Artık hiç bir şey gizli kalmayacak!

  • Dolar 5.7035
  • Euro 6.3192
  • GR ALTIN 269.01
  • ÇEYREK 439.84

Ege Üniversitesi'ndeki Tacizin Perde Arkası

Ege Üniversitesinde 24 ayda 5 kez güvenlik müdürü değiştiğini biliyor muydunuz? Bakın başka ne olaylar var!

Ege Üniversitesi'ndeki Tacizin Perde Arkası
  • 16 Ekim 2019, Çarşamba 10:23

İzmir Ege Üniversitesi'nin kampüsünde bir kız öğrencinin, dışarıdan gelen kişinin cinsel tacizine uğradığı kısa sürede sosyal medyada Türkiye gündemine oturdu. Üniversitesi yönetimi tarafından hiçbir açıklamanın yapılmaması ve olayın adeta görmezden gelinmesi sonucu sosyal medyadan öğrencilerin tepkisi sonrasında (mecbur kalıp) Yazılı bir açıklama yapan üniversite yönetimi "Konunun takipçisi olacağız" dedi.

Üniversite yönetiminin anında yapması gereken fakat sonradan yaptığı açıklamasını okumadan önce tacizi birde Temizeller’den okuyun.

Bu olaylar nasıl buraya kadar geldi ve tırmandı bu olayların asıl sorumlusu kim veya kimler?

Bu soruların cevabını aşağıdaki yazımda cevap vereceğim.

Bu olayda kim veya kimlerin suçu var?

Temizeller programı ve www.temizellergazetesi.com olarak 2019 Şubat ayından beri neyin savaşını veriyoruz sahi biz?

Feryadımız yazılarımız değindiğimiz konular hepsi kamu yararı olan ve de liyakat esasına dayalı konular değil miydi?

“Biz demiştik” cümlesini kullanmak gibi ego yapmak istemiyoruz ancak ama ne yazıktır ki maalesef ve maalesef BİZ SÖYLEMİŞTİK

Sayın Rektörüm Allah aşkına 2019 Şubat ayından beri yazıp çizip ekranlardan konuştuğumuz bu konuları keşke ciddiye alıp etrafınızdaki ekibi veya göreve atadığınız insanları gözden geçirebilseydiniz.

Sayın Rektörüm Kafamı kurcalayan sorulardan bir tanesi de neden üniversitenin kilit noktalarına getirdiğiniz insanları liyakat testinden geçirmiyorsunuz?

Liyakat testi yapmak bu kadar zor muydu sizin için?

Şimdi gelelim konumuza; İzmir dışından onlarca insanı getirip üniversite içinde kilit noktalarda görev verdiniz ve bir süre sonra göreve getirdiğiniz kişileri görevlerinden aldınız, göreve getirdiğiniz sonrada görevden aldığınız insanların referanslarını size kim veya kimler verdi?

Eğer ki siz kendiniz getirdiyseniz sorumlu sizsiniz, yok eğer kendi ekibinizin referansı ile getirdiyseniz hemen referans veren kişiyi görevden almanız gerekir. Çünkü sizi ve makamınızı zora ve sıkıntıya sokan insanlarla çalışmanız pek uygun değil diye düşünüyorum.

Şehir dışından getirip görev verdiğiniz kişilerin yapacakları işi binlerce teknik ve idari personeli olan ömrünü üniversiteye vermiş kişilerden neden seçmediniz? Yoksa binlerce personelin içinde nitelikli personel bulamadınız mı?

Sizin şehir dışından getirdiğiniz personeller çok mu nitelikli idi? (Gördük hepsini)

Peki hadi siz Rektör’sünüz yanınızda getirdiğiniz ve hayatında böyle bir önemli görevde bulunmamış veya bulunamamış kişiyi üniversitenin kalbi denecek Genel Sekreterlik makamına güvendiniz, bu görevi yapabilir diye düşündünüz bu makama oturttunuz. Hayatı boyunca göreceği belki de en yüksek makama getirdiniz Hakan Yalçın beyefendiyi.

