Artık hiç bir şey gizli kalmayacak!

  • Dolar 5.8109
  • Euro 6.4287
  • GR ALTIN 272.9
  • ÇEYREK 446.19

  • 02 Ekim 2019, Çarşamba 17:53
AlicanDuran

Alican Duran

İLK TAŞI KİM ATACAK?

İnsanoğlu var olduğundan ve düşünebildiği ilk andan itibaren en çok tartıştığı ve aynı zamanda mutlak bir anlamını da aradığı sözcük sizce nedir? Ekmek mi, su mu? Hayır, ilk kurduğum cümleyi tekrar okuyun ve düşünerek yanıtlayın. Bu sözcük insanoğlunun yaşam faaliyetini öncelikli olarak devam ettirebilmesi için gerekli temel ihtiyaç değildir. Fakat temel ihtiyaç kadar önemli bir sözcüktür. Bazılarımız bu sözcüğü bulamamış olabilir ama ben yine de söyleyeyim…"Adalet"

          Dinler tarihine ya da din felsefesine baktığınızda, Adalet kavramı en çok tekrar edilen sözcüktür. İnsanoğlu yaratılışından itibaren, hiçbir şeyi bu kadar beklemedi. "Adaletin bu mu dünya? " gibi şarkılar, türküler, şiirler yazdı. Ama o hala gelmedi.

          Acaba
"Adaletin" dünyaya uğramıyor olmasının sebebi, onu kendi içimizde değil de dışarıda arıyor olmamız mıdır?

          Bu yazımı uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Sizlerle bu meseleyi paylaşmamın ve beraberce düşünmemizin zamanı, bugüne kısmetmiş. Şimdi, aşağıdaki olayları okuyarak cevaplamanızı istiyorum;

OLAY 1
Tanımadığınız bir adamın durduk yere ailenizden herhangi birine bağıra bağıra hakaret ettiğini gördünüz. Ne yapardınız?

OLAY 2
Bir uyuşturucu satıcısını, çocuklarınıza uyuşturucu sattığı sırada yakaladınız. Ne yapardınız?

OLAY 3
Eşinizi herhangi biri taciz etti. Ne yapardınız?

OLAY 4
Ailenizden herhangi birini kasten yaralayan birini yakaladınız. Ne yapardınız?

OLAY 5
Çocuğa yönelik cinsel istismarı sonucu bir adamın sokak ortasında halk tarafından linç edildiğini gördünüz. Ne yapardınız?

          Eminim ki bu olayları düşünmek bile sizi çok sinirlendirdi. Muhtemelen, faili yakaladığınız an tüm gücünüzle ona şiddet uygulayacaksınız. Şuan toplumumuzun ?’inin bu yönde düşündüğünden de pek şüphem yok. Bir hukukçu olarak ben dâhil o vakıa sırasında soğukkanlı hareket edebilir miyim, dürüst olmak gerekirse bilmiyorum. Ama olmamız gerekiyor. Çünkü ‘’Adalet’’ istiyoruz. Adaleti sağlamak da yargılama makamlarının işi olduğuna göre, bizlere vatandaş olarak düşen görev sadece hukuka uygunluk sebepleri dâhilinde meşru müdafaa, zaruret hali, özel ve kamu hukukundan doğan hakları kullanmak ve TCK. madde 278 gereğince suçu yetkili makamlara bildirmek ayrıca TCK. madde 284 gereğince tutuklu, hükümlü ve suç delillerini yetkili makamlara bildirmektir. Zaten bu bildirimleri yapmadığınız takdirde, sizler de cezai müeyyidelere maruz kalabilirsiniz.

          Ceza Hukukunun amacının ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Suçluları cezalandırmak mı ya da sadece mağdur veya suçtan zarar gören ya da diğer ilgili kimselerin içini rahatlatmak mı? Ceza hukukumuzun amacı suçluları topluma kazandırmaktır. ‘’Bu da ne demek şimdi, suçlulardan bize ne kardeşim’’ diyebilirsiniz. Peki, ama yargılaması yapılmamış, delilleri yetersiz olan birini suçlu ilan etmek ve ona mahkûmiyet giydirmek sizce doğru mu?

