• Dolar 6.0941
  • Euro 6.6161
  • GR ALTIN 322.13
  • ÇEYREK 526.69

Burak Oğuz hakim karşısında son durum!

Urla Belediye Başkanlığı yaptığı sırada tutuklanan Burak Oğuz ilk kez hakim karşısına çıktı. Oğuz iddianamede yer alan suçlamalar karşısında savunma yaparken mahkeme başkanı tarafından gelen soruları da yanıtladı.

Burak Oğuz hakim karşısında son durum!
  • 14 Şubat 2020, Cuma 13:05

Urla Belediye Başkanlığı’nı yürüttüğü sırada FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan ve cezaevine konulan Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Burak Oğuz ilk kez hakim karşısına çıktı. İzmir 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın başkanlığını Gökberk Sunal yaptı. CHP’nin davaya göstereceği katılım merak ediliyordu. Davaya CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Urla İlçe Başkanı Hakan Özbadur, Karabağlar İlçe Başkanı Mehmet Türkbay, Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran duruşmada yer aldı. Ayrıca Oğuz’un yakınları ve iddianamede adı geçen bazı kişiler de salondaydı.

 

HAKAN ÇİÇEK’İ TANIYOR MUSUN SORUSUNA CEVAP!

Mali Müşavirler Odası faaliyetleri sırasında birçok kişiyle iletişim halinde olduğunu ifade eden Oğuz’un, “Sayısını bilmediğim toplantılara katıldım” diye konuştuğu sırada hakim Sunal tarafından sözü kesildi. Mahrem imamlarla konuşma sayısının hatırlatan Sunal, “Hakan Çiçek’i tanıyor musun?” sorusunu yöneltti. Oğuz ise, “1 kere görüştük. Şu an görsem tanımam” cevabını verdi. Mahkeme Başkanı Sunal bu kez, “TSK mahrem imamı suçlamasıyla yargılandığını biliyor musunuz?” dedi. Oğuz da, “Hayır efendim. Ben birçok ismi iddianamenin hazırlandığı sırada tanıdım” diye konuştu. Oğuz, Sunal'ın “Feyzullah Demirci’nin Deniz Kuvvetleri mahrem imamı olmakla suçlandığını biliyor musun?” sorusu karşısında ise, “Asla. Ben de şaşırdım. Aradan 10-15 yıl geçmiş. Birçok şeyi zor hatırladım” dedi. Ayhan Kurt’la ilgili gelen mahrem imam sorusuna cevap veren Oğuz, “Asla bilgim yok. İş ilişkisi dışında başka bir şey söz konusu değil. Tüm iddiaları iddianameden öğrendim” diye konuştu. Oğuz, “İzmir Genç İşadamları Derneği’ne (İGİD) ne zaman üye oldun?’ sorusu karşısında, “Tam hatırlayamıyorum” dedi. Afrika gezilerinin sorulmasının ardından söz alan Oğuz, “Çocukluğumdan beri Afrika hastasıyım. Çok severim. Bir şekilde bağım olsun isterim. Çankaya’da ofisimi açtığımda Afrika açılımı vardı. Buralara merak sardım. Katılmak istedim” cevabını verdi. Oğuz, İzmir Kültürlerarası Diyalog Merkezi (İZDİM) faaliyetleri ve kurucuların FETÖ bağlantılarıyla ilgili gelen soruları yanıtladı. Mahkeme Başkanı Sunal, merkezin kimin referansıyla kurulduğunu da sordu. Oğuz, “Hiçbir kurucuyu tanımıyorum. Referansı tam hatırlamıyorum. Kurucu 7 kişi gerekiyordu. Direkt yönetim kuruluna girmediğimi hatırlıyorum. Hemen yönetim kuruluna girmek mümkün değil” dedi.

 

Mahkeme Başkanı Sunal iddianamedeki isimler ve şirketler üzerinden genel bir hatırlatma sorusu yöneltti.