Düşünseniz ya üniversitedeki bütün daire başkanları, idari kadroda çalışan yaklaşık 7000…8000 personel kendisine bağlı tabiri caiz ise üniversitenin rektörü siz, Hakan Yalçın ise idari anlamda en üst düzeydeki isim.

Genel sekreter olmadan bile onu genel sekreter makamına tahsis edilmiş lojman bile verdiniz, peki o ne yaptı daha genel sekreter olmadan lojmanın tadilat işlerini yasal olmadığını mevzuata aykırı ve suç olduğunu bildiği halde üniversite personelini çalıştırarak’ ’dakika bir gol bir ‘’ hesabı yaptı. Daha bu dosyayı yoğunluktan açamadık (tadilat harcamalarını nasıl yapıldı üniversite bütçesinden mi yoksa kendi cebinden mi yaptı, kendisine tahsis edilen lojmana üniversiteye ait malzemeler kullanıldı mı, kullanılmadı mı? Araştırıyoruz en doğru bilgileri sizinle buradan paylaşacağım)

Peki siz sayın Rektörüm bunları yaptınız da bu kadar imkânı ve yetkiyi verdiğiniz kişi size ne yaptı? Söyleyeyim ne yaptığını hocam.

Sizi ve makamınızı sıkıntıya sokmaktan başka bir şey yapmadı. Örnek verecek olursak;

  1. Güvenip Genel sekreter yaptığınız Hakan Yalçın beyefendi yaptığı veya onay verdiği veya bilgisi olduğu ihalelerde sizin bir yol arkadaşınız olarak size hiç uyarı görevini yerine getirdi mi?
  2. Genel sekreterlik görevine layık gördüğünüz güvendiğiniz genel sekreteriniz Hakan Yalçın beyefendi size gelip davet usulü ihalelerde ‘’Sayın rektörüm Sayıştay’ın bile bu konuda olumsuz görüşleri var, çok fazla davet usulü ve doğrudan temin yapılıyor, bunları yapmayalım bütün ihaleleri kamuoyuna açık, adaletli, hiçbir spekülasyona yer vermeden yapalım, üniversiteler SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN dediği gibi bulundukları şehri kalkındırma görevi vardır söyleminden yola çıkarak ilk tercihimiz İZMİR’li firmalar olsun dedi de siz mi hayır dediniz?

 

  1. Çok kıymetli genel sekreteriniz Hakan Yalçın neden kayınçolarını üniversitenin içine getirip bazı işler yaptırıp üniversitenin içinde at koşturmalarına müsaade ediyor, bu olayların yarın spekülasyon konusu olacağını size ve Rektörlük makamınıza zarar geleceğini bilmeyecek kadar cahil adam olamaz değil mi?

 

  1.  Sayın Rektörüm Ege Üniversitesinin kendi bünyesindeki yaptığı davet usulü ihalelerde neden devamlı İstanbul ve Ankara firmaları boy gösteriyor? Bizlerde buna bir Ankara veya İstanbul sevdası aşkı diyebilir miyiz? Bu firmalara ihale verilsin talimatını siz mi veriyorsunuz, yoksa sizin bilginiz dışında sizi sıkıntıya sokmak spekülasyonlara konu etmek için mi yapılıyor?

 

  1. Kıymetli genel sekreteriniz Hakan Yalçın beyefendi bugüne kadar size yardımcı olmak maksadıyla Ege Üniversitesi içindeki kampüste bulunan fakülte dekanlarını, fakülte sekreterlerini, ambar memurlarını, bölüm başkanlarını, öğretim üyelerini öğrenim gören öğrencileri, zaman zaman ziyaret edip idari anlamda sorunları eksikleri yerinde tespit edip kendisinin çözebileceği sorunları çözüp, kendisinin çözemediği sorunları size her hafta rapor olarak bildirseydi bu kadar sorun yaşanır mıydı?