          Ekmek çaldığı için bir kişiye 20 yıl hapis cezası vermeye ne dersiniz? Kendisine cinsel istismarda bulunan kimseyi öldüren kadına ağırlaştırılmış müebbet versek? Yanlışlıkla herhangi birini yaralayan kimseye 15 yıl hapis cezası versek mesela… Sizce Adaletli olur mu? ‘’O kadar da demedik canım’’ dediğinizi duyar gibiyim.

          Anlatmak istediğim şu; Evet, suçluları cezalandıralım fakat onları öyle bir cezalandıralım ki hem adalet yerini bulsun hem de bir daha aynı suçlar işlenmesin. Bir kimseyi hak ettiğinden fazla bir cezaya maruz bırakmak yine adaletsizlik olacaktır.

          Yargılama öyle önemli bir faaliyettir ki sevgili okurlarım, bir yargılama sonucu verilen karar sadece yargılanan kimseleri alakadar etmekle kalmaz ayrıca gelecekteki toplumsal düzenin inşa edilmesini belirler. Suç oranları en düşük olan toplumların, yargılama makamlarına ve hukuka karşı olan saygılarından kimsenin şüphesi yoktur diye düşünüyorum.

          Israrla tekrar soruyorum. Cezai veya idari müeyyideler uygulamak kimin görevi dâhilindedir? YARGILAMA MAKAMLARININ. Peki, herhangi bir kimsenin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç sayılan tipik bir hareketi gerçekleştirdiğini nasıl anlayabiliriz? İddianame düzenlemeli, suç delilleri toplanmalı, şüpheli/sanık olan kimseye savunma hakkı verilmeli yani o şahsı YARGILAMALIYIZ değil mi? Yargılama yapılmadan hemen önce bir kimseyi suçlu ilan etmek ve hemen o anda söz konusu kimseyi, bizzat cezalandırmak sizce ADALET mi? Kanunlarımız uyarınca da suçluluğu bir mahkemenin kesin kararı ile sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. Yargılaması tamamlanmamış bir kimseyi suçlu diye ilan etmek hem hukuka hem de ahlaka aykırı bir fiildir.

          Türkiye’de ne oluyor peki? ‘’Şok! Şok! Şok! Taksim meydanında bir marketi soyarken yakalanan hırsız, halk tarafından suçüstü yakalandı ve linç edildi’’. Kardeşim ne biliyorsun o adamın hırsızlık suçunu işlediğini? İftira atılmadığını nereden biliyorsun?  Ayrıca hırsızlık suçunun cezasının kanunumuzda karşılığı olan müeyyide ‘’darp, hakaret, eziyet, işkence’’ değildir. TCK madde 141 ve devamı hırsızlık suçunu ve cezai müeyyidesini apaçık düzenlemiştir.

          "Yeşil Yol" adlı filmi izlemeyen yoktur diye düşünüyorum. Coffey iki kız çocuğunun cinayet zanlısı olarak yargılanıp, idama mahkûm edilmişti. Ancak suçlu o değildi. Hepimizi ağlatan bir hikâyesi vardı. Şimdi siz değerli okurlarıma, Hukukun ve Adaletin ne kadar önemli olduğunu gösteren ve sadece filmlere konu olmayan aynı zamanda gerçekte de yaşanmış birkaç ibretlik olaylardan bahsetmek istiyorum.

*1944 yılında ABD’de 14 yaşındaki George Stinney, 2 kız çocuğunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere idam edildi. Yetmiş yıl sonra dosyası tekrar açıldı ve George artık masumdu.


*Teyzesi tarafından 
et alması için kasaba yollanan küçük Alma, bir daha evine geri dönmedi. Polis tarafından Gun Alley'de küçük kızın cesedi bulundu. Suçluyu bulamayan polisler 1922'de yapılan itirazlara rağmen bar sahibi olan Colin Campbell Ross'u  tutukladı. Ross, aldığı idam cezası sonucu aynı yıl idam edildi. İlerleyen zamanlarda gelişen DNA teknolojisi ile Ross'un suçsuz olduğu anlaşıldı.

