TEMİZELLER’in bilgi edinme başvurusuna İzmir MEM’den Hasan Vermez imzalı iki farklı cevap geldi. Aynı soruya verilen farklı gerekçeler tartışma yarattı.
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde bilgi edinme başvurularına verilen iki resmi cevap, sıradan bir bürokratik yazışmanın çok ötesine geçti. Temel Eğitimden sorumlu İl Müdür Yardımcısı Hasan Vermez imzasıyla aynı dilekçeye verilen iki farklı cevap yazısı, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu karşısında ortaya çıkan tablo nedeniyle eğitim camiasında liyakat, mevzuat bilgisi ve idari ciddiyet tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Temizeller tarafından 05 Ocak 2026 tarihinde yapılan başvuru ve ardından gelişen süreç, kamu yönetiminde hesap verebilirlik konusunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İLK BAŞVURU: ÇOCUK KULÜPLERİNE İLİŞKİN KAMU VERİLERİ İSTENDİ
05 Ocak 2026 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılan başvuruda İzmir genelinde faaliyet gösteren çocuk kulüplerine ilişkin bazı temel kamu verileri talep edildi.
Başvuruda özellikle şu bilgiler soruldu;
İzmir genelinde çocuk kulübü bulunan kurum sayısı,
2024-2025 ve 2025-2026 eğitim yıllarındaki denetim sayıları,
Denetimleri yapanların unvan bilgileri,
Çocuk kulüplerinden elde edilen toplam gelir,
Denetim payı adı altında ayrılan tutarlar,
Bu faaliyetlere ilişkin şikayet ve soruşturma sayıları,
Başvuruda ayrıca özellikle şu husus vurgulandı,
Talep edilen verilerin kişisel veri içermediği, istatistiki nitelikte olduğu ve gerekirse kişisel verilerin maskelenebileceği belirtilen ilk yazıda İl Müdür yardımcısı Hasan Vermez ’in verdiği cevap ise tüyleri ürpertti.
HASAN VERMEZ’DEN İLK CEVAP:
“Gerçek Şahıs Başvurursa Değerlendirilir”
28 Ocak 2026 tarihli resmi yazıda Temel Eğitimden sorumlu İl Müdür Yardımcısı Hasan Vermez, talep edilen bilgileri paylaşmadı. İl Müdür Yardımcısı Hasan Vermez imzasıyla gönderilen yazıda şu ifadeye yer verildi:
“İstenen bilgiler kurum işleyişine ait özel bilgi ve belge talebi olup gerçek şahsın kurumumuza başvurması durumunda değerlendirilecektir.”
Ancak bu ifade eğitim camiasında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Çünkü Temizeller tarafından yapılan başvuruda talep edilen bilgiler, herhangi bir kişiye ait özel veri ya da gizli belge değil; il genelinde yürütülen çocuk kulübü faaliyetlerine ilişkin anonim ve istatistiki kamu verileriydi. Kurum sayıları, denetim sayıları, denetimleri yapanların unvanları ve toplam gelir gibi bilgiler, doğrudan kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin veriler arasında yer alıyor.
Bu nedenle birçok eğitimci şu soruyu sormaya başladı:
İstatistiki nitelikteki bu kamu verileri nasıl “kurum işleyişine ait özel bilgi ve belge” olarak değerlendirildi?
Tartışma yaratan bir diğer ifade ise yazıda yer alan “gerçek şahsın kurumumuza başvurması durumunda değerlendirilecektir” cümlesi oldu. Çünkü CİMER sistemi, kimliği doğrulanmış gerçek kişiler tarafından yapılan resmi başvurular üzerinden çalışıyor.
Bu nedenle eğitim camiasında şu soru yüksek sesle dile getirilmeye başlandı:
CİMER üzerinden yapılan bir başvuru zaten gerçek kişi başvurusu değil midir?
VERİLEN CEVABA İTİRAZ DİLEKÇESİ…!!!
“Bunlar Anonim Kamu Verileridir”
Temizeller tarafından itiraz edilen ikinci dilekçede ise verilen cevabın “hem usul ve mevzuat hem de esas yönünden yetersiz olduğu” ifade edilerek İtiraz dilekçesinde şu noktaların altı çizildi.
Talep edilen bilgiler kişisel veri değildir. Veriler anonim ve istatistiki niteliktedir. 4982 sayılı Kanun gereği erişime açık kamu verileridir. Ret halinde gerekçenin mevzuat hükümleri ve kanun maddeleri çerçevesinde açık şekilde belirtilmesi gerekir.