 

Oğuz, “Ofisimi ilk açtığımda hiç müşterim yoktu. Dışarı çıkıp dükkan dükkan gezdim. Bahsi geçen şahsılarla hep o sırada tanıştım” ifadelerini kullandı. “Katıldığınız sohbetler neredeydi?” şeklinde gelen soruyu yanıtlayan Oğuz, “Hiçbir adres hatırlamıyorum” dedi. Hakim Sunal, “Katılmaktan ziyade, imam, düzenleyen olduğunuz iddia ediliyor…” hatırlatmasını yaptı. Oğuz da, “Asla kabul etmiyorum. Biri bir kitap, yazı verdiyse okumuşumdur. Kimseyi davet etmedim. Muhtemelen davetlerden birisinin üzerine katılmışımdır” dedi. Sunal, “Kaç kez katıldı?” diye sordu. Oğuz, “Sayısını hatırlamıyorum. Düzenli gitmedim. 2005’te evlendim. Evlendikten sonra gittiğimi hatırlamıyorum” açıklamasını yaptı. Sunal, “Sana karşı hoca tabiri kullanılıyormuş” dedi. Oğuz, “Gündelik laf arasında hocam ne haber, nasılsın denir. O tarz bir şey. Saygıdan da olabilir. İmamlıktan dolayı olduğunu kabul etmiyorum” dedi. "GÜLEN’İN ODASINI GÖRMEDİM" Fethullah Gülen’in odasını görüp görmediğiyle ilgili ayrıntı hakkında konuşan Oğuz, “Asla böyle bir yere gitmedim, görmedim” ifadelerini kullandı.

Tarkan Bakırlı, Melih Çamkıran ve Mutlu Tuncer ile ilgili gelen soruları yanıtlayan Oğuz, “Mutlu Tuncer ile tanışırım. 2014-2019 seçimlerinde beraber çalıştık. 2019’da adaylığım kesinleştikten sonra kampanyamda aktif görev aldı. 2014 yerel seçimleri sonrasında ‘bir sonraki seçimler için haber portalı kurmamız lazım’ demişti. O dönem kurulan internet sitesinin finansmanını ben sağlamıştım. Cihan Haber Ajansı ile çalışmıştık. Fakat daha sonra anlaşamadık. 2019 seçimleri sonrasında belediye başkanı olmamın ardından bir takım talepleri oldu. Belediye şirketi yönetiminde yer almak istedi. Bunu reddettim. Başka istekleri de oldu. Sonrasında aleyhimde yazmaya, çizmeye başladı” dedi. Sunal, “Ne yazdı, çizdi?” sorusunu yöneltti. Oğuz, “İlk etapta yaptıklarımı eleştirdi. Sonrasında FETÖ iddialarını ifade etti. Bir gün buluştuk ve ‘Biz seninle birlikte çalışacak mıyız?’ diye sordu.

Hakkımda FETÖ iddiaları olduğunu söyledi. Tehditvari şekliyle şu an hatırlayamadığım isimler söyledi. Ben de, ‘bu kadar şeyden sonra çalışamayız’ dedim. O da, ‘bu kadar çalıştım. Paramı öde’ dedi. Ben de her ne kadar gönüllülük esasıyla çalışmış olsa da kimsenin parası bende kalmasın diye ödeme yaptım” ifadelerini kullandı. Bakırlı’nın ise söylediklerinin hepsi uydurmadır. Suçlamalarının hiçbirini kabul etmiyorum. Söylediği tek doğru şey; CHP’de aktif siyaset yaptığımdır” dedi. Sunal, “Sohbetlere davet ettin mi?” diye sordu. Oğuz da, “Hayır. Ne onu ne başka birini davet etmedim” açıklamasını yaptı.