 

  1. Değerli genel sekreteriniz Hakan Yalçın beyefendi Tıp fakültesi içinde görev yapan birbirinden değerli tıp hocalarını idari anlamda sorunlarını dinleyip eksiklikleri tespit edip zaman zaman size getirip veya rapor halinde sunması sizin hoşunuza gitmez miydi? Oradaki hocaların sabah sabah gelip bu necip milletin hastalığına, derdine derman olacağına sabahın köründe ne tür sorunlar yaşadıklarını hatta ve hatta otopark sorunları yaşadığını biliyor musunuz?

 

  1. Sayın Rektörüm güvenlik personelinin güvenlik görevinden başka her işe baktığını hatta otopark işlerine baktığını biliyor musunuz?

 

  1. Çok değerli genel sekreteriniz Hakan Yalçın beyefendi sadece güvenlik müdürü veya güvenlik şefiyle muhatap olmaktansa üniversitenin içindeki asayiş görevini yürüten evlatlarımızın canını malını namusunu emanet ettiğimiz güvenlik personeli ile hiç konuşup onların derdini dinlemiş, onların derdiyle dertlenmiş midir acaba? Onlar Ege üniversitesi ailesinin birer kıymetli parçası değil midir?

 

  1. Kıymetli genel sekreteriniz Hakan Yalçın beyefendi Üniversitenin içindeki cinayet gibi feci bir kaza sonucu hayatını kaybeden Sezen Zambak kızımızın toprağa verilişinden sadece 2 gün sonra sazlı sözlü müzikli eğlence veya etkinlik yapılırken size gelip bir yol arkadaşı olarak ‘’Bu eğlenceyi veya etkinliği iptal edelim yoksa tepki alırız herhangi bir spekülasyona konu olmayalım’’ diye tavsiyede bulundu mu?

 

  1. 2019 Şubat ayından itibaren Temizeller olarak çok ciddi yolsuzluk şaibe iddialarında bulunuyoruz, bugüne kadarda yaptığımız haberlere sizin tarafınızdan hiçbir yalanlama gelmediği gibi devletin raporlarına girdi. Fakat hala genel sekreteriniz ukdesinde olan yapı işleri daire başkanlığı milyonluk davet usulü ihalelere devam ediyor olmasında bu ihalelerin Ankara ve İstanbul firmalarına verilmesinde bilginiz var mı?

 

  1. Sayın Rektörüm Tam tamına 5.000.000 TL lik Ege Meslek Yüksek Okulu binalarının dış cephe ve tadilat ihalesi neden davet usulü yapıldı diye sormadınız mı? Daha kısa süre önce bu çatı ihaleleri yapılıp teslim alınmadı mı? Bu ihale şimdi neyin nesi?

 

  1. İzmir’de bu çatı tadilat işini yapacak firma bulamadınız mı da İstanbul ve Ankara firmalarına verdiniz diye sormadınız mı hocam, siz mi talimat verdiniz, yoksa haberiniz mi yok? Perşembe akşamı saat 20.30 da Temizeller programda bu konuyu enine boyuna işleyeceğim.

 

  1. Sayın rektörüm göreve geldiğinizden beri ne hikmetse 5 (beş) kez güvenlik müdürü değişti ve güvenlik müdürü makamı yalama oldu, bunun sorumlusu kim veya kimler diye düşündünüz mü?

 

  1. Elektrik teknisyeninden güvenlik müdürü icat ettiniz, güvenlik elemanından müdür yaptınız olacağı buydu zaten. Kendilerine verilen görevi üstün gayretle becerebildiği kadar yapan insanlara veya kişilere hiç mi hiç lafım yok, ancak bu işin ehli olamayan insanlara bu görevi tevdi edende kabahat aranması gerektiğine inanıyorum, yoksa herkes her işi yapar fakat öyle meslekler vardır ki güvenlik gibi ihtisas isteyen meslekler vardır.

 

  • Pekiiiiii bu güvenlik personeline gerçek anlamda hizmet içi eğitim veriliyor mu? Herhangi bir fiziki ve teknik eğitim veriliyor mu? Bu güvenlik personelinin üniforma dahil teçhizat eksikleri kontrol edilip eksikler tamamlandı mı? Tabi ki davet usulü ihalelerden fırsat bulursanız.  