*1989 yılında 
Çin'de gerçekleşen olayda Teng Xingshan isimli adam cinayet, tecavüz ve soygun suçlamalarıyla tutuklandı. Fakat ortada ceset yoktu. Köylülerden biri tanınmayacak durumda bir kadın cesedi buldu ve polis, cesedin Shi Xiaorong, yani Teng'in öldürmekle suçlandığı kadın olduğunu açıkladı. Aynı yıl idam edilen Teng'in suçsuzluğu 2 yıl sonra köyünden kaçan Shi Xiaorong'un köyüne geri dönmesiyle anlaşıldı.

*Carlos DeLuna, eşini bıçaklayarak öldürdüğü şüphesiyle gözaltına alındı ve bulunan deliller sonucunda tutuklandı. Tutukluluğu süresince eşi Wanda Lopez'i kendisinin öldürmediğini, kendisi ile aynı isme sahip olan Carlos Hernandez'in soruşturulması gerektiğini söyledi. Fakat, yaptığı itirazlar sonuç vermedi ve 1989 yılında Carlos DeLuna idam edildi. İdamından sonra Columbia İnsan Hakları Mahkemesi tarafından dava tekrar açıldı ve ölen DeLuna'nın dosyası tekrar incelendi, sonucunda eksik deliller nedeniyle DeLuna'nın katil olmadığı anlaşıldı. Hernandez ise bu süreçte başka kadınları da bıçakladı.

*Amerika'da rahibeye 
tecavüz edip, öldürdüğü suçlamasıyla Johnny Garrett, 1992 yılının Şubat ayında idam edildi. İdam edilmesinden 12 yıl sonra 2004'de DNA testleri sonucunda suçlunun aslında Leoncio Rueda isimli biri olduğu anlaşıldı. Polis ve savcılar olayın Leoncio Rueda tarafından gerçekleştirildiğini kesin olarak dile getirdikten sonra 2008 yılında yapılan bir belgeselin ana konusu olan dava, Amerika'da idamın kaldırılmasını da gündeme getirmişti.

* Craig Coley ABD’de kız arkadaşını ve oğlunu öldürmekten ömür boyu hapse mahkûm edildi ve 40 yıl sonra suçsuz olduğu ortaya çıktı. İki yıl süren pazarlıklar ve görüşmelerin ardından talihsiz adama toplamda 21 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verildi.

*Geçtiğimiz yıllarda sosyal medyada muhtemelen rastladığınız, Ricky Jackson'ın işlemediği bir cinayetten dolayı 39 yıl hapis cezasına çarptırıldığı anlaşılmış ve serbest bırakılmıştı. ABD hukuk tarihine kara bir leke olarak düşen bu karar nedeniyle 39 yılı çalınan Ricky Jackson’a 1 milyon dolar tazminat ödenecek.

*Mehmet Civelek ismini daha önce duydunuz mu? ’’Bırakmadılar yaşayayım’’ demesi çok dokundu bizlere. Tam 33 yıl haksız yere hapis yattı. Bu da Türk Hukuk Sisteminin kara bir lekesidir. Hikâyesini kendi ağzından dinlemenizi tavsiye ederim. Arama motorlarından ulaşabilirsiniz.

          Yani sevgili okurlarım, söylemek istediğimi W.E Channıng 1800’lerde söylemiş ve demiş ki
"Adaleti, yüksek bir kanun olarak kabul etmekten vazgeçen millet bu felaketini hiçbir başarı ile telafi edemez." Sağlıcakla kalın.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


halil halil 03.10.2019 02:52

Kardeşim çok güzel örneklemişin herseyi anlatılmak isteneni coķ açıkça anlatmışın umarım her yerde adalet yerini bulur..

ali riza duran ali riza duran 03.10.2019 08:55

Seninle gurur duyuyorum teşekkürler oğlum.

TanjuBaşkurt TanjuBaşkurt 03.10.2019 13:27

‘’Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. Suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük değildir’’TEŞEKKÜRLER ALİCAN BEY

Ferat Turan Ferat Turan 04.10.2019 07:13

Beğeni ile okudum Avukat Bey kaleminize sağlık :)

yukarı çık