 

“BENDEN FESTİVALİ İSTEDİ"

Yine Urla’da yaşayan ve iddianamede ifadeleri olan AK Parti eski Teşkilat Başkanı Önder Şengüler’in de görüntülerinin olduğu videoyu sonradan gördüğünü anlatan Oğuz, “kendisi benden gençlik festivalini yapmakla ilgili talepte bulundu. Urla İskele’de kaçak bir binanın da yıkılmamasını istedi” dedi. “TEŞVİK KAPSAMINDA ÇALIŞTIRDIM” Burak Oğuz, ofisinde çalıştırdığı ve belediye başkanı olduktan sonra da görüşmelerini sürdürdüğü iddia edilen mahrem imamlar Lokman Uçar, Ercan Aldemir ve Hakkı Güzel ile ilgili de ifade verdi. KHK ile görevlerinden ihraç edilmiş isimleri teşvik kapsamında çalıştırdığını söyleyen Oğuz, “2017 yılı teşvik yılıydı. Birçok şirket komisyon karşılığında bizimle çalıştı. Ben sadece Ercan Aldemir’i tanıyorum. Feyza Kırtasiye ve Ziya Mühendislik defterlerine baktığım için ortağıydı. Onun vasıtasıyla Lokman’ı tanıdım. Biz aramızda sözleşme olmadan kar ortaklığı ile yüzde 5-10 gibi komisyonlarla çalıştık.

Üç telefon hattı ve telefonlarımı teşvik kapsamında onlara vermiştim. Ayrıca aramızda resmi sözleşme yoktu. Fakat matbu bir kağıda yazdığımız sonradan masamda bulamadığım bir ön mutabakat evrakı vardı. Biz onlarla oluşan pazar ortamının getirdiği hareketlilikle komisyon karşılığında çalıştık. Fakat çok da para kazanmadık. Onların mahrem imam olduğunu bilseydim şirketimin logosunun olduğu kartı bastırıp telefonlarımı verir miydim? Aktif siyaset yapan, göz önünde olan biriyim. Aklımı oynatmam lazım. Bırakın ofisimde çalışmayı yanımdan bile geçirmezdim. Adam firari duruma düşmüş ve telefon hattımı kullanıyor. Olacak iş değil. Kayıtlarda mahrem imam olduğunu görünce şok oldum. Bilseydim resmi kurumlara başvuru yapardım. Onların KHK ile bir kurumdan atıldığını da bilmiyordum” dedi. Mahkemede savcının “çalışanların ifadesine göre gözaltına alınana ve yakalanana kadar ofisinizde çalışmış. Böyle ifadeler var. Sizin haberiniz yok muydu?” sorusuna, Oğuz, “ben onların hangi kumda çalıştıklarını ve ihraç edildiklerini bilmiyorum. Ercan gelip gidiyordu, işleri takip ederdi. Lokman da gelmemeye başladı. Ofistekiler “artık gelmiyor” dediler. Ben başka bir muhasebe şirketiyle çalışmasından şüphelendim. Birden koptular. Belediye başkanı olduktan sonra hiç görüşmedim. İşlerimi daha sonra devrettim. Eşim üzerinden sadece çalışmalardan haberdar oluyordum” dedi.

