olarak tanımlıyor.

ŞİMDİ ASIL SORU ŞU!

Hangi ilçe milli eğitim müdürlüğünde, hangi işlemler yapıldı?
Kimler imza attı? Kimler ödeme aldı?
Gerçekte yapılmayan görevler yapılmış gibi mi gösterildi?
Kamu kasasından çıkan para ne kadar?

KİM BU İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ?

SAKIN KAÇIRMAYIN PAZARTESİ BELGELERİYLE TEMİZELLER’DE!

Whatsapp İhbar Hattı: 0533 263 43 78

Mail İletişim: [email protected]