Ahmet Tübcel
Köşe Yazarı
Ahmet Tübcel
 

KEŞANLI NECATİ!

Allah hayra çıkarsın diyerek başlayalım yeni yazımıza. Sevgili okurlarım bu yazımda yıllar sonra rüyama giren asker arkadaşım ‘Keşanlı Necati’den söz edeceğim size. ‘Keşanlı Necati’ Anadolu’nun küçük bir köyünde doğmuştu. Köyde serpilip, budaklanan ‘Keşanlı Necati’ gençliğinde para kazanmaya çok hırslı kadınlara karşı zaafı olan bir kişiliğe büründü. Gel zaman git zaman askerlik geldi çattı kapıya. Askere birlikte gittik ‘Keşanlı Necati’ ile. Yedek subay olarak yaptı askerliğini. Memleketine geldikten sonra da siyasete heves sardı bizim ‘Keşanlı Necati’… Dedim ya para hırsı ve çapkınlığı kısa sürede ün salmıştı ahalide… Onun için aslında siyasetin solu, sağı önemli değildi. Tek derdi daha çok para kazanmaktı. Sağ, sol hiç fark etmezdi onun için. Onun tek bir hedefi vardı o da  TBMM içeresinde yerini almaktı. Bir parti nasıl olduysa aday gösterdi ‘Keşanlı Necati’yi. Milletvekili olmuştu kısa süre anlayacağınız. Amma dedik ya para kazanmak, zengin olmaktı en büyük hayali. Satıverdi bir çırpıda kendisini milletvekili yapan partisini. Geçiverdi kulvar değiştirerek diğer partiye.   Evde yaptığı hesaplar ve işlemler tıkır tıkır işlemeye başlamıştı artık. Fakat bir tek sorun çok para kazanmasına karşın annesi pantolonlarına ek cep dikmeyi unutmuştu. Cimi mi cimriydi bizim ‘Keşanlı Necati’.  Misal arkadaşlarına bir çay, yemek ısmarlamaz, hesapları hep başkalarına ödetmekten zevk alırdı. En azından 40 yıldır tanırım ben hiç şahit olmadım hesap ödediğine. Devletin misafirhanelerinde kalır yer içer hesap ödemezdi zaten gençliğin dede aynı karakterde bir kişilikti dedim ya ‘40 yıldır ben şahit olmadım’ diye. Siyasette dünyalığını yaptıktan sonra hükümete gerçek yüzünü saklaya saklaya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okula müdür olarak atandı.   Atandı atanmasına ama çok çapkın, çok zamparaydı bizim ‘Keşanlı Necati’. Daha ilk görev yerinde okulda temizlik görevlisi bir kıza âşık olmuştu. Ne yaptı ne etti kıza sahip oldu ve bu sevgi, bu aşk dillere destan oldu eğitim camiası içerisinde. Yazımın başında da dedim ya çok yakışıklı, çok çapkın birisiydi bizim Necati. Temizlik işçisinden sonra boş durmadı, duramadı zampara. Birçok idari kadroda görev yapan kadına yürümeyi adeta kendine görev bildi. Bunlardan bazıları okul müdürü diye atılan paslara cevap veriyor bazıları ise odadan ağlayarak çıkıyordu. Bir seferinde kendi sekreterine makamda yürümüş, elleriyle taciz etmişti kızı ,k  ız ağlayarak makamdan çıkmış, koştura, koştura müdür yardımcısının odasına gitmişti. Bütün olan biteni müdür yardımcısına anlatmıştı Hal böyle olunca bizim ‘Keşanlı Necati’nin adı sapık Necati’ye çıkmıştı Gel zaman git zaman Necati alkol zaafını belli etmeye başlatmıştı çevresine. Eeee Edirneli hele birde Keşanlı olunca içmeyeni dövüyorlar bizim memlekette. ‘Bizim Necati’ her çiçekten bal almasını sever sonrasında çiçeğin balı bittikten sonra o çiçeğe bir daha uğramazdı: Zaten gençliğinden beri huyu hiç değişmedi kendisinin. Temizlikçi kadında ne yaptı ne ettiyse her dediğini bizim Necati’ye yaptırıyor, ama bu durum Necati’nin onun emirleri karşısında sus pus olması dolayısıyla herkesin dikkatini çekiyordu. Herkes dedikodu yapıyor, Necati’nin bu tavrına anlam vermiyordu. Okulda Necati’nin beraber olduğu ‘Gülseren’ adlı kız adeta terör estiriyordu, herkese talimatlar veriyordu. Sanki temizlikçi değil müdürdü kendisi. Okulun içerisinde ‘Gülseren’ adlı kıza kısacası ‘Gül’ derlerdi. ‘Gül’ o kadar ileri gitti ki hocanın yani okul müdürü, Necati’nin bütün programlarını yapmaya başlamış, kiminle görüşüp kiminle görüşmeyeceğine karar veriyordu ‘Gül’ adlı kadın herkesin diline pelesenk olmuş vaziyete gelmişti. Okuldaki öğretmenler bu duruma anlam veremiyor, okul müdürü Necati’nin büyük bir açığı bu kızın elinde fikrinde herkes birleşiyor ve aynı kanaati taşıyorlardı. Necati bu kızla her gün her saat beraber olduktan sonra ani bir kararla bu temizlikçi kızı sahte evraklarla kadroya alıyor ve göreve başlatıyordu. Bu arada kıza ne hediyeler ne hediyeler. Aman Allah’ım gördükçe dudaklarım uçukluyordu. Bu usulsüz atama ve görevlendirme okulda değil bütün şehirde herkesin diline düşmüştü Unutmadan söylemek istiyorum bizim ‘’Keşanlı Necati’nin’’ en büyük özelliği söz verip sözünde durmamakta karakterinin özellikleri arasında ilk üçe giriyor Sonra neler mi oldu …. Gizli, gizli yaşanan aşk nasıl deşifre oldu? İhaleler nasıl paylaşıldı? Okulda kurulan vakıf nasıl soyuldu? Devletin malları nasıl peşkeş çekildi? Milyon dolarlara sahip olan bizim ‘Keşanlı Necati’ kendisini nasıl gizledi? Ve nasıl deşifre oldu? Az sabredin. Hepsini tek tek anlatacağım sizlere ikinci yazımda… Çünkü rüyam bayağı bir uzundu.
Ekleme Tarihi: 04 Ağustos 2022 - Perşembe

