Artık hiç bir şey gizli kalmayacak!

  • Dolar 5.8658
  • Euro 6.5313
  • GR ALTIN 281.89
  • ÇEYREK 460.9

  • 15 Ağustos 2019, Perşembe 10:05
SaitKaraduman

Sait Karaduman

Kime güveneceksin?

Vatandaşlar ‘kime güveneceksin?’ sorusunu sık sormaya başladı.

Türk işçisinin en çok güvendiği Türk-İş Sendikası yapılan son pazarlıkta işçilere büyük birçok yaşatmasının ardından, bu soru daha da çok konuşulacak ve sorulacak.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, açık mikrofondan yaptığı itiraf gibi sözleri de ayrı bir tartışma konusu oldu.

Sendikalara güvenmeyeceksin, sözünü hep söyleyen biri oldum.

Nedenini ise yaşadığım için iyi biliyorum.

Sendikalar işçiler maaşlarını bile almadan aidatları toplar, işçi için çalışıyor görünür ama gerçekte hiçbir işe yaramazlar.

İşten atılan bir işçi mahkemeye gitse, avukat bile veremezler.

Veririz diyen sendikacı varsa söylesin.

Sendikacılar. İşçiyi sömüren bir kurumsal yapı haline getirildi.

İşçinin sırtındaki asalak oldular.

Kendileri her türlü masrafları sendika kasasından ödenirken, lüks bir yaşam ve yüksek maaş alırlar.

Gerçekten bu sendikacılar işçileri düşünüyorsa buradan bir çağrı yapalım.

Maaşlarını işçi maaşına indirin.

Zamları da onlara verilen kadar olsun.

Bir de şu lüks arabalardan vazgeçin.

Bir masraflarınızı sendikadan ödetmeyin.

Görelim nasıl işçi hakkını savunuyorsunuz.

Gece kurtla avlanacaksınız, gündüz koyunla ağlayacaksınız...

Yemezler artıķ.

Ya işçinin hakkını adam gibi savunun, ya da işçinin sırtından inin.

Size ödedikleri aidatlar hiç olmazsa çocuklarına harçlık olur.

Şimdi işçi adına bir kez daha sorayım.

Kime güveneceğiz?...

 

■   ■   ■

 

Millet olarak devlete her zaman güvenmişizdir.

Ama bu güven, yalancı siyasetçiler yüzünden giderek azalıyor.

Kendi menfaatleri kendi çıkarları için yapmadıkları kalmayan siyasetçiler yaşanan talana da hem seyirci kalıyorlar, hem de ortak oluyorlar.

Milleti de söyledikleri yalanlarla kaldırıyorlar.

Som günlerde yaşanan orman yangınları ile ilgili ne tesadüftür ki, hepsi de deniz manzaralı.

Daha önce de olduğu gibi yapılacak otellerin yeri kadar yanıyor.

Yanan ağaçların yerine fazlası dikilecek yalanı da araya sıkıştırılıyor.

Altınıza binemeyeceğiniz kadar uçak alıncaya kadar üç beş yangın söndürme uçağı alamıyorsunuz değil mi?

Çünkü sizin lüksünüz bu vatandan daha kıymetli.

Ağızlarına almışlar bir din kardeşliği gidiyor.

Bu din nasıl bir dinse onlar için her şey mubah.

Ama biz Müslümanız diyorlarsa külliyen yalan.

Siz asla, ‘kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin' diyen bir Peygamberin ümmeti olamazsınız.

Böyle bir dine de mensup olamazsınız.

Demek ki sizin dininiz başka.

O zaman sizin dininiz size, benim dinim bana...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Osman Hoca Osman Hoca 15.08.2019 12:15

Eline diline sağlık.

Site en altı
yukarı çık