GÜNDEM

İZDENİZ İHALELERİNDE AYNI İSİM DİKKAT ÇEKTİ!

İZDENİZ’de görevli bir personelin aynı kurumdan ihale aldığını Temizeller belgeledi. Konu , rekabet ve şeffaflık ilkeleri açısından tartışma yarattı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ AŞ’de dalgıç amiri olarak görev yapan personel Burak Erdost’un, aynı kurumdan birden fazla ihale aldığına ilişkin belgeleri TEMİZELLER ortaya çıkardı. Ulaşılan belgelere göre Erdost’un yalnızca kurum içinde görev yapmakla kalmadığı, ihale süreçlerinde firmalara gönderilen davet yazılarında “irtibat kurulacak yetkili kişi” olarak yer aldığı, aynı süreçlerde yüklenici sıfatıyla da pozisyon aldığı görülüyor. Hem izdeniz de personel olarak çalışan hem de çalıştığı kuruma ihaleyle sürecin içinde yer alıp hem de sonuçtan yararlanan bu yapı, üstelik farklı tarihlerde tekrar eden işlemlerle birlikte değerlendirildiğinde, kamu ihale sisteminin temel ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğururken, kamuoyunda “İzmirlinin parası nasıl kullanılıyor, peşkeş mi çekiliyor?” sorusunu gündeme taşıyor.

TEMİZELLER İZDENİZ DOSYASINI AÇTI: BELGELER ORTAYA ÇIKTI!
TEMİZELLER İZDENİZ DOSYASINI AÇTI: BELGELER ORTAYA ÇIKTI!
İçeriği Görüntüle

EKAP kayıtlarında yer alan 2026/42840 numaralı “destek hizmeti alımı” ihalesi, dikkat çeken bir tabloyu ortaya koyuyor. Açık ihale usulüyle gerçekleştirilen bu süreçte ihaleye yalnızca tek bir teklif verildiği, bu teklifin de İZDENİZ AŞ’de dalgıç amiri olarak görev yapan Burak Erdost’a ait olduğu görülüyor. Yani ihaleye başka hiçbir firmanın katılmadığı, rekabet ortamının oluşmadığı ve sürecin tek katılımcıyla tamamlandığı belgelerle sabit. Bu durum, ihale sisteminin en temel unsurlarından biri olan rekabet ilkesinin bu süreçte ne ölçüde sağlandığı sorusunu gündeme getiriyor.

EKAP ve ihale kayıtlarına yansıyan bir diğer dikkat çekici işlem ise 2025 yılında 25DT579344 ihale numaralı “Basınç Odası ve Satıhtan İkmalli Seyyar Dalış Sistemi Kiralaması” ihalesi. Söz konusu ihalenin “doğrudan temin” yöntemiyle gerçekleştirildiği ve yüklenici olarak yine İZDENİZ AŞ’de dalgıç amiri olarak görev yapan Burak Erdost’un yer aldığı belgelerde açıkça görülüyor. Yani yalnızca 2026/42840 numaralı açık ihalede değil, daha önce gerçekleştirilen bu alımda da aynı ismin yüklenici olarak karşımıza çıkması dikkat çekiyor.

Bu iki ihale birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Bir tarafta kurum bünyesinde görev yapan bir personel, diğer tarafta aynı kurumdan ihale alan yüklenici… Üstelik biri doğrudan temin, diğeri açık ihale olmak üzere farklı yöntemlerle gerçekleştirilen işlemlerde de aynı ismin yer alması, bu durumun tekil bir örnek olmadığını, tekrar eden bir yapı niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Belgeler, süreçlerin nasıl işlediği ve kamu kaynaklarının hangi koşullarda kullanıldığına dair soruların daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor.