 

  1. Sayın Rektörüm bunları bir gazeteci olarak dışarıdan bir göz ile biz görüyoruz, duyuyoruz ve bunları dile getiriyoruz. Peki sizin yanınızda bulunan rektör yardımcılarınız, genel sekreteriniz, yapı işleri teknik daire başkanınız en önemlisi danışmanlarınız bu eksikleri aksaklıkları neden görmezler? Size her hafta rapor yazıp neden

 

  1. Bilgilendirmiyorlar? Yoksa sizi bilgilendirip siz mi gereğini yapmıyorsunuz? Sahi bunlar sizin yanınızda ne işe yaparlar? Sadece bol sıfırlı maaş almak ve gelen evraklara imza atmak için mi?
  2. Sayın Rektörüm bu sıralamayı daha çok uzatabilirim fakat gerek yok diye düşünüyorum, şimdi bu yukarıda saydığım örneklerle anlatmaya çalıştığım işleri sizin göreve getirdiğiniz yetki verdiğiniz kişiler mi yapması gerekiyor? Yoksa benim mi yapmam gerekiyor? Kimin yapması gerekiyor merak çok ediyorum?

Yazımı bitirdiğim sırada Son dakikada aldığım bir bilgi kıymetli bir hocamızın attığı twit dikkatimi çekti, twit aynen şöyle ‘İnsanı nesneleştiren her fiil ve tutuma karşı tepki anlaşılabilir. Fakat bütün mesaisini öğrencilerin kaliteli yaşamına ve güvenliğine ayıran Rektör Prof. Dr. Necdet Budak'ı yıpratmak için menfur bir olayı kullanmak olayın kendisi kadar çirkindir’’ demiş.

Neymiş efendim rektör bey yıpranıyormuş, ben mi yıpratıyorum rektör beyi? Çünkü rektör beyin yanındaki adamlar sütten çıkmış ak kaşık değil mi hocam?

Çünkü yönetimdeki herkes görevini tam ve eksizsiz yapıyor hiçbir sıkıntı yok, Temizeller herkese iftira atıyor öylemi hocam? Biz iftira atmadığımızı belgeleriyle cdlerle, sosyal medyaya düşen ses kayıtlarıyla ispatladık

Twiti atan hocam, kusura bakmayın size şunu sormak istiyorum bu Ege Üniversitesinin rektörü ben miyim? Yoksa Prof. Dr. Necdet Budak değil de başkası mı?

Ege Üniversitesinde yaşanan ‘’menfur’’ diye nitelendirdiğiniz olayın yaşandığı üniversitenin ita amiri ben miyim yoksa Prof. Dr. Necdet Budak mı?

24 ayda 5 kez güvenlik müdürünü ben mi değiştirdim, yoksa yönetimdeki yetkili beyefendiler mi değiştirdi?

Mesleği Elektrik teknisyeni olan bir personelden güvenlik müdürü ben mi icat ettim?  Bu personele güvenlik müdürlüğü görevini ben mi tevdi ettim, yoksa şu andaki yönetim mi? güvenlik müdürlüğü makamını ben mi yalama ettim?

Güvenlik müdürü Burhan, Olmadı Arif’i yapalım, yine olmadı yine Burhan’ı yapalım, olmadı yine Arif’i yapalım oda olmadı vazgeçtik şimdide Güray’ı yapalım , vallahi şaka gibisiniz hocam.

Akademik camiaya hakaret sayacağım taşeron firmada çalışan Perihan Bal Öztürk öğretim görevlisi kadrosuna atanırken neden göstermediniz?

Herkesin gözü önünde Üniversite soyulurken neden tepki göstermiyorsunuz?

Bunları neden sorgulamıyorsunuz hocam?

Tabi ki işin en kolayı haber yapan bu tür olayları gündeme getiren gazetecileri karalamak.

Şunu aklınızdan çıkarmamanızı tavsiye ediyorum biz TEMİZELLER olarak kendimizi karalatmayız, zaten gerçeklerle alakası olmayan bir haberin altına imzamızı da atmayız.