KEŞANLI NECATİ!

Allah hayra çıkarsın diyerek başlayalım yeni yazımıza. Sevgili okurlarım bu yazımda yıllar sonra rüyama giren asker arkadaşım ‘Keşanlı Necati’den söz edeceğim size.

‘Keşanlı Necati’ Anadolu’nun küçük bir köyünde doğmuştu. Köyde serpilip, budaklanan ‘Keşanlı Necati’ gençliğinde para kazanmaya çok hırslı kadınlara karşı zaafı olan bir kişiliğe büründü.

Gel zaman git zaman askerlik geldi çattı kapıya. Askere birlikte gittik ‘Keşanlı Necati’ ile. Yedek subay olarak yaptı askerliğini. Memleketine geldikten sonra da siyasete heves sardı bizim ‘Keşanlı Necati’…

Dedim ya para hırsı ve çapkınlığı kısa sürede ün salmıştı ahalide…

Onun için aslında siyasetin solu, sağı önemli değildi. Tek derdi daha çok para kazanmaktı. Sağ, sol hiç fark etmezdi onun için. Onun tek bir hedefi vardı o da  TBMM içeresinde yerini almaktı.

Bir parti nasıl olduysa aday gösterdi ‘Keşanlı Necati’yi. Milletvekili olmuştu kısa süre anlayacağınız. Amma dedik ya para kazanmak, zengin olmaktı en büyük hayali. Satıverdi bir çırpıda kendisini milletvekili yapan partisini. Geçiverdi kulvar değiştirerek diğer partiye.  

Evde yaptığı hesaplar ve işlemler tıkır tıkır işlemeye başlamıştı artık. Fakat bir tek sorun çok para kazanmasına karşın annesi pantolonlarına ek cep dikmeyi unutmuştu. Cimi mi cimriydi bizim ‘Keşanlı Necati’.  Misal arkadaşlarına bir çay, yemek ısmarlamaz, hesapları hep başkalarına ödetmekten zevk alırdı. En azından 40 yıldır tanırım ben hiç şahit olmadım hesap ödediğine.