İZDENİZ’İN KİRLİ ÇAMAŞIRLARI ÇOK YAKINDA TEMİZELLERDE!
İZDENİZ’İN KİRLİ ÇAMAŞIRLARI ÇOK YAKINDA TEMİZELLERDE!
İçeriği Görüntüle

Ortaya çıkan bu tablo, yalnızca idari bir aksaklık olarak değerlendirilemeyecek kadar ağır bir duruma işaret ediyor. Aynı kurumda görev yapan bir personelin, farklı tarihlerde ve farklı ihale yöntemleriyle yine aynı kurumdan iş alması; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun temelini oluşturan rekabet, eşit muamele ve saydamlık ilkeleri açısından ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor. Üstelik açık ihale usulüyle gerçekleştirilen bir süreçte ihaleye tek kişinin katılması ve bu kişinin aynı zamanda kurum personeli olması, ihale sisteminin işleyişine ilişkin soru işaretlerini daha da derinleştiriyor.

Öte yandan ihale süreçlerine ait teklif isteme formlarında yer alan bilgiler, dikkat çekici bir rol çakışmasını açıkça ortaya koyuyor. İZDENİZ tarafından Firmalara gönderilen teklif isteme ve teknik şartname formlarında resmi belgelerde “irtibat kurulacak yetkili kişi” ve “teknik bilgi alınacak kişi” olarak Burak Erdost’un adı ve telefon numarasının yer aldığı görülüyor. Başka bir ifadeyle; ihale sürecinde firmaları yönlendiren, teknik bilgi sağlayan ve iletişimi yöneten ismin, aynı ihalelerde yüklenici olarak da yer alması, sürecin tarafsızlığı ve eşitlik ilkesi açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Ceza hukukçularına göre bu tür tekrar eden ve rol çakışması içeren işlemler, yalnızca etik ya da idari bir sorun olarak değerlendirilemeyecek kadar ciddi bir duruma işaret ediyor. İhale sürecinde teknik bilgi sağlayan ve firmalarla iletişimi yürüten bir ismin aynı süreçte yüklenici olarak da yer alması, sürece etki edilip edilmediğinin araştırılmasını zorunlu kılıyor. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun rekabet ve eşit muamele ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, bu şekilde yürütülen süreçlerin Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi kapsamında “görevi kötüye kullanma”, şartların oluşması halinde ise 235. maddede düzenlenen “ihaleye fesat karıştırma” suçları yönünden incelenmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun kamu kaynaklarının korunmasına ilişkin hükümleri de dikkate alındığında, ortaya çıkan bu yapı yalnızca teknik bir ihale süreci değil, kamu adına açıklığa kavuşturulması gereken ciddi bir tabloyu işaret ediyor. Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde ise kamuoyunda şu soru daha yüksek sesle soruluyor: İzmirlinin ve devletin parası nasıl kullanılıyor, peşkeş mi çekiliyor?

İZDENİZ’DE ŞOK İDDİALAR: TEMİZELLER BELGELERİ AÇIKLIYOR
İZDENİZ’DE ŞOK İDDİALAR: TEMİZELLER BELGELERİ AÇIKLIYOR
İçeriği Görüntüle

İZDENİZ ’in kendi resmi internet sitesinde yayımlanan resmi bilgiler, BURAK ERDOST’UN dalgıç amiri olarak kurum bünyesinde görev yaptığını açık şekilde ortaya koymaktadır.

DALGIÇ AMİRİ BURAK ERDOST’UN 2025 YILINDA YİNE KENDİ ÇALIŞTIĞI KURUM İZDENİZ ’DEN ALDIĞI İHALE

DALGIÇ AMİRİ BURAK ERDOST’UN 2026 YILINDA YİNE KENDİ ÇALIŞTIĞI KURUM İZDENİZ ’DEN ALDIĞI İHALE

DALGIÇ AMİRİ BURAK ERDOST’UN KATILDIĞI İHALEYE TEK KİŞİ OLARAK KENDİSİ BAŞVURMUŞ VE İHALE YİNE KENDİSİ TARAFINDAN KAZANILMIŞ