Haberlerimiz yalan iftira olsaydı şimdi çoktan açıklama yapıp bunlar iftira atıyor deyip mahkeme kapılarına koşardınız, gerçi yine koştunuz ama söz konusu iftiradan değil, hakaretten.

Üstelik Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğiniz şikâyet dilekçesinde bile bu gazeteciler bize iftira atıyor diyememişsiniz. Neden diyemediniz?

Neden bunlar yalan haber yapıyor diyemediniz?

Peki Sezen Zambak kızımızın cinayet gibi bir kazada hayatını kaybetmesine sebep olan traktörü kullanan şoförün, polis kayıtlarında yüzde yüz kusurlu olmasına rağmen savcılığa bile gitmeden serbest bırakılması olayında neden ses çıkarmadınız? Hiç içiniz yanmadı mı? O babanın yerine siz olsaydınız söyleyin ne yapardınız?

Sezen Zambak kızımızın vefatı daha 3 gün olmamışken kampüs içerisinde yapılan adeta panayır havasında geçen sazlı sözlü müzikli eğlenceye de aynı tepkiyi göstermenizi beklerdim.  Ben bir gazeteci olarak ısrarla şunu diyorum... YÖ-NE-TE-Mİ-YOR-SU-NUZ

Şimdi gelelim İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekiplerine bile taş çıkartacak kadar hızlı olan üniversite güvenlik personelinin taciz olayının yaşandığı olay mahalline 60 saniyede gelmesine!

Senato açıklamasında, Ege Üniversitesi yönetimi olarak yerleşkedeki yaya yoğunluğunun bulunduğu bölgelere, bir süre önce, üzerinde kamera sistemi olan ‘acil panik butonları’ yerleştirilerek, gece aydınlatması ve kamera sistemlerinin yenilendiği hatırlatıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Huzur ve güven ortamında eğitim faaliyetlerimizi sürdürmek için güvenlik önlemlerimizi arttırdık. Ayrıca yerleşke içinde güvenlik birimlerimize daha kolay ulaşılmasını sağlamak amacıyla 24 saat hizmet veren ‘5555 Hattı’nı uygulamaya aldık. Metruk binaları yıkarken, yerleşkedeki kör noktaları görünür kıldık. Tüm bu önlemlerimize rağmen öğrencimizin yaşadığı ve asla kabul edilemez talihsiz olaydan büyük bir üzüntü duymaktayız. Olay günü yerleşkemiz içinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu Kız Öğrenci Yurdu’na bir akrabasını bırakmak üzere otomobiliyle gelen şüpheli, akrabasının öğrenci kimlik kartını göstermesi üzerine yerleşkeye alınmış. Akrabasını yurda bıraktıktan sonra da yerleşkemizden ayrılması gerekirken söz konusu üzücü olay yaşanmıştır. Güvenlik birimlerimize telefonla gelen ihbar üzerine motorize ekiplerimiz, ‘1 dakika’ içinde söz konusu bölgeye giderek şüpheliyi etkisiz hale getirmiştir. Akabinde polise bilgi verilip, şüpheli polis ekiplerine teslim edilmiştir.”

Okudunuz mu sevgili okuyucular üniversitenin açıklamasını? Tacizci şahsiyet üniversitenin içine adeta paraşütle gökten inmiş gibi kimsenin suçu yokmuş. Nokta.

Menemenspor, Balıkesirspor maçına Arslanboğa'nın atanmasını Menemenspor, Balıkesirspor maçına Arslanboğa'nın atanmasını "riskli" buldu

POLONYA TURİZM FUARI’NDA KUŞADASI TANITIMI POLONYA TURİZM FUARI’NDA KUŞADASI TANITIMI

Pınar Karşıyaka, FIBA Avrupa Kupası'nda lider olarak bir üst turda Pınar Karşıyaka, FIBA Avrupa Kupası'nda lider olarak bir üst turda

Başkan Erdem dünya şampiyonlarını ağırladı Başkan Erdem dünya şampiyonlarını ağırladı

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Editör: Ahmet Tübcel

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
yukarı çık