Ayrıca CİMER başvurularının resmi başvuru niteliği taşıdığı hatırlatılarak, “gerçek kişi başvurusu” gerekçesinin mevzuatta karşılığı olmadığı vurgulandı.
İL MÜDÜR YARDIMCISI HASAN VERMEZİ İKİNCİ CEVABI,
BU KEZ “Özel Bir Çalışma Ve Analiz Yapmak Gerekir” GEREKÇESİ…
Ancak itiraz dilekçesine verilen ikinci cevap da yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
18 Şubat 2026 tarihli ikinci resmi yazıda bu kez farklı bir gerekçe kullanıldı. Hasan Vermez imzasıyla CİMER ‘e gönderilen ikinci yazıda şu ifadelere yer verildi:
“Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilir.”
“Başvuruda bahsi geçen konular özel bir çalışma ve analiz gerektirdiğinden herhangi bir işlem tesis edilememiştir.”
AYNI SORUYA İKİ FARKLI GEREKÇE
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici ve aynı bilgi talebi için iki farklı gerekçe kullanılmış oldu.
İlk cevapta: “Kurum işleyişine ait özel bilgi ve “gerçek şahsın kurumumuza başvurması durumunda değerlendirilecektir”
İkinci cevapta: “Özel çalışma ve analiz gerektiriyor”
Bu durum eğitim camiasında şu sorunun sorulmasına neden oldu.
Bir kurumun elinde bulunması gereken denetim ve mali veriler için neden ayrıca analiz yapılması gerekiyor?
ŞEFFAFLIK MI YOKSA KAÇAMAK CEVAPLAR MI?
İzmir eğitim camiasında birçok kişi şu görüşü dile getiriyor:
Bir kamu kurumuna sorulan basit istatistiki sorulara verilen cevaplar, kurumun yönetim kalitesini de gösterir. Ancak bu dosyada ortaya çıkan tablo şu soruları beraberinde getiriyor.
Çocuk kulüplerinin mali verileri neden paylaşılmıyor?
Denetim mekanizması nasıl işliyor?
Bu veriler gerçekten kurum kayıtlarında mevcut mu, yoksa hiçbir veri kayıt altına alınmıyor mu?
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Temel Eğitimden sorumlu il müdür yardımcısı Hasan Vermez bu sorulara açık ve net cevap vermekten neden kaçınıyor?
LİYAKATSİZ OLMAK VE MEVZUATI BİLMEMEK BÖYLE BİRŞEY OLSA GEREK!
Üstelik verilen cevaplarda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 12. maddesinde açıkça belirtilen “ret kararının gerekçesi ve başvuru yollarının gösterilmesi” yükümlülüğünün de tam olarak yerine getirilmediği görülüyor. Kanuna göre bir bilgi edinme talebi reddedildiğinde, yalnızca ret gerekçesi değil, başvuru sahibinin hangi mercilere itiraz edebileceği de açıkça belirtilmek zorundadır. Ancak Hasan Vermez imzalı yazılarda bu hususun da yer almaması dikkat çekti.
Öte yandan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 7. maddesi, bilgi edinme başvurularının yalnızca kurumların elinde bulunan değil, aynı zamanda “görevleri gereği bulunması gereken” bilgi ve belgelere de ilişkin olabileceğini açıkça düzenliyor. Bu nedenle çocuk kulübü faaliyetlerine ilişkin kurum sayıları, denetim kayıtları ve mali veriler gibi temel bilgilerin “özel analiz gerektiriyor” gerekçesiyle paylaşılmaması, eğitim camiasında yeni bir soruyu gündeme getirdi. Bu faaliyetlere ilişkin idari veriler kurum kayıtlarında düzenli olarak tutulmuyor mu?
TEMİZELLER AÇIKÇA SORUYOR...
İzmir’de okullarda yürütülen çocuk kulübü faaliyetlerine ilişkin; Kaç kurum faaliyet yürütüyor, ne kadar gelir elde ediliyor, denetimler kim tarafından yapılıyor, bir çocuk kulübüne hangi süreçlerde denetim yapılıyor, bir çocuk kulübüne yılda kaç sefer denetim yapılıyor, denetim payları nasıl kullanılıyor, Bu soruların cevapları neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
Çünkü unutulmamalıdır ki; kamu adına sorulan soruların karşılığı boş beleş cevaplar değil, kurumsal ciddiyet, devlet dairesine yakışır devlet diliyle cevap vermek ve şeffaflıktır.
Whatsapp ihbar hattı 0533 263 43 78
temizelleranaliz@gmail.com