Devletin misafirhanelerinde kalır yer içer hesap ödemezdi zaten gençliğin dede aynı karakterde bir kişilikti dedim ya ‘40 yıldır ben şahit olmadım’ diye.

Siyasette dünyalığını yaptıktan sonra hükümete gerçek yüzünü saklaya saklaya Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okula müdür olarak atandı.  

Atandı atanmasına ama çok çapkın, çok zamparaydı bizim ‘Keşanlı Necati’. Daha ilk görev yerinde okulda temizlik görevlisi bir kıza âşık olmuştu. Ne yaptı ne etti kıza sahip oldu ve bu sevgi, bu aşk dillere destan oldu eğitim camiası içerisinde.

Yazımın başında da dedim ya çok yakışıklı, çok çapkın birisiydi bizim Necati. Temizlik işçisinden sonra boş durmadı, duramadı zampara. Birçok idari kadroda görev yapan kadına yürümeyi adeta kendine görev bildi. Bunlardan bazıları okul müdürü diye atılan paslara cevap veriyor bazıları ise odadan ağlayarak çıkıyordu.

Bir seferinde kendi sekreterine makamda yürümüş, elleriyle taciz etmişti kızı ,k  ız ağlayarak makamdan çıkmış, koştura, koştura müdür yardımcısının odasına gitmişti. Bütün olan biteni müdür yardımcısına anlatmıştı

Hal böyle olunca bizim ‘Keşanlı Necati’nin adı sapık Necati’ye çıkmıştı

Gel zaman git zaman Necati alkol zaafını belli etmeye başlatmıştı çevresine. Eeee Edirneli hele birde Keşanlı olunca içmeyeni dövüyorlar bizim memlekette.

‘Bizim Necati’ her çiçekten bal almasını sever sonrasında çiçeğin balı bittikten sonra o çiçeğe bir daha uğramazdı: Zaten gençliğinden beri huyu hiç değişmedi kendisinin.

Temizlikçi kadında ne yaptı ne ettiyse her dediğini bizim Necati’ye yaptırıyor, ama bu durum Necati’nin onun emirleri karşısında sus pus olması dolayısıyla herkesin dikkatini çekiyordu. Herkes dedikodu yapıyor, Necati’nin bu tavrına anlam vermiyordu. Okulda Necati’nin beraber olduğu ‘Gülseren’ adlı kız adeta terör estiriyordu, herkese talimatlar veriyordu. Sanki temizlikçi değil müdürdü kendisi.

Okulun içerisinde ‘Gülseren’ adlı kıza kısacası ‘Gül’ derlerdi.

‘Gül’ o kadar ileri gitti ki hocanın yani okul müdürü, Necati’nin bütün programlarını yapmaya başlamış, kiminle görüşüp kiminle görüşmeyeceğine karar veriyordu

‘Gül’ adlı kadın herkesin diline pelesenk olmuş vaziyete gelmişti.

Okuldaki öğretmenler bu duruma anlam veremiyor, okul müdürü Necati’nin büyük bir açığı bu kızın elinde fikrinde herkes birleşiyor ve aynı kanaati taşıyorlardı.

Necati bu kızla her gün her saat beraber olduktan sonra ani bir kararla bu temizlikçi kızı sahte evraklarla kadroya alıyor ve göreve başlatıyordu. Bu arada kıza ne hediyeler ne hediyeler. Aman Allah’ım gördükçe dudaklarım uçukluyordu.

Bu usulsüz atama ve görevlendirme okulda değil bütün şehirde herkesin diline düşmüştü

Unutmadan söylemek istiyorum bizim ‘’Keşanlı Necati’nin’’ en büyük özelliği söz verip sözünde durmamakta karakterinin özellikleri arasında ilk üçe giriyor

Sonra neler mi oldu ….

Gizli, gizli yaşanan aşk nasıl deşifre oldu? İhaleler nasıl paylaşıldı? Okulda kurulan vakıf nasıl soyuldu? Devletin malları nasıl peşkeş çekildi? Milyon dolarlara sahip olan bizim ‘Keşanlı Necati’ kendisini nasıl gizledi? Ve nasıl deşifre oldu? Az sabredin. Hepsini tek tek anlatacağım sizlere ikinci yazımda…

Çünkü rüyam bayağı bir uzundu.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.