AFRİKA SEYAHATLERİ AÇIKLAMASI

Burak Oğuz mahkemede Afrika seyahatleri ile Afrika’da ticaret yapılmak üzere kurulmuş şirketlerle olan bağlantısı hakkında konuştu. Oğuz, “daha önce Afrika’yı çok sevdiğimi söylemiştim. Ofisimde, sosyal yaşamımda Afrika ile ilgili birçok fotoğraf ve hediyeler vardır. Bu ziyaretlere iş için katıldım. DEİK ve TİM kayıtlarına bakılsın. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ziyareti ile ilgili ise “Refik Uzun ( AK Parti eski il başkan yardımcısı) ile 300 kez konuştuğum kayıtlara geçmiştir. Doğrudur. Hem İGİT üyesi hem hukukçu olması nedeniyle muhasebe işleri ilgileniyordum. YENBU isimli şirketin defterlerini tutmaya başladıktan sonra iş adamları ile heyet olarak Demokratik Kongo’ya gittik. Orada ziyarette ülkeyi temsilen birçok devlet görevlisi vardı. Abdullah Gül de vardı. Bir okulda iki öğrenci Bize İstiklal Marşı okudu. Heyet olarak birçok yeri gezdik” dedi. YENİ KAYITLI TELEFON HAT İDDİASI Burak Oğuz, Amerika ziyaretlerine ilişkin açıklama yaptı. Amerika’daki seyahatte yoğun olarak gezdiğini, dolaştığını, alış-veriş yaptığını ve telefon aldığını anlatan Oğuz, savcılık iddianamesinde yer alan Hüseyin Deniz Şafak isimli kişiyle aynı uçakta dönmesi ve sıralı koltuklarda oturması ile ilgili de konuştu. Oğuz, “sadece kendisinin arandığı telefon hattını kullanan Hüseyin Çakıroğlu isimli kişinin tespit edilmesiyle ilgili “biz Amerika’ya iş seyahati için gittik. Beni Hüseyin Çakıroğlu ile tanıştıran Hüseyin Deniz Şafak’tır. Kendisi ihracat yapan biriydi. Amerika’ya gittiğimizde Hüseyin Çakıroğlu’nun Fetullah Gülen’i ziyaret ettiğini anladım. Bunu dönerken konuşmalarından hissettim. Fetullah Gülen’e gitmiş olabilir. Ben gitmedim. 2010 yılında referandum sürecinde FETÖ referanduma “evet” demişti. Ben “hayır” oyu kullandım. Zaten o zaman koptuk. Ayrıca benim üzerime kayıtlı telefon hattının Hüseyin Çakıroğlu’nda çıkmasıyla ilgili ayrıntıyı görünce şok oldum” dedi.

"İNSANİ DUYGULARLA BAĞIŞ YAPTIM"

Burak Oğuz, HTS kayıtlarında yer alan mahrem imamlar ve onlara ilişkin görüşmelerle ilgili ayrıntılı bilgi verirken Kimse Yok mu Derneği’ne mesaj bağışı yapması konusunda ise “tamamen insani duygularla yaptım” ifadesini kullandı.

"CHP’LİYİM, ÖLÜNCEYE KADAR CHP’Lİ KALACAĞIM"

Mahkemede Oğuz’a belediye başkanı olduktan sonra FETÖ’cü olduğu, geçmişte FETÖ ile bağlantısı olduğuna ilişkin ise “neden tekzip yayınlamadın ya da dava açmadın” sorusu soruldu. Oğuz, “ilk başta tepki vermedim. İlk andan itibaren hakkımda atılan iftiraları il başkanıma ile danıştım ve beklemeyi tercih ettim. Ben 2009 yılında CHP’ye üye oldum. 2011’de milletvekili aday adayı oldum. En ön saflarda partili kimliğimle yerimi aldım. Yüzlerce makale ve siyasi değerlendirme kaleme aldım. İş adamı kimliğimin yanı sıra siyaset yaptım. Sonrasında siyaset ağır bastı ve belediye başkan adayı oldum. Sonra da seçildim. Devlet ve millet aleyhine iş yapmadım. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın geçmiş yıllarda başbakanken ekonomi yorumculuğu yaparken başarılı yanlarını TV programlarında ifade ettim. Doğruya doğru dedim. Ben CHP’liyim ölünceye kadar CHP’li kalacağım” dedi. Mahkeme tanık ifadeleri ile devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'de: İşte ilk açıklamalar Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir'de: İşte ilk açıklamalar

Ege'nin iki yakasında ilişkiler güçlenecek Ege'nin iki yakasında ilişkiler güçlenecek

İzmir'de FETÖ'den 62 kişiye tutuklama! İzmir'de FETÖ'den 62 kişiye tutuklama!

CHP’Lİ BAKAN’DAN BERGAMA BELEDİYESİ’NDE DİRENEN İŞÇİLER İÇİN AÇIKLAMA CHP’Lİ BAKAN’DAN BERGAMA BELEDİYESİ’NDE DİRENEN İŞÇİLER İÇİN AÇIKLAMA

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
yukarı çık