• Dolar 6.1181
  • Euro 6.6455
  • GR ALTIN 325.6
  • ÇEYREK 532.36

  • 11 Temmuz 2019, Perşembe 12:25
TahsinGüzel

Tahsin Güzel

Altın Yere Düşmekle Pul Olmaz

HER SARAYDA BİR SOYTARI OLUR AMA TARİH KRALLARI YAZAR!

Ülkemizde adaletin bağımsızlığı, bazı siyasilerin keyiflerine göre olursa adalet olur, hukukun üstünlüğü olur,  aksi halde hukuk guguk olur; işlerine gelmediği zaman da uygulayıcıları ya A Partinin ya da B Partinin emir eri ve memuru olur. Son zamanlarda bu ülkenin şerefli yargı mensuplarının,  sarayın tetikçisi, Sayın Cumhurbaşkanının memuru yapıldığı gibi… Bunu yapanlarda maalesef politikacılardır.

Malum siyasetçiler için bugün savcı, hâkim; yarın polis ve askerlerimiz siyasi bir malzemedir, onlara çatmak ise bir marifettir, onlar ses çıkaramaz, çünkü 657’ kanuna tabi devlet memurudur, söz konusu efendilerinin dedikleri yapılmaz, biçtikleri giyilmez, kestikleri yenmez, sözleri emir telakki edilmez ise kamu görevlileri devletin değil başkalarının memuru olur ve her türlü hakaret mubah hale gelir.  Çünkü devlet ve kamu görevlileri bu zihniyetlerin tapulu malı ve emir erleridir.

Onların istediği gibi karar vermeyen kamu görevlileri emir eri, onlar gibi düşünmeyen halk ise sığınmacı ve mültecidir. Onlar gibi tiyatroya, baloya gitmez, Mozart dinlemez, elinde köpek gezdirmez isen birinci sınıf vatandaş olamazsın. Dinin gereğini yapar, eline Kuran’ı alır okur, Hacca gider, örfünü-kültürünü yaşarsan gerici olursun!

Dahası altı yüz yıl hüküm sürmüş ve şanlı tarihimizi yazmış ecdat, Osmanlı gericilerin; bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve bir Osmanlı subayı olan merhum M. Kemal Atatürk onların olur. Hatta devlet onların, millet onların…  Onlar gözünün üstünde burun var derse doğru, sen gözün üstünde kaş var dersen yanlış olur, çünkü onlar aydınlık sen ise karanlıksın.

Yerel seçim çalışmaları başladığı günden 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerine kadar siyasi parti temsilcilerinin konuşmalarını dinledim ayrıca yandaşlarının sosyal medyadaki paylaşımlarını, kamuya mal olmuş sözde gazeteci ve köşe yazarlarını da yakinen takip ettim. A. Partiyi eleştirirken yeri geldi B. partiyi de tarafsızca eleştirdim, devletin hâkimini, savcısını, polis ve askerini siyasi rakipmiş gibi görüp, bir kesime monte ederek sınırsızca eleştirenlere de el-insaf dedim! Hal böyleyken yazdıklarımdan alınan, havadan sudan nem kapan ve kendini bir halt sanan çok okumuş aydın(!) bazı “saksağanlar” bana Ak partinin temsilcisi, diktatörün sesi demişler! O, okumuş (!) küçük beyinliler, kendilerini farklı görüp tek pencereden baktıkları için eleştirilerime alınmışlar.

Göremedikleri seçimler bahane, Türkiye’ye karşı oynanan ayak oyunlarıdır. Onlar için tek sorun Tayip gitsin; Hans gelsin, Corç gelsin hiç de önemi yok! Aslında mesele Tayyip değil Türkiye!  Sapla samanı karıştırıp, politik davrandığımı iddia eden sosyal medya şovmenleri! Bunu göz ardı ediyor, benim için A,B,C partisi fark etmiyor. İstikbalini düşünen, parti menfaatlerini ülke menfaatleri önünde tutan siyasetçilerin tamamını eleştiriyorum…İstanbul seçimlerinin tekrarlanması ile ilgili Avrupa ve Amerika ne söylüyorsa aynı dili konuşan yerli işbirlikçilerini eleştiriyorum… 

Yabancı ve yerli işbirlikçilerinin tetikçilerinin yaptığı tek iş koro halinde söylenen şarkı, demokrasi, İnsan hak ve hürriyeti, Hukukun bağımsızlığı ve Gezi olayları, On beş temmuz darbe girişimi, ara taksimleri de tutuklu gazeteciler ve darbeci hainler aralarında  fark yok ?  ben kimsenin sesi temsilcisi değilim ama ,söz konusu bu  zümreler  o devletlerin sesi ve sözcüleridir, Onların mensubu olduğu partide olduğu gibi, Ak parti kadroların da onlarca asalak, hain ve rant cıda da vardır, hiç kimse Ak partili, CHP’li MHP’li olmak zorunda değil ama bu devlete karşı hainlik yapanlara karşı olmak mecburiyetindedir, kendileri gibi düşünmeyenlere ve devlet kurum ve kadrolarına da saygı göstermek zorundadır.

O kuş beyinlilere soruyorum, her fırsatta demokrasi, hak ve hürriyet diyerek Türkiye’ye rot-balans ayarı yapmaya çalışan, O sesi olduğunuz ülkeler, Asya, Afrika, Ortadoğu da bunca yapılan zulümlere ve özellikle de Mısırda seçilmiş bir yönetimi yerle yeksan edip, atom çağında yüzlerce kişi katledip, 529 kişinin asılırken neden sesleri ve sesiniz çıkmıyor…

Darbeci katil Sisi’yi ülkelerinde ağırlayıp elini sıkmak için yarış yapmaları, dahası gazeteciyi cezaevine atmayı bırakın lime lime doğrayıp yakanları baş tacı yapmalarına neden sesiz kalıyorsunuz? O katili demokrasi kahramanı yapıp bağrına basan o soysuzlar Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına diktatör, katil ve benzeri yakıştırmalar yaparlarken neden tepki göstermeyip aynı dili kullanıyorsunuz?

Amerika, Fransa, İngiltere, Rusya, Çin ve benzeri birçok Avrupa ülkesi Akdeniz’i, Yunan ve İsrail gölü yapmak için Libya ve Suriye sınırlarını kadar işgal ettiler gemileri burnumuzun dibinde cirit atıyorlar, bu konuda bir cümle etmezken, O soysuz devletlerin şarkısı olan 15 temmuz ve hain gazetecilerden söz ediyorsunuz…Unutmayın ki siyaset sahnesinden çok liderler geldi geçti unutulup gitti ama tarih bundan sonra da hainleri değil kahramanları yazacak ve gönüller de yerini alacak. Aynen Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes Turgut Özal gibi R. Tayyip Erdoğan’ ı da yazacak, yazacak ama değeri öldükten sonra anlaşılacak, sahte kahramanların foyası da öldükten sonra anlaşılacak, aynen 27 Mayıs, 80 ihtilalinden sonra yapılan sahte kahramanların günümüzde unutulduğu gibi…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık