• Dolar 6.597
  • Euro 7.052
  • GR ALTIN 350.57
  • ÇEYREK 575.38

  • 29 Şubat 2020, Cumartesi 17:22
AtillaÖntürk

Atilla Öntürk

Takım Elbiseli Adamlar Vurdu Bizi

Birlikte büyürler onlar. Sıcacık sobanın başında, akşamları kardeşleriyle, aileleriyle otururlar. Anneleri sobanın üzerine kestane dizer. Babaları işten gelir. Yatma saatine kadar o evin içindeki huzur dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Dünyanın hiçbir parasıyla o mutluluk yaşanamaz.

Babaları kimi zaman şofördür, kimi zaman pazarcı, kimi zaman esnaf. Ama bilir o vatanını seven koca yürekli adam, oğlunu sevgiyle büyütürse oğlu da büyüdüğünde sevmeyi sevilmeyi bilecektir. İnsan sevgisini bilecektir. Yaşadığı toprakları karşılıksız sevmeyi bilecektir. Böyle babalar, böyle anneler büyütür onları. O koca koca binalarda takım elbiselerle gezen ve tüm hayatı para olmuş insanlardan sevgidir farkları. Büyük harflerle sevilir, büyük harflerle severler onlar.

Bu sevgi ilerleyen yaşlarda vatan sevgisine dönüşür. İnsan öyle sever ki vatanını, küçüklüğünde aldığı bu duyguyu, büyüdüğünde de devam ettirmek ister. Arkasında bırakmayı göze alır, üzerinden her gün kestane pişen sobasını, mis kokulu annesini, koca yürekli babasını, çıplak ayaklarıyla sokakta top koşturduğu arkadaşlarını.

Vatan sevgisinin özü geçmişini bilmektir.

Vatan sevgisinin özü annene olan sevgin, babana olan saygındır.

Vatan sevgisinin özü arkadaşlarına olan bağındır.

İnsan bu yüzden geride tüm hayatını bırakıp gider ismini sadece haberlerden duyduğu kan kokan topraklara. Düşünmez giderken, korkmaz, aklında tek bir amaç ile. Çünkü o canı pahasına olsun anneleri, babaları, kardeşleri, arkadaşlarını korumak ister.

Seven insan sevdiği için canını verir.

AMA!

Aynı sevgiyle büyümemiş, anne baba şefkati görmemiş, robotlaşmış, emek vermeden kazanmış, birileri onu büyütürken sadece kendi cebini düşünmüş bildiğimiz, hepimizin eleştirdiği insanlar yüzünden, az önce bahsettiğimiz o güzel yürekli insan canını veriyorsa bur da çok ciddi bir sorun var demektir.

O adamın ve onun gibi adamların şehitliği, yüceldiğini sanan, arkalarından gülüp geçen, ciddiye almayan, banka hesaplarını kontrol eden insan sandıklarımızı kötü gömer bir gün.

“Ah almak” diye bir kavram bilir misiniz?

Vatan sevgisiyle yanıp tutuşmuş, sevmeyi ve sevilmeyi bilen, saygılı kardeşlerimizi, abilerimizi kaybettik. Takım elbiseli adamlar çıkıp bu insanların anneleri babaları şu an ne durumda diye sormadan birbirleriyle tartışıp birbirlerine kötüleyip, tersleştiler yine izledik bizde. Hep izledik bir şey yapamadan, yapmadan. Eleştirmeye de korkar olduğumuz için izlemeye alıştık belki de içimiz acıya acıya, göz yaşlarımız boğazımızda düğüm ola ola.

Onlar kimine milliyetçi dedi, kimine sağcı, kimine solcu, kimine ateist, kimine alevi, kimine sünni dedi. Her takım elbiseli adamın bir tarafı ve bir karşı tarafı her zaman vardı.

Camdan kafasını uzatıp hiç gökyüzünün ne kadar güzel olduğunun farkına varmayan adam, deniz kenarına gidip o güzel kokuyu derin derin içine çekmemiş adam, hayatında hiç zorluk görmemiş ve bunlardan uzak yaşayan adam takım elbisesiyle “Ben vatanımı seviyorum ama” dedi, o çocuk orda can verirken.

Size takım elbisesiz bir arkadaşımdan bahsetmek istiyorum.

Askerde tanıştık, ismi Aydın, Şırnak'ta yaşıyor. İçtima saatlerinde muhabbet ederken onun bildiğini sanan ama hiçbir şey bilmeyen insanların tam aksine, az konuşup çok şeyi bilen biri olduğu kanaatine vardım.

“Aydın” dedim bir gün. Diğer bölük “Her Türk Asker Doğar” diye yanımızda yürürken.

-Ben sizin Doğu tarafını çok merak ediyorum, gelsem kalabileceğim temiz bir otel tarzı bir yer tavsiye eder misin?

- Atilla dalga mı geçiyorsun sen benimle dedi. Karşında ben duruyorum ve sen bana bizim oraya gelip otelde mi kalacağını söylüyorsun?

Diyerek başladı konuşmaya…

-Bizim oralarda kapılar kitlenmez, sokakta kalan yardıma veya kalacak yere ihtiyacı olan biri olursa herhangi bir evin kapısını çalar. O evde o gece misafir olur, soframıza bir tabak daha koyarız akşam yemeğimizi beraber yeriz, sohbet eder onun rahat hissettiğini anlayınca hepimiz yatar uyuruz. Bizim oralarda mutfak masrafları her zaman evde birkaç kişi daha fazla varmış gibi alınır.

“Aydın” dedim. -Neden kardeşim sonuçta tanımadığın adamı eve alınca rahatsız olmuyor musun?

-Mesela Suriye’den gelmiş biri dedi Aydın. Sınırdan geçmiş bir kadın kucağında çocuğu var. Biz eğer onu evimize alır misafir eder rahat ettirirsek o kadın Türk insanını da, Türk Devletini de, Türk topraklarını da sever. Biz devletimizi, milletimizi, insanlarımızı kötü tanıtmamak, vatanımızı sevdirmek ve en önemlisi insanlık görevimizi yapmak için onu ağırlarız.

Aydın’ın o laflarıyla utandım kendimden, kapısını çalan herhangi bir insana vatanının, devletinin, milletinin misafirperverliğini göstererek karşılıksız sahip çıkıyorlardı. Ve bunun sonucu olarak kendilerine bir gruba dahil etmemişler, ben milliyetçiyim, ben sağcıyım veya ben solcuyum diye siyasi bir kalıba girmemişlerdi.

Demek buymuş dedim gerçek Vatanseverlik! Biz toplum olarak vatanımızı milletimizi sevdiğimizi söylüyoruz, ama bir düşünelim tanımadığımız biri kapımızı çaldığında hangimiz bu bakış açısıyla açar o kapıyı.

Aydın'a ve tüm askerlerimize burdan selam olsun.

Bu sevgiyle büyümüş Mehmetçiklerimizi kaybettik, takım elbiseli ruhsuz insanlar yüzünden.

Sıvasız evlere mersedesler yanaşmasın artık.

Başımız sağ olsun, gerçek vatan ve gerçek vatanseverler sağ olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Gülcan öntürk Gülcan öntürk 29.02.2020 23:30

Eline sağlık güzel oğlum ne güzel anlatmışsın vatan severliği

yukarı çık